
İstanbul’da yaşayan ve bir lisede öğretmenlik yapan Marla, hamiledir ve gizemli bir şekilde hayatını kaybeder. New York’ta gazetecilik yapan kardeşi Olivia, kardeşinin ölüm haberini alınca vakit kaybetmeden İstanbul’a gelir. Olivia için bu sadece bir yas ziyareti değil, kardeşinin şüpheli ölümünün ardındaki gerçeği bulma mücadelesidir.
Araştırmaları Olivia'yı İstanbul’un ışıltılı sokaklarından, kadim ve karanlık sırların korunduğu köhne bir köye sürükler. Kardeşinin ölmeden önce girdiği tuhaf ritüeller ve "Magi" olarak adlandırılan büyücülerin izini süren Olivia, kendisini sadece insanların değil, iblislerin ve kadim lanetlerin de dahil olduğu bir kabusun ortasında bulur. Film, izleyiciyi cin temasını Babil mitolojisiyle birleştiren, korku ve gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
Filmin en dikkat çeken yönü, yerli bir yapım olmasına rağmen uluslararası bir oyuncu kadrosuna sahip olmasıdır. Başrolde yer alan Lucie Pohl (Olivia), karakterinin yaşadığı korkuyu ve kararlılığı başarıyla yansıtıyor. Ona, Hollywood’un tanınmış isimlerinden Stephen Baldwin ve Michael Madsen gibi aktörler eşlik ederek filme küresel bir hava katıyor. Yerli tarafta ise Kenan Ece ve Hatice Aslan, gizemli ve tekinsiz karakterleriyle hikayenin karanlık dokusunu güçlendiriyor.
Türk korku sinemasının önemli ismi Hasan Karacadağ’ın yönettiği Magi, yönetmenin önceki "Dabbe" ve "Siccin" serilerinden daha farklı bir sinematografik dille karşımıza çıkıyor. Doğu’nun cin kültürü ile Batı’nın gerilim estetiğini birleştirmeye çalışan yapım, özellikle çekim teknikleri ve ses tasarımlarıyla izleyiciyi germeyi başarıyor. Film, sadece görsel bir korku değil, kökeni binlerce yıl öncesine dayanan bir mitolojik altyapı sunma iddiası taşıyor.
Mitolojik korku hikayelerinden, antik büyü temalarından ve gizemli tarikatların dünyasından hoşlananlar için bu film ilginç bir deneyim olabilir. Eğer Hasan Karacadağ’ın kendine has korku atmosferini seviyor ama bu kez daha uluslararası ve büyük bütçeli bir prodüksiyon görmek istiyorsanız, Magi tam size göre bir platform filmi.
Film, Türk korku sinemasının sınırlarını aşma çabasıyla öne çıkıyor. Babil yazıtları ve kadim büyülerin modern dünya ile nasıl çatıştığını görmek, korku türüne meraklı izleyiciler için farklı bir perspektif sunuyor. Michael Madsen ve Stephen Baldwin gibi isimlerin İstanbul atmosferindeki performansları, yerli sinemada nadir rastlanan bir aksiyon gerilim havası yaratıyor.
Kadim Büyüler ve Lanetler: İnsanlığın unutulmuş tarihindeki karanlık güçlerin uyanışı.
Kardeşlik ve Sadakat: Bir kaybın ardından gerçeği bulma uğruna göze alınan tehlikeler.
Doğu ve Batı Çatışması: Modern rasyonalizmin kadim inanışlar karşısındaki çaresizliği.
Eğer mitolojik altyapılı korku filmleri ilginizi çekiyorsa, Hasan Karacadağ’ın kültleşmiş Dabbe serisine veya Alper Mestçi’nin Siccin filmlerine göz atabilirsiniz. Evrensel anlamda benzer bir "kadim kötülük" temasını işleyen The Exorcist (Aziz) veya Constantine gibi yapımlar da bu filmle benzer bir tonda ilerleyen gerilim filmleri arasındadır.
Film, çekimleri için Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da geniş hazırlık süreçlerinden geçmiştir.
Yönetmen Hasan Karacadağ, senaryoyu oluştururken Sümer ve Babil mitolojisindeki gerçek metinlerden ve sembollerden yararlandığını belirtmiştir.
Stephen Baldwin ve Michael Madsen gibi Hollywood yıldızlarının yer aldığı ilk büyük ölçekli Türk korku filmidir.
"Magi", kökeni antik dönemlere dayanan, yıldız bilimci veya büyücü anlamına gelen bir kelimedir; filmde de bu kadim bilgeleri ve onların büyü güçlerini temsil eder.
Film, geleneksel "cin" temasını kullanmakla birlikte, daha çok mitolojik canavarlar, kanlı ritüeller ve psikolojik gerilim üzerinden korku yaratmayı hedefler.
Uluslararası bir kadroya sahip olduğu için filmin önemli bir kısmı İngilizce çekilmiştir ancak yerli karakterler ve İstanbul sahneleriyle iki dilli bir yapı sunar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...