
Dram

Yusuf

Selahattin Bey

Muazzez

Haci Ethem

Hilmi Bey

Şakir

-

-

-

-
Kuyucaklı Yusuf, Türk edebiyatının dev ismi Sabahattin Ali’nin aynı adlı ölümsüz eserinden sinemaya uyarlanan, toplumsal gerçekçiliğin en saf örneklerinden biridir. Hikâye, Aydın’ın Kuyucak köyünde ailesi vahşice öldürülen küçük Yusuf’un, olay yerine gelen Kaymakam Selahattin Bey tarafından evlat edinilmesiyle başlar. Kasabaya taşınan Yusuf, burada dış dünyaya kapalı, adaletsiz ve güçlünün zayıfı ezdiği bir düzenle tanışır.
Bu dram filmi, Yusuf’un kasaba hayatına hiçbir zaman tam anlamıyla eklemlenemeyen "yabancı" duruşunu ve Kaymakam’ın kızı Muazzez’e duyduğu imkansız aşkı merkezine alır. Kasabanın eşrafı ve çıkarcı grupları, Yusuf ve Muazzez’in masumiyetini kirletmek için her türlü hileye başvururken; Yusuf, kendi onurunu ve aşkını korumak adına doğanın sertliğine sığınan trajik bir kahramana dönüşür. Kuyucaklı Yusuf, bir adamın yozlaşmış bir topluma karşı verdiği sessiz ama derinden gelen başkaldırının öyküsüdür.
Filmin başrolünde, karakterin o mağrur ve içine kapanık ruhunu ustalıkla yansıtan Talat Bulut yer alıyor. Bulut, Yusuf’un kasaba hayatındaki çaresizliğini ve adaletsizliğe karşı duyduğu o sessiz öfkeyi sadece bakışlarıyla bile seyirciye geçirmeyi başarıyor. Karakterin yabancılaşma duygusunu en doğal haliyle sunan sanatçı, kariyerinin en unutulmaz performanslarından birine imza atıyor.
Muazzez rolünde izlediğimiz Hülya Avşar, masumiyeti ve trajik kaderiyle hikâyenin duygusal yükünü sırtlıyor. Kaymakam Selahattin Bey karakterinde Engin İnal, zaafları ve vicdanı arasında sıkışmış bir devlet adamını başarıyla canlandırıyor. Oyuncu kadrosundaki uyum, bu edebiyat uyarlaması filmi, türünün en başarılı örneklerinden biri haline getiriyor.
Yönetmen Feyzi Tuna, Sabahattin Ali’nin romanındaki o boğucu kasaba atmosferini ve sınıf çatışmasını beyazperdeye taşırken oldukça sadık bir dil kullanmış. Filmin temposu, Yusuf’un içsel dünyasına paralel olarak ağır ama etkileyici bir akışa sahip. Sinematografik açıdan 1985 yılının tekniklerini aşan bir görsellik sunan yapım, özellikle dış çekimlerdeki doğa kullanımıyla hikâyenin epik yönünü güçlendiriyor. Müziklerin ve mekan seçimlerinin başarısı, izleyiciyi 1900’lerin başındaki o tozlu kasaba sokaklarına götürüyor.
Türk edebiyatının başyapıtlarının sinema diline nasıl aktarıldığını merak edenler ve toplumsal gerçekçi hikâyelerden hoşlananlar için bu yerli film mutlak bir tercih olmalıdır. Özellikle güç dengeleri, yozlaşma ve saf aşk temalarını seven izleyiciler, Yusuf’un hikâyesinde kendilerini bulacaklardır. Klasikleşmiş Türk filmleri listesi yapan her sinemaseverin bu esere bir şans vermesi gerekir.
Kuyucaklı Yusuf, sadece bir dönem hikâyesi değil, aynı zamanda evrensel bir adalet ve onur arayışıdır. Filmi benzerlerinden ayıran en güçlü yönü, karakterin toplumla olan uyumsuzluğunu romantize etmeden, tüm çıplaklığıyla ve sertliğiyle yansıtmasıdır. Ayrıca Sabahattin Ali'nin kalemindeki derin hüzün ve toplumsal eleştirinin sinemada bu denli başarıyla vücut bulmuş olması, yapımı izlenmesi gereken bir kült eser haline getiriyor.
Toplumsal Yozlaşma: Küçük yerlerdeki güç odaklarının ve çıkar ilişkilerinin yarattığı baskı.
Yabancılaşma: Bir bireyin içine girdiği topluma ait olamama ve yalnızlaşma süreci.
İmkansız Aşk: Geleneklerin ve kötü niyetli insanların gölgesinde kalan saf duygular.
Onur ve Gurur: Her türlü haksızlığa rağmen eğilmeyen bir karakterin duruşu.
Bu filmin yarattığı atmosferi ve edebiyat tadını sevdiyseniz, yine bir Sabahattin Ali uyarlaması olan Hasan Boğuldu veya kırsaldaki sınıf çatışmalarını işleyen Yılanların Öcü filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca Yılmaz Güney’in Umut filmi de benzer bir toplumsal gerçekçilik ve çaresizlik temasını işler.
Film, Sabahattin Ali’nin 1937 yılında yayımlanan ve Türk edebiyatının ilk büyük toplumsal gerçekçi romanı kabul edilen eserinden uyarlanmıştır.
Çekimler, romanın ruhuna uygun olarak Ege ve Marmara bölgelerindeki tarihi dokusunu korumuş mekanlarda yapılmıştır.
Film, 1985 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde çeşitli ödüllere aday gösterilmiş ve beğeni toplamıştır.
Film, ana olay örgüsü ve karakter gelişimi açısından kitaba oldukça sadık kalmıştır; ancak sinemanın gereği olarak bazı betimlemeler görsel sembollerle desteklenmiştir.
Yusuf, doğanın içinde büyümüş, yapmacıklıktan uzak ve dürüst bir karakterdir. Kasabadaki ikiyüzlü ilişkiler ve güç savaşları onun karakterine tamamen zıttır.
Hikâye, 1900’lerin başında, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerindeki bir Anadolu kasabasında geçmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...