

Mia Allen

David Allen

Eric

Olivia

Natalie

Teenager

Harold

Old Woman

Toothless Redneck

Long-Haired Redneck
Mia adında genç bir kadın, uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak ve rehabilitasyon sürecini tamamlamak için abisi ve üç arkadaşıyla birlikte orman derinliklerindeki ıssız bir kulübeye gider. Mia’nın yaşadığı ağır yoksunluk krizleri, grubun kulübede bulduğu tekinsiz bir kitabı ve beraberindeki uyarıları ciddiye almamasına neden olur. Necronomicon’un (Ölülerin Kitabı) sayfaları bir kez daha aralandığında, ormanın derinliklerinde uyuyan antik bir lanet serbest kalır.
Mia’nın içindeki iblisin uyanmasıyla birlikte, grup üyeleri için geri dönüşü olmayan bir kabus başlar. Başlangıçta Mia’nın saldırgan tavırlarını bağımlılık krizine yoran arkadaşları, doğaüstü olaylar şiddetini artırdıkça birer birer bu karanlık gücün pençesine düşerler. Fede Álvarez’in yönetmenliğinde çekilen bu korku filmi, orijinal hikayeyi çok daha karanlık, ciddi ve fiziksel acının hissedildiği bir boyuta taşıyor. Sağanak yağmurun altında, çamur ve kanın birbirine karıştığı bu gecede, hayatta kalmak için sevdiklerinden vazgeçmek zorunda kalacaklardır.
Jane Levy, Mia karakteriyle kariyerinin en sarsıcı performanslarından birini sergiliyor. Hem yardıma muhtaç bir bağımlıyı hem de intikam dolu bir iblisi aynı inandırıcılıkla canlandırarak izleyiciyi dehşete düşürüyor. Shiloh Fernandez, kardeşi Mia’yı kurtarmaya çalışan ancak çaresizlik içinde kıvranan ağabey David rolünde duygusal bir denge sağlıyor.
Lou Taylor Pucci, meraklı karakteri Eric rolüyle filmin en vahşi sahnelerinin merkezinde yer alırken; Jessica Lucas ve Elizabeth Blackmore, grubun diğer üyeleri olarak gerilimi doruğa taşıyorlar. Oyuncuların fiziksel olarak zorlayıcı sahnelerdeki başarısı, filmin çiğ ve gerçekçi dokusuna büyük katkı sağlıyor.
2013 yapımı bu yeniden çevrim, orijinal serinin kara mizahını bir kenara bırakarak tamamen saf bir dehşete odaklanıyor. Fede Álvarez, dijital efektlerden ziyade pratik efektleri tercih ederek sinema tarihinin en kanlı yapımlarından birine imza atmış. Görsel dil, izleyicide fiziksel bir rahatsızlık yaratacak kadar keskin ve klostrofobik bir atmosfer sunuyor. Ses tasarımı ve kurgu, gerilimin bir an bile düşmesine izin vermeyen bir gerilim filmi yapısını destekliyor.
Grafik şiddet sahnelerine dayanıklı olan, "gore" türünden hoşlanan ve atmosferik korku arayan izleyiciler için bu film bir başyapıt niteliğindedir. Orijinal seriyi seven ancak daha modern ve karanlık bir yaklaşım görmek isteyenlerin yanı sıra, psikolojik sınırları zorlayan bir vahşet anlatısı arayan yetişkin izleyiciler bu yapımı mutlaka izlemeli. Hassas izleyiciler ve kalp rahatsızlığı olanlar için uygun değildir.
Bu film, bir yeniden çevrimin (remake) nasıl yapılması gerektiğine dair harika bir örnektir. Orijinal materyale saygı duruşunda bulunurken kendi özgün ve sarsıcı dilini kurmayı başarıyor. Özellikle final sahnesindeki görsel şölen ve kullanılan 200 bin galondan fazla sahte kan, korku sineması meraklıları için unutulmaz bir deneyim vadediyor. CGI yerine protez makyajların gücünü görmek isteyenler için de eşsiz bir kaynaktır.
Bağımlılık ve Kurtuluş: Mia’nın içindeki iblisin, aslında bağımlılığının ve içsel acılarının fiziksel bir metaforu olması.
Kurban Edilme: Hayatta kalmak için en yakınlarını feda etmenin getirdiği ahlaki çöküş.
Kadim Kötülük: İnsan iradesinin, açıklanamaz ve kontrol edilemez doğaüstü güçler karşısındaki çaresizliği.
Bu filmin yarattığı klostrofobik ve kanlı atmosferi sevdiyseniz, yönetmenin bir diğer başarılı işi olan Nefesini Tut (Don't Breathe) veya modern korkunun zirvelerinden Ayin (Hereditary) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca serinin 2023 yapımı devam halkası olan Evil Dead Rise, benzer bir şiddet dozajını şehir hayatına taşıyor.
Yönetmen Fede Álvarez, filmde neredeyse hiç CGI (bilgisayar tabanlı efekt) kullanılmadığını, her şeyin pratik yollarla çekildiğini belirtmiştir.
Başrol oyuncusu Jane Levy, çekimler sırasında gömülü olduğu sahneler ve yoğun makyaj nedeniyle psikolojik olarak oldukça zorlandığını ifade etmiştir.
Filmin sonunda jenerikten sonra duyulan kısa bir ses kaydı, orijinal serinin yıldızı Bruce Campbell’a (Ash Williams) bir selam niteliğindedir.
Film, zıplatma sahnelerinden (jump scare) ziyade yoğun şiddet, kan ve rahatsız edici görseller üzerinden bir korku atmosferi kurmaktadır.
Bağımlılığı, arkadaşlarının onun ilk baştaki garip davranışlarını iblis ele geçirmesi yerine bir kriz sanmasına yol açarak kötülüğün yayılmasına zaman kazandırır.
Hikaye olarak bağımsız bir yapıdadır ancak aynı evrende (Necronomicon evreni) geçer ve orijinal filmin temel dinamiklerini modern bir dille yeniden anlatır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...