
Koku, rasyonel dünyasında her şeyi kontrol edebileceğine inanan felsefe profesörü İlhan’ın, hayatın kontrol edilemez gerçekleriyle yüzleşmesini konu alıyor. Aile sevgisinden mahrum büyüyen ve bu boşluğu kendi ailesini kurarak doldurmak isteyen İlhan, menopoza girdiğini öğrenince zamanın aleyhine işlediğini fark eder. Sevgilisinden ayrılmış olmasına rağmen anne olma kararlılığından vazgeçmeyen İlhan, öğrencisi Mustafa ile alışılagelmişin dışında, pragmatik bir anlaşma yapar.
Ancak hamilelik süreci beklediği gibi geçmez. Sağlık sorunları ve yalnızlık, onu Mustafa’nın Malatya’daki ailesinin yanına sürükler. Bu yabancı coğrafyada, sağır ve dilsiz olan küçük Zel ile yolları kesişir. Ninesini yeni kaybeden ve onun özlemiyle yanıp tutuşan Zel, İlhan’ın sürdüğü nergis kokulu parfümde kaybettiği ninesinin kokusunu bulur. Bu koku, iki yaralı ruh arasında sessiz ama çok derin bir köprü kurar. İlhan, felsefe kitaplarında bulamadığı sevginin ve bağ kurmanın anlamını, kelimelere ihtiyaç duymayan bu küçük kızdan öğrenecektir.
Filmin başrolünde İlhan karakterine hayat veren Özgün Kaynarpınar, karakterin entelektüel zırhının altındaki kırılganlığı ve anne olma tutkusunu büyük bir ustalıkla sergiliyor. Mustafa rolünde izlediğimiz Uğur Güneş, hem profesörüne karşı duyduğu saygı hem de aile değerleri arasında kalan genç adamı oldukça doğal ve samimi bir performansla canlandırıyor.
Filmin asıl parlayan yıldızı ise sağır ve dilsiz Zel karakterini canlandıran küçük oyuncu. Hiç konuşmadan, sadece bakışları ve İlhan'ın kokusuna verdiği tepkilerle izleyicinin kalbine dokunmayı başarıyor. Kadrodaki usta isimler ise Anadolu’nun misafirperver ve bir o kadar da geleneksel yapısını editoryal bir gerçekçilikle yansıtıyor.
Yasin Çetin ve Barış Gördağ’ın yönetmenliğini üstlendiği Koku, Türk sinemasında alışık olduğumuz dram kalıplarını, koku duyusunun metaforik gücüyle birleştiriyor. Film, akademik dünyanın soğukluğu ile Anadolu’nun sıcak ve samimi atmosferi arasındaki tezatlığı başarıyla kullanıyor. Malatya’nın eşsiz doğası ve nergis çiçeklerinin görselliği, hikâyenin duygusal tonunu yükselten bir fon oluşturuyor. Tempo, karakterlerin içsel dönüşümlerine paralel olarak sakin ama derinlikli ilerliyor.
Aile bağları, anne olma arzusu ve karşılıksız sevgi gibi insani temaları odağına alan yerli dram yapımlarını sevenler için bu film kaçırılmaması gereken bir eser. Eğer bir karakterin değişim sürecini ve sessizliğin içindeki büyük çığlıkları anlatan hikâyeler ilginizi çekiyorsa, bu film sizi derinden etkileyecektir. Duygusal yoğunluğu yüksek ve görsel anlatımı güçlü yapımlardan hoşlanan sinemaseverler için ideal bir tercih.
Film, sevginin sadece kan bağıyla değil, paylaşılan anılar ve hatta bir koku aracılığıyla nasıl inşa edilebileceğini gösteriyor. "Annelik" kavramını biyolojik bir süreçten çıkarıp, bir ruhun başka bir ruha şifa olması şeklinde yeniden tanımlıyor. Modern şehir insanının yalnızlığı ile taşranın kadim şifacılığını bir araya getiren yapısı, izleyiciye kendi hayatındaki bağları sorgulama fırsatı sunuyor.
Koku ve Bellek: Bir kokunun, geçmişle ve sevilenlerle kurduğu kopmaz bağ.
Annelik İçgüdüsü: Kadının varoluşsal bir amaç olarak çocuk sahibi olma arzusu.
Sessiz İletişim: Dilin bittiği yerde sevginin ve dokunuşun konuşmaya başlaması.
Kültürel Çatışma ve Uyum: Şehirli bir entelektüelin taşra hayatındaki içsel keşfi.
Benzer duygusal yoğunluğa sahip ve çocuk-yetişkin ilişkisini merkezine alan Canım Kardeşim gibi klasikleri veya kokuların ve duyuların önemine vurgu yapan Babam ve Oğlum gibi Türk filmleri listesini bu filmi sevenlere önerebiliriz. Ayrıca, dil engelini aşan sevgi bağlarını anlatan uluslararası yapımlardan The Miracle Worker da benzer bir hissiyat uyandırabilir.
Film, Malatya'nın eşsiz doğasında, özellikle nergis çiçeklerinin açtığı dönemlerde çekilerek atmosferin doğallığı korundu.
Senaryo, koku duyusunun insan beynindeki amigdala bölgesiyle (duygular ve hafıza) olan ilişkisinden yola çıkılarak kurgulandı.
Zel karakterini canlandıran oyuncu, rolüne hazırlanırken işaret dili ve işitme engelli bireylerin dünyası üzerine özel bir çalışma yürüttü.
Filmin büyük bir bölümü, hikâyenin ruhuna uygun doğal ve tarihi atmosferi yansıtmak amacıyla Malatya'da çekilmiştir.
Bu bağın temelinde koku vardır; Zel, İlhan'ın parfüm kokusunu kaybettiği ninesinin doğal nergis kokusuyla özdeşleştirir ve ona sığınır.
Film gerçek bir hikâyeden ziyade, evrensel anne olma arzusu ve duyuların insan psikolojisi üzerindeki gerçek etkilerinden ilham alan kurgusal bir dramdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...