

Iris Matilda Henderson

Gilbert Redman

Dr. Hartz

Miss Froy

Charters

Caldicott

Eric Todhunter

'Mrs.' Margaret Todhunter

Baroness Isabel Nisatona
Boris the Hotel Manager
Avrupa'nın hayali bir ülkesinden (Bandrika) Londra’ya doğru hareket eden bir trende, genç ve güzel Iris Henderson, yolculuk sırasında tanıştığı cana yakın yaşlı mürebbiye Bayan Froy ile çay içer. Iris kısa bir uykuya dalar ve uyandığında Bayan Froy'un yerinde yeller esmektedir. Ancak asıl korkutucu olan, trendeki diğer tüm yolcuların böyle bir kadının varlığını reddetmesidir.
Iris, yanındaki müzikolog Gilbert’ın yardımıyla, herkesin "hayal gördüğünü" iddia ettiği bu gizemi çözmeye çalışır. Bir kadının koskoca trende iz bırakmadan nasıl kaybolabileceği sorusu, kısa sürede uluslararası bir komploya ve hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Film, bir tren kompartımanına sığdırılan devasa bir gerilimi konu alan efsanevi bir platform filmi klasiğidir.
Margaret Lockwood, Iris rolünde şaşkınlık ve kararlılık arasındaki o ince çizgiyi başarıyla yansıtıyor. Michael Redgrave ise Gilbert karakteriyle, Hitchcock’un en sevilen erkek kahramanlarından birine hayat veriyor; başlangıçta Iris ile didişen ama sonra ona en büyük desteği veren hafif alaycı tavrıyla filme harika bir enerji katıyor.
Filmin en renkli karakterleri ise kuşkusuz Naichel Wayne ve Basil Radford tarafından canlandırılan Charters ve Caldicott ikilisidir. Sadece bir an önce Londra’daki kriket maçına yetişmek isteyen bu iki İngiliz beyefendisi, trenin ortasında bir suikast olsa dahi istiflerini bozmayan tavırlarıyla sinema tarihinin en ikonik mizah karakterlerinden biri olmuşlardır. Dame May Whitty ise Bayan Froy rolünde, "hiçbir şey göründüğü gibi değildir" imajını zarafetle taşır.
Hitchcock, bu filmde "kapalı alan gerilimi" (locked-room mystery) türünün zirvesine çıkar. Filmin neredeyse tamamı bir tren setinde geçmesine rağmen, yönetmen kamera açıları ve kurgu hızıyla izleyicinin bir an bile sıkılmasına izin vermez. Özellikle camdaki yazı sahnesi ve sahte doktorun manipülasyonları, Hitchcock’un seyirciyi de başkarakterle birlikte şüpheye düşürme becerisinin en iyi örnekleridir.
Gizemli kayboluş hikâyelerini, tren yolculuklarını ve "whodunit" (katil/suçlu kim) tarzı bulmacaları sevenler için bu yapım bir şaheserdir. Hitchcock’un İngiliz mizahı ile gerilimi nasıl harmanladığını merak edenler ve sinema tarihinin en kusursuz senaryolarından birini görmek isteyen izleyiciler bu gerilim filmi örneğini mutlaka izlemelidir. Hem eğlenceli hem de zekice kurgulanmış bir macera arayanlar için idealdir.
The Lady Vanishes, sadece bir gizem filmi değil, aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı öncesi Avrupa’daki gergin siyasi atmosferin bir yansımasıdır. Karakterlerin her biri, dönemin farklı ulusal tiplerini ve vurdumduymazlıklarını temsil eder. Hitchcock’un küçük ipuçlarını (bir çay paketi, bir melodi, bir gözlük) hikâyenin anahtarı haline getirme becerisi, filmi defalarca izlenebilir kılan bir klasik film haline getirmektedir.
Toplumsal Kayıtsızlık: Kendi çıkarları için bir insanın kaybolmasına göz yuman yolcular üzerinden bencillik eleştirilir.
Gerçek ve İllüzyon: Gördüğünden emin olan bir insanın, tüm dünya ona yanıldığını söylediğinde yaşadığı psikolojik baskı işlenir.
Casusluk ve Mesaj: Görünüşte önemsiz bir bilginin (bir melodi gibi) hayati bir devlet sırrına dönüşebileceği vurgulanır.
Eğer tren yolculuklarındaki gizemi sevdiyseniz, Sidney Lumet’in Agatha Christie uyarlaması Murder on the Orient Express (1974) harika bir eşleşme olacaktır. Hitchcock’un dar alandaki gerilim ustalığını başka bir örnekle görmek isterseniz, tek bir teknede geçen Lifeboat (1944) filmi de mutlaka listenizde olmalıdır.
Hitchcock, filmin trende geçtiği hissini vermek için stüdyoda büyük sarsıntı sistemleri ve arka projeksiyon teknikleri kullanmıştır. Film, Ethel Lina White’ın "The Wheel Spins" adlı romanından uyarlanmıştır. Charters ve Caldicott karakterleri o kadar çok sevilmiştir ki, daha sonra başka filmlerde ve radyo oyunlarında kendi başlarına maceralarına devam etmişlerdir. Hitchcock bu filmde de geleneği bozar; Londra Victoria İstasyonu'nda sırtında bir çanta ile sigara içerken görünür.
Evet, 1938 yapımı orijinal film siyah-beyazdır; ancak 1979 ve 2013 yıllarında yeniden çevrimleri de yapılmıştır (fakat hiçbiri Hitchcock versiyonunun etkisine ulaşamamıştır).
Hitchcock, karakterleri derinlemesine tanıtmak ve oteldeki atmosferi kurmak için ilk 20-25 dakikayı daha sakin tutar; ancak tren hareket ettiği andan itibaren tempo bir daha asla düşmez.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...