
Dram

Reinaldo Arenas

Lazaro Gomez Carilles

Bon Bon / Lieutenant Victor

Pepe Malas

Tomas Diego

Juan Abreu

Virgilio Pinera

Jorge Camacho

Margarita Camacho

Herberto Zorilla Ochoa
Karanlıktan Önce, Kübalı yazar ve şair Reinaldo Arenas’ın fırtınalı hayat hikâyesini merkezine alıyor. 1940’larda Küba’nın kırsalında, yoksulluk içinde başlayan bu serüven, Fidel Castro devriminin ilk yıllarındaki umut dolu atmosferden, eşcinsel bir birey ve aykırı bir sanatçı olarak maruz kaldığı ağır baskılara kadar uzanan trajik bir yolculuğu kapsıyor. Arenas için yazmak sadece bir sanat icrası değil, aynı zamanda hayatta kalmanın ve özgürleşmenin tek yoludur.
Film, Arenas’ın eserlerinin yurt dışına kaçırılması, hapis hayatı ve nihayetinde 1980’deki Mariel tekne göçüyle New York’a kaçışını kronolojik ama şiirsel bir dille işler. Ancak sürgün hayatı da beklediği huzuru getirmez; yazar bu kez hastalık ve yalnızlıkla mücadele etmek zorunda kalır. Bir biyografi olmanın ötesinde bu yapım, sansürün ve hoşgörüsüzlüğün gölgesinde bir ruhun nasıl parladığını gösteren sarsıcı bir politik dram örneğidir.
Javier Bardem, Reinaldo Arenas rolünde kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiliyor. Bardem, şairin hem naifliğini hem de sarsılmaz direnç gücünü o kadar içten yansıtıyor ki, bu performansıyla Oscar adaylığı kazanarak uluslararası çapta büyük bir başarıya imza atmıştır. Karakterin gençliğinden ölümüne kadar olan fiziksel ve ruhsal değişimi izleyiciyi derinden etkiliyor.
Filmin kadrosunda dikkat çeken bir diğer isim ise çift rolde karşımıza çıkan Johnny Depp. Depp, hem sert bir cezaevi gardiyanını hem de "Bon Bon" adlı transseksüel bir mahkûmu canlandırarak filme sürreal bir dokunuş katıyor. Ayrıca Sean Penn ve Andrea Di Stefano gibi isimler de küçük ama etkili rollerle Arenas’ın hayatındaki dönüm noktalarına eşlik ediyor.
Ressam ve yönetmen Julian Schnabel’in imzasını taşıyan Karanlıktan Önce, görsel olarak büyüleyici ve duygusal olarak çok katmanlı bir yapım. Schnabel, bir sanatçının hayatını anlatırken belgesel gerçekçiliği ile görsel şiiri harmanlıyor. Filmde kullanılan renk paleti ve kurgu tekniği, Arenas’ın iç dünyasındaki renkleri ve dış dünyadaki gri baskıyı mükemmel bir zıtlıkla sunuyor.
Filmin anlatım dili, izleyiciyi sadece bir yaşam öyküsüne tanık etmiyor, aynı zamanda Arenas’ın dizeleriyle Küba’nın deniz kokusunu ve hapishanelerin kasvetini hissettiriyor. Müzik kullanımı ve edebi metinlerin akışı, senaryoyu sıradan bir hayat hikâyesinden çıkarıp evrensel bir özgürlük çığlığına dönüştürüyor.
Edebiyat tutkunları, biyografik sinema sevenler ve politik sistemlerin birey üzerindeki etkisini merak edenler için bu film bir başyapıttır. Eğer Javier Bardem’in oyunculuk dehasına tanıklık etmek istiyorsanız ve sanatsal derinliği olan bir aile filmi kategorisinden uzak, yetişkinlere yönelik sert bir gerçeklik arıyorsanız, bu yapım tam size göre. Ayrıca insan hakları ve ifade özgürlüğü temalı politik dram eserlerine ilgi duyanlar kaçırmamalıdır.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, susturulmaya çalışılan bir sesin, parmaklıklar ardında bile olsa nasıl yankılanmaya devam ettiğini görmektir. Karanlıktan Önce, bir insanın kimliği ve düşünceleri uğruna neleri feda edebileceğini sarsıcı bir dürüstlükle anlatır. Julian Schnabel’in estetik vizyonu ve Bardem’in devleşen performansı, bu filmi sinema tarihinin en güçlü yazar biyografilerinden biri yapmaktadır.
Özgürlük ve Sansür: Bir sanatçının fikirlerini ve kimliğini ifade etme mücadelesi.
Sürgün ve Aidiyet: Vatanından koparılan bir ruhun yabancı topraklarda kendini bulma çabası.
Sanatın İyileştirici Gücü: En karanlık anlarda bile yazmanın ve yaratmanın verdiği yaşama sevinci.
Eğer bir yazarın baskı altındaki yaşamını konu alan bu yapımı sevdiyseniz, yine bir biyografi olan ve sanatsal ifadeyi işleyen Frida filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca totaliter rejimlerin bireyler üzerindeki etkisini anlatan Başkalarının Hayatı (The Lives of Others) veya sürgün temasını işleyen Neruda, benzer bir entelektüel tat bırakacaktır.
Film, Reinaldo Arenas’ın ölümünden sonra yayımlanan aynı adlı otobiyografik romanından uyarlanmıştır.
Javier Bardem, bu rol için İngilizceyi Küba aksanıyla konuşmayı öğrenmiş ve yazarın gerçek hayatına dair derin araştırmalar yapmıştır.
Yönetmen Julian Schnabel, filmi Arenas’ın anısına bir saygı duruşu olarak nitelendirmiş ve çekim sürecinde şairin gerçek arkadaşlarından destek almıştır.
Evet, film 1990 yılında hayatını kaybeden ünlü Kübalı yazar Reinaldo Arenas'ın anılarına dayanmaktadır.
Arenas, hem eşcinsel kimliği nedeniyle o dönemki Küba rejiminin hedefi olmuş hem de eserlerini yurt dışına izinsiz gönderdiği için "ideolojik sapkınlık" suçlamasıyla hapsedilmiştir.
Yönetmen Schnabel, Depp’in bu iki zıt karakteri canlandırmasını, hayatın ve sistemin içindeki uç noktaları simgelemek amacıyla tercih etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...