

Barnabas Collins

Elizabeth Collins Stoddard

Angelique Bouchard

Dr. Julia Hoffman

Carolyn Stoddard

Victoria Winters / Josette DuPres

David Collins

Willie Loomis

Roger Collins

Mrs. Johnson
18. yüzyılda yaşayan varlıklı Barnabas Collins, bir cadı olan Angelique Bouchard’ın kalbini kırdığı için lanetlenerek bir vampire dönüştürülür ve canlı canlı toprağa gömülür. Tam iki yüz yıl sonra, 1972 yılında kazara serbest kalan Barnabas, artık tanınmayacak kadar değişmiş olan dünyada aile malikanesi Collinwood’a geri döner. Karşılaştığı manzara ise görkemli Collins imparatorluğunun yerini sefalete ve garip sırları olan bir avuç aile üyesine bırakmış olmasıdır.
Barnabas, bir yandan disko ışıkları, televizyonlar ve rock müzik gibi 70'lerin tuhaflıklarıyla baş etmeye çalışırken, diğer yandan Collins ailesini eski ihtişamına kavuşturmaya ant içer. Ancak Barnabas'ın dönüşünden haberdar olan ölümsüz düşmanı Angelique, ona olan saplantılı aşkını ve intikam hırsını henüz bir kenara bırakmamıştır. Film, gotik bir trajediyi absürt bir komediyle harmanlayarak, zamanın ötesinden gelen bir adamın aile bağlarını yeniden kurma mücadelesini anlatıyor.
Johnny Depp, Barnabas Collins rolünde solgun teni, aristokratik tavırları ve modern dünyaya olan yabancılaşmış şaşkınlığıyla filmin mizah yükünü omuzluyor. Depp’in klasik korku sinemasına göz kırpan performansı, karaktere hem karizmatik hem de hüzünlü bir derinlik katıyor. Eva Green ise saplantılı cadı Angelique rolünde adeta parlıyor; tutkusu ve tehlikeli cazibesiyle sinema tarihinin en etkileyici Burton kötü karakterlerinden birine imza atıyor.
Michelle Pfeiffer, ailenin otoriter reisi Elizabeth Collins Stoddard rolünde Collins malikanesinin gururunu temsil ederken; Helena Bonham Carter, alkolik ve eksantrik psikiyatrist Dr. Julia Hoffman rolünde kadronun o kendine has dokusunu tamamlıyor. Genç oyuncu Chloë Grace Moretz ise ergen isyankarlığıyla Barnabas’ın geleneksel dünyasına zıt bir dinamizm getiriyor.
Dark Shadows, aynı adı taşıyan 1960’ların kült pembe dizisinden uyarlandı. Tim Burton, orijinal yapımın ağır havasını alıp kendi sinemasının imzası olan kara mizah ve görsel stil ile yeniden inşa ediyor. Sanat yönetimi, 70’lerin psychedelic renklerini gotik bir şatonun karanlığıyla harmanlayarak editoryal bir görsel şölen sunuyor. Her ne kadar hikâye akışı bazen kaotik bir hal alsa da, filmin yarattığı atmosfer ve karakter etkileşimleri izleyiciyi son ana kadar eğlendirmeyi başarıyor.
Tim Burton ve Johnny Depp ortaklığının o kendine has, biraz tuhaf ve çokça estetik dünyasını sevenler için bu film biçilmiş kaftandır. Eğer vampir filmleri türündeki klişelerden sıkıldıysanız ve daha mizahi, daha renkli bir anlatım arıyorsanız Dark Shadows sizi memnun edecektir. 1970’lerin popüler kültürüne meraklı olanlar ve bir fantastik film içerisinde hem korku hem de komedi unsurlarını bir arada görmeyi seven izleyiciler bu yapımı mutlaka listesine eklemeli.
Film, nostalji duygusunu modern bir sinema diliyle birleştiriyor. Barnabas Collins’in "Lava Lamb" (lav lambası) veya bir asfalt yol ile ilk karşılaşması gibi sahneler, usta işi bir durum komedisi sunuyor. Ayrıca Danny Elfman’ın gotik tınıları ile dönemin Alice Cooper gibi rock efsanelerinin müziklerinin harmanlanması, filmi bir işitsel keyfe dönüştürüyor.
Aile Bağları: Her ne kadar tuhaf olsalar da ailenin insanın tek gerçek hazinesi olduğu fikri.
Kültür Şoku: İki yüzyıl öncesinin değer yargıları ile modern dünyanın yüzeyselliği arasındaki çatışma.
Takıntılı Aşk: Sevginin bir saplantıya dönüştüğünde ne kadar yıkıcı olabileceği.
Lanet ve Kefaret: Geçmişin hatalarının yüzyıllar sonra bile insanın karşısına çıkması.
Bu filmin sunduğu gotik-komedi karışımını sevdiyseniz, bir diğer Burton ve Depp klasiği olan Sleepy Hollow (Hayalet Süvari) daha karanlık bir ton için idealdir. Daha modern ve absürt bir vampir komedisi arıyorsanız What We Do in the Shadows (Aylak Vampirler) harika bir eşleşme olacaktır. Ayrıca ailenin tuhaflıklarına odaklanan The Addams Family, benzer bir editoryal hissiyat uyandıracaktır.
Johnny Depp, çocukluğunda orijinal "Dark Shadows" dizisinin büyük bir hayranıydı ve Barnabas Collins karakterini oynamak onun en büyük hayallerinden biriydi.
Filmde, dizinin orijinal oyuncu kadrosundan bazı isimler balo sahnesinde kısa süreliğine (cameo) görünmektedir.
Barnabas Collins’in makyajı için çekimler boyunca çok özel bir pudra ve protez tırnak sistemi kullanılmış, karakterin "ölü gibi solgun" ama aristokratik görünümü korunmuştur.
Dark Shadows, temelinde gotik bir fantezi ve kara komedidir. İçinde bazı gerilim unsurları barındırsa da, korkutmaktan ziyade karakterlerin durumlarını ve absürt olayları mizahi bir dille anlatmayı hedefler.
Angelique, aslında Barnabas’a olan derin aşkının karşılıksız kalmasıyla yaralanmış bir kadındır; ancak bu acıyı yıkıcı bir güce dönüştürdüğü için filmin ana kötü karakteri (antagonisti) konumundadır.
1972 yılı, orijinal dizinin final yaptığı döneme yakın bir tarihtir ve Tim Burton, o dönemin estetiği ile Victoria döneminden gelen bir vampirin yaratacağı zıtlığı sinematik açıdan çok çarpıcı bulmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...