
Dram, Komedi, Romantik

Layale

Nisrine

Youssef

Rima

Jamale

Rose

Lili

Siham

Christine
Charles
Lübnan'ın güneşli sokaklarında, Beyrut'ta bir güzellik salonu, sadece saçların kesildiği veya ağdaların yapıldığı bir yer değil; kadınların birbirlerine içlerini döktüğü, sırlarını paylaştığı bir sığınaktır. Salonun sahibi Layal, evli bir adamla yaşadığı çıkmaz aşkın pençesinde savrulurken, iş arkadaşları da kendi hayatlarının düğümlerini çözmeye çalışmaktadır. Kimisi toplumun bekâret baskısıyla boğuşmakta, kimisi yaşlanmanın getirdiği yalnızlıktan kaçmakta, kimisi ise kimliğine dair gizli kalmış duyguları keşfetmektedir.
Film, ismini tüy dondurucu bir ağda yöntemi olan şeker, su ve limon karışımı "karamel"den alıyor. Bu karışım gibi hayat da hem tatlı hem de can yakıcıdır. Geleneklerin ve modern hayatın arasında sıkışıp kalmış bu kadınlar, salonun korunaklı duvarları arasında birbirlerine tutunarak ayakta kalmaya çalışırlar. Romantik bir tonda ilerleyen hikâye, büyük siyasi çatışmaların gölgesinde değil, gündelik hayatın küçük ama sarsıcı detaylarında kadın olmanın ne anlama geldiğini sorguluyor.
Filmin hem yönetmenliğini üstlenen hem de başrolünde Layal karakterine hayat veren Nadine Labaki, duru güzelliği ve abartısız oyunculuğuyla filmin ruhunu belirliyor. Labaki, karakterinin yaşadığı suçluluk duygusunu ve imkânsız aşkın verdiği hüzünü seyirciye en doğal haliyle geçirmeyi başarıyor. Salonun diğer çalışanlarını ve müşterilerini canlandıran oyuncular, sanki kamera orada yokmuşçasına doğal bir performans sergileyerek filmi bir platform filmi kalitesinden öteye, gerçek bir yaşam kesitine dönüştürüyorlar.
Özellikle yaşlı Rose karakterine hayat veren Sihame Haddad'ın sessiz dramı ve salonun neşeli ama hüzünlü kadınlarının arasındaki organik bağ, izleyiciyi hikâyeye ortak ediyor. Profesyonel oyuncuların yanı sıra yerel halktan isimlerin de kadroda yer alması, Beyrut'un o kendine has, kaotik ama sıcak atmosferini pekiştiriyor.
Nadine Labaki’nin ilk uzun metrajlı filmi olan Karamel, Ortadoğu sinemasına taze ve kadınsı bir soluk getiriyor. Yönetmen, Lübnan denilince akla gelen savaş ve siyaset imgelerini bir kenara bırakıp, odağına insanı ve duyguları alıyor. Filmin sarı ve altın tonlarındaki sıcak renk paleti, izleyicide nostaljik ve huzurlu bir his uyandırıyor. Müziklerin kullanımı, sahnelerin ritmiyle kusursuz bir uyum içinde. Labaki, toplumsal eleştirilerini göze sokmadan, bir kahve sohbeti samimiyetinde yapmayı başararak filmi evrensel bir başarıya taşıyor.
Kadın dayanışmasına dair dokunaklı ve samimi bir hikâye arayan herkes bu filmi izlemeli. Farklı kültürlerin gündelik yaşam detaylarını merak edenler ve bir aile filmi sıcaklığında ama derinlikli bir dram arayan sinemaseverler için ideal bir seçim. Eğer hayatın içinden, hem güldüren hem de hüzünlendiren naif yapımlardan hoşlanıyorsanız, Karamel size Beyrut'un kokusunu evinizde hissettirecektir.
Karamel, Ortadoğu'da kadın olmanın zorluklarını ajite etmeden, büyük bir zarafetle anlatması bakımından benzersizdir. Şekerin kaynatılarak karamele dönüşmesi gibi, acının da zamanla nasıl tatlı bir bilgeliğe dönüştüğünü gösterir. Film, izleyiciye moral veren, dayanışmanın iyileştirici gücünü hatırlatan ve sinematografisiyle göz kamaştıran bir yapım olması sebebiyle mutlaka izlenmesi gereken klasikler arasındadır.
Kadın Dayanışması: Sosyal statüleri ne olursa olsun kadınların birbirine olan ihtiyacı.
Gelenek ve Modernite: Toplumsal beklentiler ile bireysel özgürlükler arasındaki çatışma.
Yaşlılık ve Güzellik: Zamanın geçişi karşısında estetik ve ruhsal güzellik arayışı.
Yasak Aşk ve Sadakat: Toplumsal ahlak kuralları altında ezilen duygular.
Bu filmin yarattığı samimi atmosferi sevdiyseniz, yine bir güzellik salonunda geçen ve kadın dünyasını işleyen Beauty Shop veya daha politik bir zemin arayanlar için Beş Vakit filmleri ilginizi çekebilir. Ayrıca, farklı kadın hikâyelerinin kesiştiği Almodovar imzalı Annem Hakkında Her Şey (Todo sobre mi madre) veya yine Nadine Labaki'nin bir diğer başarılı yapımı olan Peki Şimdi Nereye? mutlaka izlenmesi gereken benzer yapımlardır.
Nadine Labaki, filmin senaryosunu gerçek gözlemlerine dayanarak yazmış ve çekimlerin hemen ardından Lübnan-İsrail savaşı patlak vermiştir; bu durum filmin o dönemdeki barışçıl ve insancıl tonunu daha da anlamlı kılmıştır. Film, Cannes Film Festivali'nde gösterildiğinde büyük övgü almış ve Lübnan'ın Oscar aday adayı olarak seçilmiştir. Ayrıca filmdeki "karamel" ağdası sahnesi, yönetmenin çocukluk anılarından esinlenerek çekilmiştir.
Filmdeki kadınların tüy dondurucu olarak kullandığı karamel ağda, hayatın hem tatlı (şekerli) hem de yakıcı (sıcak) yönünü simgeleyen bir metafordur.
Film doğrudan siyaseti konu almasa da, Beyrut'taki günlük yaşamın zorlukları, bürokrasi ve toplumsal baskılar üzerinden dolaylı ama güçlü bir sistem eleştirisi sunar.
Orijinal dili Arapça (Lübnan lehçesi) olan film, aynı zamanda Fransızca diyaloglar da barındırarak Beyrut'un kozmopolit yapısını yansıtır
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...