
Bu film, hem yönetmenlik koltuğundaki isimle hem de işlediği sarsıcı konuyla 1995 Oscar Ödülleri'nde En İyi Canlı Aksiyon Kısa Film dalında aday gösterilmiştir.
Film, bir çete tarafından kaçırılan ve sokaklarda kurulan bir "mahalle mahkemesinde" (Kangaroo Court) yargılanan beyaz bir polisin hikâyesini anlatır. Genç bir siyahî adamın ölümünden sorumlu tutulan bu polis memuru, adalet sisteminin işlemediğine inanan bir grup tarafından rehin alınmıştır.
Film, bir bodrum katında geçen gerilim dolu dakikalar boyunca; adaletin ne olduğunu, intikam ile hukuk arasındaki çizgiyi ve toplumsal öfkenin bireyler üzerindeki etkisini sorgular. "Kangaroo Court" (Düzmece Mahkeme) terimi, yasal hiçbir geçerliliği olmayan, sonucun baştan belli olduğu taraflı mahkemeler için kullanılır.
Yönetmen: Sean Astin. Bu film, Astin’in yönetmenlik yeteneğini dünyaya gösterdiği ve Oscar adaylığı getiren en prestijli işidir.
Gregory Hines: Çete lideri ve "yargıç" rolünde muazzam bir karizma sergiler.
Michael Boatman: Polisi savunan "avukat" rolündedir.
Yoğun Atmosfer: Film, tek mekânda geçmesine rağmen izleyiciyi nefes nefese bırakan bir gerilime sahiptir.
Toplumsal Eleştiri: 90'ların başındaki toplumsal gerilimleri ve ırksal adaletsizlik konusunu, bir kısa filmin dar zamanına sığdırılamayacak kadar derinlikli bir şekilde işler.
Sean Astin'in Başarısı: Bir çocuk yıldız (The Goonies) olarak tanınan Astin'in, bu kadar ağır ve politik bir konuyu ustalıkla yönetmesi eleştirmenlerden büyük övgü almıştır.
O yıl bu kategorideki rekabet o kadar yüksekti ki, Kangaroo Court ödülü kazanamadı. Ödülü kazanan yapım, Peter Capaldi'nin yönettiği Franz Kafka's It's a Wonderful Life olmuştu. Ancak Kangaroo Court, işlediği sert konuyla o yılın en çok iz bırakan kısa filmlerinden biri olarak kaldı.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...