
Aile, Dram, Müzik

August Rush

Lyla Novacek

Louis Connelly

Richard Jeffries

Maxwell "Wizard" Wallace

Thomas Novacek

The Dean

Reverend James

Arthur

Nick
Lyla, başarılı bir çellist; Louis ise tutkulu bir rock müzisyenidir. New York’un büyüleyici atmosferinde tanışan bu iki genç, müzikle harmanlanan kısa ama unutulmaz bir aşk yaşarlar. Ancak hayatın getirdiği engeller ve aile baskısı onları birbirinden koparır. Bu aşktan dünyaya gelen Evan ise, ailesinin öldüğü söylenerek bir yetimhaneye bırakılır. Ancak Evan, içinde tarif edilemez bir yetenek taşımaktadır: O, rüzgarın fısıltısında, tarlaların hışırtısında ve şehrin gürültüsünde müziği duyabilmektedir.
Ailesinin kendisini "duyacağına" inanan Evan, müziği bir pusula gibi kullanarak New York’un kalbine doğru kaçar. Sokaklarda tanıştığı gizemli Wizard’ın himayesinde "August Rush" adını alan bu küçük dahi, doğuştan gelen melodilerini tüm dünyaya duyurmak için büyük bir konsere hazırlanır. Film, bir çocuğun mucizevi yeteneği üzerinden umudun, inancın ve sevginin en saf halini notalara dökerek izleyiciyi duygusal bir senfoniye davet ediyor.
Freddie Highmore, Evan (August Rush) rolünde sergilediği masumiyet ve deha karışımı performansıyla filmin kalbi olmayı başarıyor. Müziği keşfettiği anlardaki heyecanı, izleyicide büyük bir hayranlık uyandırıyor. Robin Williams, Wizard karakterinde hem koruyucu hem de çıkarcı, eksantrik bir mentor portresi çizerek filme derinlik katıyor.
Keri Russell (Lyla) ve Jonathan Rhys Meyers (Louis), birbirini arayan aşıkların melankolisini ve müziğe olan tutkularını başarıyla yansıtıyor. Özellikle Rhys Meyers’ın sahne performansları, filmin rock ve klasik müzik arasındaki o eşsiz köprüsünü güçlendiriyor. Yardımcı kadroda Terrence Howard’ın güven veren duruşu, hikâyenin masalsı dokusunu gerçekçi bir zemine oturtuyor.
Kirsten Sheridan’ın yönettiği Kalbini Dinle, mantıktan ziyade kalbe hitap eden modern bir peri masalı niteliğinde. Filmin en güçlü yanı, müziğin sadece bir arka plan öğesi değil, ana karakterlerden biri olarak kurgulanmasıdır. Klasik müzikten rock’a, gospelden sokak ritimlerine kadar uzanan geniş yelpaze, izleyiciye işitsel bir şölen sunuyor. Bazı eleştirmenler hikâyeyi fazla tesadüf odaklı bulsa da, film yarattığı umut dolu atmosfer ve teknik kusursuzluğuyla başarılı yapımlar arasında kendine özel bir kitle edinmiştir.
Müziğin iyileştirici gücüne inanan, aile bağlarını merkezine alan duygusal hikâyelerden hoşlanan herkes bu filmi izlemeli. Eğer müzikal dram türünde, içinde mucizeler barındıran ve "iyi hissettiren" (feel-good) bir yapım arıyorsanız Kalbini Dinle tam size göre. Çocukların hayal dünyasını ve bir dehanın yükselişini konu alan yapımları seven sinemaseverler için de oldukça etkileyici bir seçenek.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, Mark Mancina tarafından bestelenen ve finaldeki o görkemli "August's Rhapsody" ile zirveye ulaşan muazzam müziklerdir. Film, çevremizdeki her sesin bir melodi olabileceğini göstererek bakış açımızı değiştiriyor. İmkansız gibi görünen bir kavuşma hikâyesini, notaların büyüsüyle inandırıcı kılan bu yapım, ruhu dinlendiren ve insana umut aşılayan nadir filmlerden biri.
Müziğin Evrenselliği: Dilin yetmediği yerde müziğin kurduğu ortak bağ.
Arama ve Bulma: Bir çocuğun köklerine duyduğu sarsılmaz inanç.
Deha ve Yaratıcılık: Doğanın ve şehrin seslerini birer enstrümana dönüştürebilme yetisi.
Kader: Birbirine ait olan ruhların eninde sonunda buluşacağına dair sarsılmaz güven.
Bu filmin müzikal dokusunu ve sıcaklığını sevdiyseniz, bir diğer başarı öyküsü olan Whiplash (daha sert olsa da müzik tutkusu açısından) veya bir çocuğun yeteneğini konu alan Billy Elliot ilginizi çekebilir. Benzer bir masalsı anlatım için Finding Neverland (Düşler Ülkesi) veya müzikal bir yolculuk olan Sing Street keyifli seyirler sunacaktır.
Freddie Highmore, filmdeki gitar çalma sahneleri için özel dersler almış ve parmak hareketlerini gerçeğe en yakın şekilde yansıtmak için büyük çaba sarf etmiştir.
Filmin en meşhur sahnesi olan Evan'ın New York sokak seslerini bir orkestra şefi gibi yönettiği sekans, gerçek ses kayıtları ve ritmik kurguyla aylar süren bir çalışmanın ürünüdür.
Filmin orijinal şarkılarından biri olan "Raise It Up", 80. Akademi Ödülleri'nde En İyi Özgün Şarkı dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.
Wizard karakteri, Evan'ın yeteneğini ticari bir markaya dönüştürmek istediği için bir kamyonun üzerindeki ilandan esinlenerek ona "August Rush" sahne adını takmıştır.
Freddie Highmore çekimler için temel eğitim almış olsa da, profesyonel sahnelerde usta müzisyenlerin el hareketleri ve dublörler kullanılmış, ancak oyuncunun senkronizasyonu mükemmel bir şekilde sağlanmıştır.
Hayır, film Paul Castro ve Nick Castle tarafından yazılmış orijinal bir senaryoya dayanmaktadır. Ancak başarısının ardından hikâyeleştirilmiş farklı versiyonları yayımlanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...