Kadınlar Kulübü, fedakarlık ve hayatta kalma temalarını merkezine alan, adrenalin dozu yüksek bir aksiyon öyküsü sunuyor. Rebecca, geçmişte dövüş dünyasının tozunu yutmuş, ancak şiddet dolu bu hayatı geride bırakarak kendine yeni bir yol çizmeye karar vermiş eski bir savaşçıdır. Sakin bir hayat sürmeye çalışırken, kız kardeşinin sadist ve yasa dışı dövüş kulüplerinin pençesine düştüğünü öğrenir. Kız kardeşinin hem can güvenliği tehlikededir hem de bu karanlık dünyadan çıkabilmesi için ciddi bir meblağa ihtiyacı vardır.
Rebecca, kardeşine yardım etmek ve onu sömüren suç şebekesini içeriden yıkmak için tövbe ettiği eldivenlerini tekrar giymek zorunda kalır. Ancak bu kez rakibi sadece ringdeki dövüşçüler değil, aynı zamanda bu kirli çarkı döndüren yeraltı dünyasının baronlarıdır. Rebecca’nın geri dönüşü, yeraltı dünyasında büyük bir yankı uyandırırken, her dövüş onun için bir ölüm kalım savaşına dönüşür. Film, bir kadının sevdikleri uğruna fiziksel ve ruhsal sınırlarını ne kadar zorlayabileceğini etkileyici bir dövüş koreografisi eşliğinde anlatıyor.
Filmin başrolünde, gerçek hayatta da usta bir dövüş sanatçısı olan Amy Johnston yer alıyor. Johnston, Rebecca karakterine sadece oyunculuk yeteneğiyle değil, aynı zamanda dublör kullanmasına gerek bırakmayan fiziksel gücüyle de hayat veriyor. Sahnelerdeki çevikliği ve sertliği, filmin aksiyon kalitesini üst seviyeye taşıyor.
Kadroda Rebecca’nın babası ve akıl hocası rolünde aksiyon sinemasının efsane ismi Dolph Lundgren’i görüyoruz. Lundgren, tecrübeli bir dövüşçü portresi çizerek hikâyeye dramatik bir ağırlık katıyor. Sean Faris, Cortney Palm ve Rey Goyos gibi isimler ise yeraltı dünyasının farklı yüzlerini ve Rebecca’nın bu zorlu yolculuğundaki dost-düşman dengesini başarıyla yansıtıyorlar. Oyuncu kadrosu, türün gerektirdiği sertliği izleyiciye doğrudan geçirmeyi başarıyor.
Yönetmen Miguel A. Ferrer, Kadınlar Kulübü (Female Fight Squad) ile safkan bir dövüş filmi atmosferi yaratmış. Film, sadece yumrukların havada uçuştuğu sahnelerden ibaret değil; Rebecca’nın içsel hesaplaşmaları ve kardeşlik bağı üzerinden kurulan duygusal bir temele de sahip. Dövüş sahnelerinin çekim tarzı, izleyiciyi ringin tam ortasındaymış gibi hissettiren çiğ ve gerçekçi bir dokuya sahip. Senaryo, klasik bir kurtarma hikâyesini modern ve sert bir aksiyon diliyle harmanlayarak izleyiciyi diri tutmayı başarıyor.
Özellikle "Mixed Martial Arts" (Karma Dövüş Sanatları) meraklıları ve güçlü kadın kahramanların başrolde olduğu yapımları sevenler için bu film biçilmiş kaftan. Eğer dövüş koreografileri önceliğinizse ve sevdikleri için her şeyi göze alan bir karakterin hikâyesi ilginizi çekiyorsa, Kadınlar Kulübü listene eklemen gereken bir yapım. Sert aksiyon sahneleriyle dolu bir hafta sonu sineması arayanlar için oldukça doyurucu bir tercih olacaktır.
Çünkü bu film, Amy Johnston gibi yetenekli bir dövüş sanatçısının performansını izleme fırsatı sunarken, Dolph Lundgren’in varlığıyla aksiyon sinemasına bir saygı duruşunda bulunuyor. Klasik yeraltı dünyası temasını, bir kadının direnci ve kız kardeşine duyduğu sevgi üzerinden yeniden yorumlaması, filmi sadece bir dövüş filmi olmaktan çıkarıp bir dayanıklılık öyküsüne dönüştürüyor. Ringdeki mücadelenin gerçekçiliği ve yükselen gerilim seviyesi, türün meraklılarını fazlasıyla tatmin edecektir.
Aile ve Sadakat: Bir kız kardeşi kurtarmak için her şeyi feda etme arzusu.
Geçmişle Hesaplaşma: Terk edilen şiddet dünyasına zorunlu dönüşün yarattığı çatışma.
Kadın Gücü: Fiziksel ve zihinsel sınırları zorlayan bir kadın savaşçının portresi.
Yozlaşmış Sistem: Yeraltı dövüşlerinin ardındaki kirli ekonomi ve sadizm.
Eğer Rebecca’nın hikâyesini sevdiyseniz, bir babanın kızını kurtarmak için her şeyi göze aldığı Taken (6 Gün) veya yine kadın dövüşçülerin mücadelesini konu alan Million Dollar Baby (Milyonluk Bebek) ve Bruised (İncinmiş) gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Ayrıca Never Back Down (Asla Pes Etme) serisi de dövüş disiplini açısından benzer bir enerji taşıyor.
Başrol oyuncusu Amy Johnston, sinema kariyerine başlamadan önce "Spider-Man" ve "Captain America" gibi büyük Marvel yapımlarında dublörlük yapmış bir profesyoneldir. Bu deneyimi, filmin dövüş sahnelerindeki gerçekçiliğin en büyük kaynağı olmuştur. Film, sınırlı bir bütçeyle çekilmesine rağmen özellikle ring sahnelerindeki ışık ve ses kullanımıyla büyük bütçeli aksiyon filmlerini aratmayacak bir teknik başarı sergiliyor.
Amy Johnston kendisi usta bir dövüş sanatçısı olduğu için sahnelerin neredeyse tamamında dublör kullanmadan kendi dövüş performansını sergilemiştir.
Evet, yeraltı dövüş dünyasını anlattığı için filmde sert vuruşlar, kanlı sahneler ve dövüş sporlarının doğasında olan fiziksel şiddet unsurları yer almaktadır.
Lundgren daha çok bir mentor ve baba figürü olarak ön planda olsa da, onun varlığı ve tecrübesi aksiyon sahnelerinin dramatik yapısını güçlendiriyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...