
Belgesel
2014 yılında tüm dünya, Amerikalı gazeteci James "Jim" Foley’nin trajik infaz haberiyle sarsıldı. Ancak bu yapım, sadece Jim’in hayatının son anlarına odaklanmak yerine, onu o tehlikeli coğrafyalara sürükleyen tutkusunu ve mesleğine olan inancını merkeze alıyor. Jim: The James Foley Story, ailesinin, arkadaşlarının ve onunla birlikte esir tutulan diğer gazetecilerin anlatımlarıyla Jim’in çocukluğundan savaş muhabirliğine uzanan yolculuğunu kronolojik bir derinlikle işliyor.
Belgesel, Jim’in Libya'da ilk kez esir düşmesinden Suriye'de kaçırıldığı güne kadar yaşadığı deneyimleri, çektiği eşsiz görüntüleri ve mektupları kullanarak izleyiciye ulaştırıyor. Jim’in neden dünyanın en tehlikeli çatışma bölgelerine gitmeyi seçtiği sorusuna yanıt ararken, modern haberciliğin bedellerini ve insan ruhunun en karanlık yerlerde bile nasıl umut bulabildiğini gözler önüne seren bu biyografi çalışması, izleyicide derin bir iz bırakıyor.
Bu yapım bir belgesel olduğu için kurgusal oyuncular yerine gerçek kişilerin tanıklıklarına dayanıyor. Jim’in annesi Diane Foley ve babası John Foley, çocuklarının mirasını korumak için verdikleri mücadeleyi büyük bir metanetle anlatıyorlar. Ayrıca Jim ile aynı hücreyi paylaşan ve hayatta kalmayı başaran gazeteci arkadaşları, esaret altındaki günleri ve Jim’in oradaki moral kaynağı oluşunu ilk ağızdan aktarıyorlar.
Yönetmen Brian Oakes, James Foley’nin çocukluk arkadaşı olmasının verdiği avantajla, anlatıya profesyonel bir mesafenin ötesinde, samimi ve duygusal bir derinlik katıyor. Anlatıcıların içtenliği, filmi sadece bir haber dosyası olmaktan çıkarıp, çok sevilen bir adamın hayatına tutulan bir ışığa dönüştürüyor.
Brian Oakes’un yönettiği bu yapım, 2016 Sundance Film Festivali’nde İzleyici Ödülü alarak kalitesini kanıtlamış bir eserdir. Film, sadece bir gazetecinin portresini çizmekle kalmıyor; aynı zamanda ABD hükümetinin esir alınan vatandaşları konusundaki politikalarını ve ailelerin yaşadığı bürokratik çaresizliği de cesurca eleştiriyor. Sting tarafından film için bestelenen "The Empty Chair" şarkısı, yapımın hüzünlü atmosferini ve boş kalan sandalyelerin ağırlığını hissedilir kılıyor.
Gazetecilik etiği, savaş muhabirliği ve insan hakları konularına ilgi duyan herkes bu belgeseli izlemeli. Gerçek olaylara dayanan, ajitasyondan uzak ama son derece sarsıcı bir belgesel film arayanlar için Jim: The James Foley Story doğru bir tercih olacaktır. Ayrıca modern tarihin en karanlık dönemlerinden birine tanıklık etmek isteyenler için bu platform filmi, eğitici ve düşündürücü bir perspektif sunuyor.
Film, James Foley’yi sadece bir kurban olarak değil; bir oğul, bir dost ve işine aşık bir profesyonel olarak tanımamızı sağlıyor. Haberlerin arkasındaki insan hikâyesini görmek ve dünyanın görmezden gelmeyi seçtiği yerlerde nelerin yaşandığını anlamak için bu yapım bir zorunluluktur. Cesaretin fiziksel bir güç değil, bir vicdan meselesi olduğunu anlatan bu belgesel, izleyiciyi kendi değerlerini sorgulamaya itiyor.
Mesleki Tutku: Gerçeği duyurmak uğruna alınan büyük riskler ve adanmışlık.
Esaret ve Dayanışma: En zor şartlarda bile insan onurunu koruma ve birbirine destek olma.
Aile ve Kayıp: Bir evladın kaybıyla başa çıkma süreci ve adalet arayışı.
Siyaset ve Sorumluluk: Devletlerin rehin alınan vatandaşlarına karşı tutumları ve etik tartışmalar.
Eğer savaş muhabirlerinin hayatı ve karşılaştıkları tehlikeler ilginizi çekiyorsa, Marie Colvin’in hayatını anlatan A Private War filmini izleyebilirsiniz. Benzer bir biyografik belgesel tadı için City of Ghosts veya gazetecilik üzerine sarsıcı bir hikâye sunan The Insurgent (Hondros) belgeseli de listenizde yer alabilir.
Belgeselin yönetmeni Brian Oakes, James Foley ile birlikte büyümüştür ve onun en yakın çocukluk arkadaşlarından biridir.
Filmde Jim'in ailesine yazdığı ve bir hücre arkadaşı tarafından ezberlenerek dışarı çıkarılan "zihinsel mektup", belgeselin en duygusal anlarından birini oluşturur.
Yapım, Jim’in ölümünden sonra ailesi tarafından kurulan "James W. Foley Legacy Foundation"ın çalışmalarına da dikkat çekmektedir.
James Foley, 22 Kasım 2012 tarihinde Suriye'nin kuzeybatısında, Türkiye sınırına yakın bir bölgede görev yaparken silahlı gruplar tarafından kaçırılmıştır.
Hayır, yönetmen Brian Oakes etik bir duruş sergileyerek James Foley’nin infaz görüntülerine filmde yer vermemiş; bunun yerine onun yaşamına ve ideallerine odaklanmıştır.
Sting tarafından film için özel olarak bestelenen bu şarkı, James Foley’nin ailesinin onun için her zaman bir sandalyeyi boş bırakmasını ve her zaman döneceğine dair umutlarını simgeler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...