
The Good Dinosaur, hepimizin bildiği o büyük felaketin hiç gerçekleşmediği alternatif bir dünyada geçiyor. Dünyaya çarpması beklenen dev göktaşı gezegenimizi teğet geçseydi ne olurdu? Pixar, bu büyüleyici animasyonda dinozorların yok olmadığı, aksine gelişmeye devam ettiği bir evrenin kapılarını aralıyor. Film, devasa yaratıkların hüküm sürdüğü bu vahşi ama büyüleyici doğada bizi eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor.
Hikayenin merkezinde, kendi gölgesinden bile korkan genç ve hassas Apatosaurus Arlo yer alıyor. Yaşadığı talihsiz bir olay sonucu ailesinden uzak düşen The Good Dinosaur kahramanı Arlo, eve dönüş yolunu bulmaya çalışırken "Spot" adında vahşi bir insan yavrusuyla karşılaşır. Bu ikili arasındaki bağ, kelimelere ihtiyaç duymadan gelişen, fedakarlık ve güven üzerine kurulu unutulmaz bir dostluğa dönüşüyor.
The Good Dinosaur, sadece bir macera filmi değil, aynı zamanda içsel bir keşif yolculuğu. Arlo'nun doğanın sert koşullarıyla mücadelesi aslında kendi korkularıyla olan savaşıdır. Film boyunca kahramanımızın bir "korkak"tan "cesur bir dosta" dönüşümüne tanıklık ediyoruz. Görsel kalitesiyle izleyiciyi büyüleyen yapım, doğanın hem ne kadar acımasız hem de ne kadar muazzam olabileceğini her sahnede hissettiriyor.
Animasyon teknolojisinin sınırlarını zorlayan The Good Dinosaur, özellikle doğa manzaraları, su efektleri ve ışıklandırmalarıyla adeta bir tabloyu andırıyor. Aile bağları, kayıplar ve hayatta kalma temalarını ustalıkla işleyen film, hem küçük izleyicilere cesaret aşılıyor hem de yetişkinlere dostluğun gücünü hatırlatıyor. Eğer kalbinize dokunacak ve gözlerinizi ekrandan alamayacağınız bir macera arıyorsanız, bu film tam size göre.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...