
Hayali Uçan Makineler (Imaginary Flying Machines), usta yönetmen Hayao Miyazaki’nin gökyüzüne olan bitmek bilmeyen tutkusunu, teknik detaylarla ve çocuksu bir merakla harmanladığı eşsiz bir kısa metrajlı yapımdır. Filmin anlatıcısı, Kırmızı Kanatlar filminden aşina olduğumuz insansı bir domuz karakteridir. Bu sempatik pilot, bizi 19. yüzyılın sonlarından itibaren hayal edilmiş, ancak çoğu zaman fizik kurallarına meydan okuyan devasa ve tuhaf uçan makinelerin dünyasına götürür.
Film, Leonardo da Vinci'nin çizimlerinden sanayi devriminin buharlı devlerine kadar, insanın yerçekiminden kurtulma çabasını bir belgesel tadında ama tamamen fantastik bir dille işler. Gökyüzünde süzülen çok kanatlı devasa yapılar, çırpınan kanatlar ve karmaşık dişli düzenekleri, Miyazaki’nin hayal gücüyle yeniden hayat bulur. Bu kısa yolculuk, sadece mekanik bir tarih anlatısı değil, aynı zamanda insanın imkansızı başarma arzusuna yazılmış bir görsel şiirdir.
Filmin merkezindeki "domuz pilot" karakteri, Miyazaki’nin bizzat kendisini ve uçuşa olan obsesif tutkusunu temsil eden bir alter egodur. Karakterin seslendirmesindeki mizahi ve bilge ton, teknik bilgileri izleyiciye sıkıcı olmayan, masalsı bir havada aktarılmasını sağlar.
Miyazaki, bu yapımda klasik anlamda karakterler arası çatışmalardan ziyade, makineleri birer "oyuncu" olarak kullanır. Uçan her makine, kendine has sesi, dumanı ve hareket tarzıyla bir kişiliğe sahiptir. Studio Ghibli’nin usta animatörleri, bu metal yığınlarına adeta birer ruh üfleyerek, onları izleyicinin hayranlıkla takip edeceği canlı varlıklara dönüştürmüştür.
Sadece 6 dakika süren bu özel yapım, Miyazaki’nin teknik çizim yeteneğinin ve mühendislik merakının en saf dışavurumudur. Bilgisayar destekli grafiklerin (CGI) el çizimiyle ne kadar uyumlu kullanılabileceğinin ilk örneklerinden birini sunan film, görsel olarak son derece doyurucudur. Müzikler, sahnelerdeki mekanik ritimle uyum sağlayarak izleyiciyi bir mühendisin rüya dünyasına davet eder. Ghibli Müzesi için özel olarak üretilen bu eser, stüdyonun sanatsal titizliğini her karesinde hissettiriyor.
Havacılık tarihine ilgi duyanlar, steampunk (buhar çılgınlığı) estetiğine hayran olanlar ve makinelerin ruhu olduğuna inanan her yaştan sinemasever bu kısa filmi izlemelidir. Eğer anime izle listenizde Miyazaki’nin uçuş felsefesini anlamanıza yardımcı olacak bir anahtar arıyorsanız, bu yapım tam size göre. Çocukların teknik yaratıcılığını besleyecek bir aile filmi arayan ebeveynler için de ufuk açıcı bir tercihtir. Mühendislik ve sanatın kesiştiği noktaları merak edenler bu yapıma bayılacaktır.
Bu filmi izlemek, Miyazaki’nin diğer başyapıtlarındaki (Rüzgârlı Vadi, Gökteki Kale vb.) uçan araçların hangi hayallerden beslendiğini görmek demektir. Yerçekimine karşı verilen o naif ve azimli mücadelenin estetiğini görmek, insana ilham veren bir deneyim sunuyor. Sadece 6 dakikada, insanlık tarihinin en büyük tutkularından birini bu kadar sıcak ve samimi bir dille anlatan başka bir yapım bulmak oldukça zordur.
Uçma Tutkusu: Yerçekiminin sınırlarını zorlayan insanın durdurulamaz keşif arzusu.
Mekanik Estetik: Dişlilerin, pervanelerin ve buhar makinelerinin sanatsal bir dille yüceltilmesi.
Hayal Gücü ve Bilim: Bilimsel gerçeklerle fantastik tasarımların harmanlanması.
Geçmişe Özlem: 19. yüzyılın romantik ve devasa mühendislik projelerine duyulan hayranlık.
Eğer buradaki gökyüzü makinelerini sevdiyseniz, uçuş tutkusunun biyografik ve dramatik zirvesi olan Rüzgâr Yükseliyor filmini mutlaka izlemelisiniz. Daha aksiyon dolu bir uçuş macerası için Kırmızı Kanatlar (Porco Rosso) veya devasa uçan kalelerin olduğu Gökteki Kale (Castle in the Sky) harika birer film izle seçeneği olacaktır. Teknik detaylara ve icatlara meraklıysanız Steamboy da kaliteli bir animasyon film alternatifidir.
Film, Japon havayolu şirketi JAL (Japan Airlines) uçuşlarında ve Ghibli Müzesi’nde gösterilmek üzere hazırlanmıştır.
Anlatıcı olan domuz karakteri, Miyazaki’nin "Zassou Note" isimli manga serisindeki kendi otoportresine dayanmaktadır.
Filmde gösterilen makinelerin çoğu, gerçekte hiçbir zaman uçamamış ama tarihte patent başvurusu yapılmış gerçek tasarımlardan esinlenmiştir.
Daha çok "fantastik bir belgesel" tadındadır. Belirli bir olay örgüsünden ziyade, hayali ve gerçek uçuş makinelerinin bir domuz pilot tarafından tanıtıldığı bir sunumdur.
Karakter tasarımı Porco Rosso’yu andırsa da, burada kullanılan figür daha çok yönetmen Miyazaki’nin kendisini temsil eden genel bir karakterdir.
Miyazaki, çizimlerinde aerodinamik kuralları gözetse de, filmdeki makinelerin çoğu "hayali" makinelerdir ve gerçek dünyada uçmaları pek mümkün değildir; asıl vurgu hayal gücünün sınırsızlığıdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...