
Dram

Giulio Andreotti

Livia Danese

Eugenio Scalfari

Franco Evangelisti

Paolo Cirino Pomicino

Salvo Lima

Don Mario Canciani

Signora Enea

Mino Pecorelli

Aldo Moro
Film, 1990'ların başında, İtalya’nın "Ölümsüz Giulio" lakaplı siyasetçisi Andreotti'nin yedinci kez başbakan seçildiği döneme odaklanır. Ancak bu sadece bir başarı hikâyesi değildir; Andreotti’nin iktidarı, mafya bağlantıları, faili meçhul cinayetler ve yolsuzluk iddialarıyla kuşatılmıştır.
Sorrentino, klasik bir biyografi yerine, Andreotti'yi neredeyse doğaüstü, vampirvari veya tekinsiz bir "yeraltı tanrısı" gibi resmeder. Roma'nın loş sokaklarında gece yürüyüşlerine çıkan, her şeyi bilen ama hiçbir şeye tepki vermeyen bu adamın etrafında; vatikan, mafya ve devlet üçgenindeki kirli pazarlıklar bir opera ihtişamıyla döner. Film, iktidarın yalnızlığını ve bir insanın vicdanını nasıl dondurabileceğini sarsıcı bir dille anlatır.
Toni Servillo (Giulio Andreotti): Sinema tarihinin en ikonik performanslarından birini sergiliyor. Servillo, Andreotti’yi omuzları çökük, elleri bitişik ve neredeyse hiç kıpırdamayan bir heykel gibi canlandırarak karakterin tekinsizliğini zirveye taşıyor.
Anna Bonaiuto (Livia Danese): Andreotti’nin sadık ama mesafeli eşi rolünde, bu sessiz iktidarın ardındaki aile dramını yansıtıyor.
Flavio Bucci (Franco Evangelisti): Andreotti’nin sağ kolu olarak, siyasetin mutfağındaki pragmatizmi temsil ediyor.
Yönetmen Paolo Sorrentino, hızlı kurgu, ağır çekimler ve enerjik bir müzik kullanımıyla politikayı bir "rock yıldızı" kurgusuyla sunar. Sinematografik açıdan, karakterlerin karikatürize edilmiş halleri ile tarihi gerçeklerin sertliği arasındaki denge kusursuzdur. 2010 yılında "En İyi Makyaj" dalında Oscar adaylığı kazanan yapım, sadece teknik başarısıyla değil, sinema diline getirdiği barok ve grotesk yaklaşımla da devrim niteliğindedir.
Politika ve tarih meraklıları (özellikle modern İtalya tarihi).
Görsel yönetmenliği ve sanat yönetimi güçlü "auteur" sineması sevenler.
Güç, yolsuzluk ve etik üzerine kafa yoran sinemaseverler.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, politikanın nasıl bir "tiyatro sahnesi" olduğunu görmektir. Sorrentino, Andreotti'yi bir canavar ya da bir kahraman olarak değil, sistemin bizzat kendisi olarak sunar. Toni Servillo’nun o meşhur "itiraf" monoloğu, iktidarın soğuk yüzünü anlamak isteyenler için sinema tarihinin en güçlü anlarından biridir.
İktidarın Ebediliği: "Ölümsüz" lakabının hakkını veren bir siyasetçinin sistemle özdeşleşmesi.
Sessiz Suç Ortaklığı: Bilmenin ve susmanın yarattığı toplumsal ve bireysel ahlak çöküntüsü.
Yalnızlık: Zirvedeki insanın, kendi gölgesinden bile şüphe duyduğu o izole dünya.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...