
Manhattan'da çok prestijli bir banka, boyacı kılığındaki dört soyguncu tarafından basılır. Soygunun lideri Dalton Russell (Clive Owen), her adımı santim santim hesaplanmış, kusursuz bir planın mimarıdır. İçerideki onlarca rehineye soyguncu kıyafeti giydirerek kimin suçlu kimin kurban olduğunu belirsizleştirir.
Olay yerine gelen dedektif Keith Frazier (Denzel Washington), bu alışılmadık soyguncuyu ikna etmeye çalışırken, aslında işin içinde paradan çok daha değerli bir şeyin olduğunu fark eder. Bankanın sahibi Arthur Case (Christopher Plummer), geçmişindeki karanlık bir sırrın açığa çıkmasından korktuğu için "sorun çözücü" Madeline White’ı (Jodie Foster) devreye sokar. Polis, soyguncu ve gizli güçler arasında geçen bu üçlü satranç partisinde, "mükemmel suç"un tanımı yeniden yapılır.
Film, Hollywood’un en karizmatik ve yetenekli isimlerini bir araya getiriyor:
Denzel Washington (Keith Frazier): Zeki, esprili ama köşeye sıkışmış bir dedektifi, kendine has o ağırbaşlı tarzıyla canlandırıyor.
Clive Owen (Dalton Russell): Filmin büyük bir kısmında maske takmasına rağmen, sadece sesi ve vücut diliyle izleyiciyi etkisi altına alan gizemli suç dehası.
Jodie Foster (Madeline White): Güçlü, soğukkanlı ve her kapıyı açabilen "üst düzey" arabulucu rolünde harika bir performans sergiliyor.
Christopher Plummer: Bankanın, geçmişi kirli ve saygınlığı pamuk ipliğine bağlı sahibi.
Zekice Kurgulanmış Senaryo: Film, geleneksel soygun filmlerinin aksine doğrusal olmayan bir anlatım kullanır. Arada gösterilen sorgu sahneleriyle, soygun sonrasına dair ipuçları vererek merak duygusunu zirvede tutar.
Spike Lee Dokunuşu: Genelde toplumsal mesajlarıyla bilinen Spike Lee, bu ana akım aksiyon filmine bile New York’un çok kültürlü yapısını ve 11 Eylül sonrası atmosferi başarıyla yedirmiştir.
Klişelerin Yıkılması: Filmde ne gereksiz bir çatışma ne de klişe bir kahramanlık hikâyesi var. Her şey entelektüel bir seviyede, strateji üzerinden ilerler.
Final Sahnesi: Tüm taşların yerine oturduğu final, "mükemmel soygun" tanımına yeni bir boyut getirir.
Mükemmel Suç: Hiç kimsenin zarar görmediği ve aslında hiçbir şeyin (görünürde) çalınmadığı bir suç mümkün müdür?
Geçmişin Gölgesi: Yıllar önce işlenen günahların, en büyük servetleri bile nasıl tehdit edebileceği.
Adalet vs. Yasalar: Bazen adaleti sağlamanın yasal yollardan geçmediği üzerine ahlaki bir tartışma.
Filmin giriş ve çıkışında çalan "Chaiyya Chaiyya" şarkısı, bir Hint filmi olan Dil Se'den alınmıştır. Spike Lee'nin bu şarkıyı seçmesi, New York'un kozmopolit yapısına ve filmin o kendine has ritmine muazzam bir enerji katar.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...