

Lee

Joel

Jessie

Sammy

Tony

President

Dave

Bohai

Concierge

American Soldier (Middle East)
Alex Garland’ın yönetmen koltuğunda oturduğu İç Savaş (Civil War), modern toplumların ne kadar kırılgan olabileceğini sarsıcı bir dille gözler önüne seriyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin eyaletlere bölündüğü ve Washington D.C.’deki merkezi hükümete karşı ayaklanmaların başladığı bir distopyada, deneyimli savaş fotoğrafçısı Lee ve ekibi, Beyaz Saray düşmeden önce başkanla son bir röportaj yapabilmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Ancak bu yolculuk, sadece kilometrelerce uzanan yolları değil, aynı zamanda insanlığın nasıl hızla yok olduğunu da kapsar.
Film, bir tarafın haklılığını savunmak yerine, çatışmanın ortasında kalanların yaşadığı dehşeti ve tarafsız kalmaya çalışan gazetecilerin psikolojik çöküşünü odağına alıyor. Dram filmleri ve gerilim türünün en sert örneklerinden biri olan yapım, New York’tan Washington’a uzanan bu cehennem rotasında; kontrol noktalarını, yargısız infazları ve kimin kime neden ateş ettiğinin önemini yitirdiği o kaotik atmosferi izleyiciye soluksuz yaşatıyor. Lee ve genç yardımcısı Jessie üzerinden gelişen hikâye, tanıklık etmenin ve belgelemenin ne denli ağır bir bedeli olduğunu sorguluyor.
Filmin başrolünde, savaşın tüm yükünü bakışlarında taşıyan Lee karakteriyle Kirsten Dunst yer alıyor. Dunst, duygularını bastırmış, gördüğü onca vahşetten sonra ruhu katılaşmış bir fotoğrafçıyı olağanüstü bir soğukkanlılıkla canlandırıyor. Onun zıttı olarak karşımıza çıkan ve Cailee Spaeny tarafından canlandırılan genç Jessie ise, mesleğe duyduğu heyecan ile savaşın travmatik gerçekliği arasında savrulan bir karakter olarak hikâyeye dinamizm katıyor.
İç Savaş oyuncuları arasında Wagner Moura, olaylara tutkuyla ama bir o kadar da pervasızca yaklaşan gazeteci Joel rolünde harika bir performans sergilerken, Stephen McKinley Henderson ekibin bilge sesi Sammy karakteriyle kadroyu tamamlıyor. Filmin en gerilimli sahnelerinden birinde karşımıza çıkan Jesse Plemons ise, belirsiz bir tarafın milisini canlandırdığı kısa ama unutulmaz performansıyla izleyicinin hafızasına kazınıyor.
Yönetmen Alex Garland, bu filmde politik bir manifesto sunmak yerine, savaşın görsel ve işitsel bir anatomisini çıkarıyor. İç Savaş, ideolojilerin ötesine geçerek şiddetin saf doğasına odaklanan, rahatsız edici derecede gerçekçi bir atmosfer yaratıyor. Ses tasarımı ve görüntü yönetimi o kadar etkileyici ki, patlayan her mermi çekirdeği izleyicinin yanında yankılanıyormuş hissi veriyor. Film, alışılagelmiş savaş filmi klişelerinden uzak durarak, olayları bir belgeselci titizliğiyle ve mesafe koymadan anlatmayı başarıyor.
Bu yapım, sadece aksiyon dolu bir savaş senaryosu bekleyenlerden ziyade, toplumsal kırılmaları ve insan psikolojisinin uç noktalarını merak eden izleyiciler için biçilmiş kaftan. Eğer aksiyon filmleri içinde derin bir alt metin ve güçlü bir sinematografi arıyorsanız, İç Savaş size aradığınız derinliği sunacaktır. Aynı zamanda gazetecilik etiği ve çatışma bölgelerinde çalışmanın zorluklarını konu alan yapımlara ilgi duyanlar bu filmi mutlaka listesine eklemeli.
İç Savaş, günümüz dünyasının kutuplaşmış yapısına dair çok ciddi bir uyarı niteliği taşıdığı için izlenmeli. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, savaşı kahramanlık üzerinden değil, sadece hayatta kalmaya çalışan ve gördüklerini dünyaya duyurmak isteyenlerin gözünden anlatmasıdır. Kirsten Dunst’ın kariyerindeki en iyi performanslardan birini sergilediği film, bittiğinde izleyiciyi uzun süre düşündürecek etik sorularla baş başa bırakıyor.
Tanıklık Etme: Bir fotoğraf karesinin gerçekliği yansıtma gücü ve bunun birey üzerindeki yıkımı.
Toplumsal Çözülme: Bir ulusun ortak değerlerini yitirdiğinde nasıl kendi kendini yok edebileceği.
Nesnellik ve Etik: Gazetecinin olaylara müdahale etme ile sadece izleme arasındaki ince çizgisi.
Şiddetin Sıradanlaşması: Ölümün ve yıkımın gündelik hayatın bir parçası haline gelmesi.
Savaşın psikolojik ve gazetecilik boyutunu sevenler için Dan Gilroy imzalı Gece Vurgunu (Nightcrawler) veya gazetecilerin savaş bölgesindeki dramını anlatan A Private War iyi birer seçenek olabilir. Ayrıca toplumun çöküşünü ve kaos ortamını etkileyici bir dille işleyen Son Umut (Children of Men), bu yapımla benzer bir atmosfere sahip benzer filmler arasında yer almaktadır.
Film, A24 stüdyosunun tarihindeki en yüksek bütçeli yapımı olarak kayıtlara geçmiştir.
Alex Garland, filmi çekerken herhangi bir politik tarafı tutmamak için özel bir çaba sarf ettiğini, amacının kutuplaşmanın sonucunu göstermek olduğunu belirtmiştir.
Kirsten Dunst ve Jesse Plemons gerçek hayatta evli olmalarına rağmen, filmdeki o meşhur ve gerilimli sahnede birbirlerine tamamen yabancı birer düşman gibi yaklaşmışlardır.
Filmde "Batı Kuvvetleri" olarak adlandırılan ve Teksas ile Kaliforniya’nın oluşturduğu sıra dışı bir ittifakın merkezi hükümete karşı ayaklanması anlatılıyor.
Film, güncel Amerikan politikasındaki spesifik partilere veya kişilere atıfta bulunmaktan kaçınır; bunun yerine genel bir kutuplaşma ve kaosun yaratacağı yıkımı işler.
Evet, film savaşın gerçekçiliğini yansıtmak adına oldukça sert ve çarpıcı şiddet sahneleri içermektedir; bu nedenle hassas izleyiciler için uyarıcı olabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...