
Belgesel, Animasyon
1969 yılında, The Beatles efsanesinin doruk noktasında olduğu dönemde, Jerry Levitan adlı 14 yaşındaki saplantılı bir hayran, John Lennon’ın Toronto’da kaldığı otel odasına gizlice girmeyi başarır. Yanında küçük bir makara teyp taşıyan Jerry, Lennon’ı ikna ederek onunla 40 dakikalık samimi bir röportaj gerçekleştirir.
Film, bu tarihi ses kaydının beş dakikalık bir bölümünü temel alarak; Lennon’ın barış, savaş, şöhret ve hayat hakkındaki düşüncelerini akıcı, karmaşık ve sürekli dönüşen bir illüstrasyon diliyle ekrana taşır. Lennon’ın sesi dış dünyadan gelen bilge bir fısıltı gibi duyulurken, Josh Raskin’in yönetmenliğindeki animasyonlar bu kelimeleri her karede yeni bir forma sokar. Bu yapım, bir hayranın hayaline kavuşma hikâyesinden ziyade, Lennon’ın zihninin içine yapılan görsel bir yolculuktur.
2008 yılında En İyi Kısa Animasyon Filmi dalında Oscar adaylığı kazanan bu yapım, "kalem ve mürekkep" tarzındaki estetiğiyle dikkat çeker. James Braithwaite’in illüstrasyonları ve Alex Kurina’nın dijital manipülasyonları, Lennon’ın konuşma ritmine kusursuz bir uyum sağlar. Film, geleneksel bir belgesel anlatımını reddederek; kelimelerin, harflerin ve sembollerin havada uçuştuğu psikedelik bir deneyim sunar. Ses kaydındaki doğal hışırtılar ve Lennon’ın o dönemki samimiyeti, animasyonun modern dokusuyla birleşerek zamansız bir eser ortaya çıkarır. Bu yapım, kısa animasyon türünün en başarılı yapımları arasında kabul edilir.
The Beatles ve John Lennon hayranları için bu film paha biçilemez bir arşiv belgesidir. Ancak sadece müzikseverler değil, illüstrasyon ve yaratıcı animasyon tekniklerine ilgi duyanlar, 60’ların barış felsefesini merak edenler de bu 5 dakikalık şaheseri mutlaka izlemeli. Eğer deneysel sinema ve ses-görüntü uyumunun zirve yaptığı yapımlar ilginizi çekiyorsa, I Met the Walrus size büyüleyici bir deneyim sunacaktır.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, John Lennon’ın o dönemki saf ve doğrudan düşüncelerini kendi sesinden duyarken, bu kelimelerin görsel bir sanat eserine dönüşmesine tanıklık etmektir. Film, 14 yaşındaki bir çocuğun cesaretinin, tarihin nasıl bir parçası haline gelebileceğini gösterirken; Lennon’ın "barış" (peace) kavramını sadece bir slogan değil, bir yaşam biçimi olarak nasıl savunduğunu hissettiriyor. Kısa süresine rağmen zihinde bıraktığı iz oldukça derindir.
Barış ve Savaş: Lennon’ın şiddet karşıtı felsefesinin yalın anlatımı.
Bireysel Cesaret: 14 yaşındaki bir çocuğun idolüyle tanışmak için sınırları zorlaması.
Hayal Gücü: Kelimelerin görsele dönüştüğü psikedelik bir anlatım dili.
Şöhretin Doğası: Bir dünya yıldızının, bir hayranıyla kurduğu samimi ve mütevazı bağ.
Bu filmin sunduğu müzikal ve sanatsal dokuyu sevdiyseniz, The Beatles’ın animasyon klasiği olan Yellow Submarine veya yine John Lennon’ın hayatına farklı bir açıdan bakan Nowhere Boy ilginizi çekebilir. Benzer bir röportaj/animasyon tekniği için Waltz with Bashir veya yaratıcı kısa animasyonlar arayanlar için The Dot and the Line keyifli seyirler sunacaktır.
Jerry Levitan, Lennon ile yaptığı bu röportajın ses kaydını tam 38 yıl boyunca saklamış, daha sonra yönetmen Josh Raskin ile paylaşarak bu filmin doğmasını sağlamıştır.
Filmin adı, The Beatles’ın meşhur "I Am the Walrus" şarkısına bir göndermedir.
Animasyon, tamamen ses kaydındaki duraksamalara ve Lennon'ın vurgularına göre senkronize edilmiştir; yani görüntüler sesi değil, ses görüntüleri yönetmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...