
Batı Virginia’nın Huntington kasabası, Amerika’daki opioid krizinin merkez üssü haline gelmiş ve aşırı doz ölümlerinin ulusal ortalamanın on katına çıktığı bir yerdir. Kasaba halkı bu karanlık döngünün içinde kaybolurken, üç kadın durumu tersine çevirmek için ön saflarda yer alır. Belgesel; bir itfaiye şefi, bir yargıç ve bir misyoner kadının, uyuşturucu bağımlılığıyla savaşan insanlara yardım elini uzatma çabalarını konu alıyor. Bu kadınlar sadece mesai doldurmaz, aynı zamanda bir toplumun yok oluşuna karşı barikat kurarlar.
İtfaiye şefi Jan Rader, her gün onlarca aşırı doz vakasına yetişerek insanları hayata döndürürken; Yargıç Patricia Keller, mahkeme salonunu bir ceza evinden ziyade bir rehabilitasyon merkezine dönüştürmeye çalışır. Necia Freeman ise sokaklarda yaşayan bağımlılara yiyecek ve umut dağıtarak onları sistemin içine geri çekmeye uğraşır. Biyografi tadındaki bu anlatım, bağımlılığın sadece bir suç değil, derin bir toplumsal yara olduğunu savunuyor. Heroin(e), trajedinin ortasında bile merhametin nasıl bir güç haline gelebileceğini gösteren etkileyici bir platform filmi olarak karşımıza çıkıyor.
Yönetmen Elaine McMillion Sheldon, kamerasını enkazın üzerine değil, o enkazdan insan çıkaranların üzerine dikiyor. Film, istatistiklerin ötesine geçerek her bir bağımlının arkasındaki insan hikâyesini ve onları hayata bağlamaya çalışanların yaşadığı duygusal yorgunluğu izleyiciye hissettiriyor. Bu kısa belgesel, bir kasabanın hayatta kalma savaşını, üç farklı cepheden gelen kadınların gözünden epik bir dramaya dönüştürüyor.
Bu belgeselin başrollerinde, hayatlarını başkalarına adamış üç gerçek kahraman yer alıyor. İtfaiye Şefi Jan Rader, soğukkanlılığı ve bitmek bilmeyen enerjisiyle kasabanın koruyucu meleği gibi konumlanıyor. Yargıç Patricia Keller, hukuk sisteminin sert yüzü yerine şefkatli ve kararlı duruşuyla bağımlılara ikinci bir şans sunuyor. Necia Freeman ise inancını eyleme dökerek sokaktaki en savunmasız insanlara ulaşıyor.
Filmde yer alan diğer kişiler ise Huntington’ın gerçek sakinleri; yani bağımlılıkla pençeleşen gençler, acılı aileler ve her gün ölümle burun buruna gelen acil müdahale ekipleri. Bu insanların kameraya yansıyan saf duyguları, herhangi bir kurgu yapımın ulaşamayacağı bir gerçeklik seviyesi sunuyor.
Heroin(e), opioid krizi üzerine çekilmiş en dürüst ve umut verici yapımlardan biri olarak kabul ediliyor. Yönetmen, Huntington'ı sadece bir "ölüm kasabası" olarak göstermek yerine, orada filizlenen dayanışma ruhuna odaklanıyor. Görsel dil, Batı Virginia’nın gri atmosferini ve krizin yarattığı yıkımı belgelese de, üç kadının mücadelesi filme sıcak ve parlak bir renk katıyor.
Temposu, bir acil servis hızıyla başlayıp derin bir tefekkürle devam ediyor. 2018 yılında En İyi Kısa Belgesel dalında Oscar adaylığı alan yapım, toplumsal bir krizi bireysel kahramanlıklar üzerinden anlatarak izleyiciyi hem sarsıyor hem de harekete geçmeye teşvik ediyor. Süresinin kısalığına rağmen bıraktığı etki, uzun metrajlı pek çok dramadan daha kalıcıdır.
Sosyal sorumluluk projelerine ilgi duyanlar, bağımlılıkla mücadele süreçlerini merak edenler ve kadın liderlerin toplum üzerindeki etkisini görmek isteyenler için bu film bir zorunluluktur. Eğer gerçek hayatın sert gerçekleriyle yüzleşmekten çekinmiyorsanız ve bir platform filmi olarak hem bilgilendirici hem de duygusal bir yapım arıyorsanız Heroin(e) tam size göre. Toplum bilimciler ve sağlık çalışanları için de vaka analizi niteliğinde bir eserdir.
Bu belgeseli izlemek, dünyanın en büyük modern krizlerinden birine "çözüm odaklı" bir pencereden bakmanızı sağlar. Sadece sorunu anlatmakla kalmıyor, bireylerin fark yarattığı anları kutluyor. Jan, Patricia ve Necia’nın hikâyesi, en karanlık tabloda bile bir ışık yakılabileceğinin kanıtı. İnsan ruhunun direncini ve empati kurmanın bir hayatı nasıl kurtarabileceğini görmek için bu ödüllü yapımı mutlaka izlemelisiniz.
Toplumsal Dayanışma: Bir krizle başa çıkmak için farklı kurumların iş birliği yapması.
Merhametin Gücü: Yargılamak yerine anlamanın ve yardım etmenin iyileştirici etkisi.
Opioid Krizi: İlaç bağımlılığının modern toplumlar üzerindeki yıkıcı etkisi.
Kadın Liderliği: Zorlu ve maskülen ortamlarda kadınların getirdiği şefkatli çözüm yolları.
Opioid krizi üzerine daha geniş bir perspektif arıyorsanız Dopesick dizisi veya The Crime of the Century belgeseli harika birer tamamlayıcıdır. Toplumsal mücadeleyi anlatan benzer bir yapım olarak 13th belgeseli de sistem eleştirisi açısından izlenebilir. Ayrıca Batı Virginia atmosferini yansıtan Hillbilly Elegy de bölgedeki sosyo-ekonomik yapıyı anlamanıza yardımcı olabilir.
Film, yayınlandığı dönemde opioid krizine dair ulusal bilincin artmasında büyük bir rol oynamıştır.
Jan Rader, bu filmdeki çalışmaları ve liderliği sayesinde Time dergisinin "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi" listesine girmiştir.
Yönetmen Elaine McMillion Sheldon, bölgenin yerlisi olduğu için Huntington halkıyla derin bir güven ilişkisi kurarak çekimleri gerçekleştirmiştir.
Ekonomik çöküş, maden ocaklarının kapanması ve ilaç şirketlerinin bölgeye yoğun miktarda ağrı kesici pompalaması, Huntington'ı opioid krizinin merkezine yerleştirmiştir.
Filmin adı, hem bölgeyi esir alan "Heroin" (eroin) maddesine hem de bu maddeyle savaşan kadın "Heroine" (kadın kahraman) kelimesine yapılan zekice bir kelime oyunudur.
Film, bağımlılığı bir ahlak sorunu veya suç olarak değil, tıbbi bir müdahale ve toplumsal destek gerektiren kronik bir hastalık olarak ele almaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...