

Altan Çamlı

Nuri Çamlı

Ayla Çamlı

Nusret

Cevat Çamlı (Altan ve Nuri'nin babası)

Shav Mei

Hemşire

Hilmi (Tolga'nın koruması)

Osman

Fevzi
Altan (Cem Yılmaz), hayatta dikiş tutturamamış, ufak tefek işlerle gemisini yürütmeye çalışan ama hep "voliyi vurma" hayalleri kuran neşeli bir kaybedendir. En büyük hayali ise kendine ait bir bar açmaktır. Abisi Nuri (Mazhar Alanson) ise onun tam zıttıdır; bir ecza deposunda çalışan, düzenli, sıkıcı ve garantici bir hayat süren bir adamdır.
Altan’ın, Nuri’nin çalıştığı depodan gizlice aldığı ilaçları satma planı ve tesadüfen altlarına çektikleri lüks bir otomobille ikili, İstanbul’dan Bodrum’a uzanan kaotik bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk, sadece mafyadan ve polisten kaçtıkları bir macera değil; iki kardeşin yıllardır biriktirdikleri kırgınlıklarla, birbirlerine duydukları ihtiyaçla ve hayatın o acımasız gerçekliğiyle yüzleştikleri bir arınma sürecidir. Altan’ın her şeye rağmen dudaklarından dökülen o meşhur tesellisi ise filmin ruhunu özetler: "Her şey çok güzel olacak..."
Cem Yılmaz’ın İlk Sinema Sınavı: Sahne gösterilerinden beyaz perdeye geçen Cem Yılmaz, Altan karakteriyle sadece güldüren değil, aynı zamanda hüzünlendiren bir performans sergileyerek çok yönlü bir sanatçı olduğunu kanıtlamıştır.
Mazhar Alanson ile Kimya: Mazhar Alanson’un sakin ve hüzünlü oyunculuğu, Cem Yılmaz’ın dinamizmiyle birleşince Türk sinemasının en ikonik kardeş ikililerinden biri doğmuştur.
Ömer Vargı’nın Modern Anlatımı: Film, 90'ların sonundaki Türk sinemasına modern bir bakış açısı getirmiş; çekim teknikleri, müzikleri ve samimi diyaloglarıyla "Yeşilçam" sonrası yeni nesil sinemanın temellerini atmıştır.
Unutulmaz Müzikler: Mazhar Alanson’un filme adını veren bestesi ve film boyunca kulaklarda çınlayan melodiler, hikâyenin melankolik havasını mükemmel bir şekilde tamamlar.
Bir "Kaybedenler" Destanı: Hayata karşı umudunu yitirmeyenlerin, her düştüğünde "her şey çok güzel olacak" diye ayağa kalkanların hikâyesini görmek için.
Dostluk ve Kardeşlik: Birbirinden ne kadar nefret etse de insanın sığınacağı tek limanın yine ailesi olduğunu hissetmek için.
Türk Sinemasının Köşe Taşlarından Biri: Hem güldüren hem ağlatan o eşsiz dengeyi ve 90'lar sonu İstanbul ve Ege atmosferini solumak için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...