
Leyla, hayatını işi ve evi arasında geçiren, duygularını bastırmış, disiplinli bir hemşiredir. Hastanenin mahkum koğuşuna, açlık grevi yapan ve durumu gittikçe ağırlaşan siyasi bir mahkumun getirilmesiyle Leyla’nın o sarsılmaz rutini bozulur. Başlarda sadece görevini yapmaya çalışan Leyla, zamanla bu sessiz ve dirençli adamla arasında açıklanamaz bir bağ hissetmeye başlar.
Dilek Çolak’ın yönettiği film, hastanenin klostrofobik koridorlarında, vicdan ve görev bilinci arasındaki o ince çizgide ilerliyor. Leyla, mahkumun yaşam mücadelesine tanıklık ederken aslında kendi içindeki boşluğu ve toplumun birey üzerindeki baskılarını da keşfeder. Dram filmleri kategorisinde, büyük sözler söylemek yerine atmosferi ve sessizliğiyle konuşan yapım, izleyiciyi ahlaki bir sorgulamanın içine çekiyor.
Filmin başrolünde, Hemşire Leyla karakterine hayat veren Evrim Şentürk yer alıyor. Şentürk, karakterin o donuk görünen ama içten içe fırtınalar kopan ruh halini, minimal bir oyunculukla son derece etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Bakışlarıyla anlattığı hikâye, filmin bel kemiğini oluşturuyor.
Mahkum rolünde izlediğimiz oyuncu ise, fiziksel olarak zorlayıcı olan bu rolün altından başarıyla kalkarak, sessizliğin içindeki direnişi izleyiciye hissettiriyor. Kadroda yer alan diğer hastane personeli ve güvenlik güçleri ise, sistemin soğuk ve bürokratik yüzünü temsil ederek Leyla’nın yalnızlığını pekiştiriyorlar.
Yönetmen Dilek Çolak, ilk uzun metrajlı filminde oldukça cesur ve stilize bir tercih yaparak mekanı neredeyse tamamen hastane ile sınırlandırıyor. Filmin soğuk renk paleti ve hastane seslerinin (cihaz bip sesleri, koridor yankıları) kullanımı, izleyicide bir hapsolmuşluk hissi yaratıyor. Bağımsız sinema ruhunu taşıyan yapım, Türkiye’nin politik geçmişine ve bugününe dair metaforik bir okuma sunarken, asıl odağını bir kadının bireysel uyanışına çeviriyor.
Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı ve toplumsal meselelere kıyısından dokunan yapımları sevenler bu filmi izlemeli. Eğer hastane atmosferinin yarattığı o gerilimli dinginlikten ve "vicdan" temalı hikâyelerden hoşlanıyorsanız, Hemşire sizi etkileyecektir. Yerli film izle seçenekleri arasında daha sakin, düşündürücü ve sanatsal bir tercih arayanlar için ideal bir yapım.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, sistemin bir parçası olan "sıradan" bir insanın, beklenmedik bir durumda nasıl bir dönüşüm geçirebileceğini görmektir. Film, izleyiciye hazır cevaplar sunmak yerine "Siz olsaydınız ne yapardınız?" sorusunu sorduruyor. Ayrıca, Türkiye sinemasında az rastlanan o "steril ama tekinsiz" atmosferi başarıyla kurması açısından da dikkate değer bir eser.
Vicdan ve Merhamet: Profesyonel görevlerin ötesinde, insanın insana olan sorumluluğu.
İzolasyon ve Rutin: Modern hayatın ve iş yaşamının bireyi nasıl mekanikleştirdiği.
Sessiz Direniş: Hem mahkumun açlık grevi hem de Leyla’nın içsel uyanışı üzerinden işlenen başkaldırı.
Otorite ve Birey: Devletin soğuk mekanizmalarının bireysel hayatlar üzerindeki ağırlığı.
Hemşire’nin yarattığı o içe dönük ve gri atmosferi sevdiyseniz, yine bir kadının hayatındaki kırılma noktasını işleyen Tereddüt (Yeşim Ustaoğlu) veya hastane/kurum eleştirisi içeren Topal Şükran'ın Maceraları gibi yapımları izleyebilirsiniz. Ayrıca, vicdan muhasebesini odağa alan Kader de farklı bir tonda olsa da benzer bir ağırlık sunabilir.
Film, dünya prömiyerini önemli festivallerde yapmış ve özellikle başrol oyuncusunun performansı övgü toplamıştır.
Çekimlerin büyük bir kısmı gerçek bir hastane ortamını andıran setlerde, karakterin klostrofobisini artıracak şekilde dar açılarla yapılmıştır.
Dilek Çolak, senaryoyu oluştururken gerçek hayattaki tanıklıklardan ve toplumsal hafızadaki izlerden esinlenmiştir.
Film politik bir zeminde (açlık grevi, mahkumiyet) geçse de, asıl meselesi bu durumun bir bireyin (hemşirenin) vicdanında yarattığı değişimdir; yani daha çok insani ve psikolojik bir dramdır.
Hemşire, karakterin iç dünyasına odaklandığı için oldukça ağır ve ağırbaşlı bir tempoya sahiptir; aksiyon bekleyenlerden ziyade duygu yoğunluğu arayanlara hitap eder.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...