
Dram

Hülya

Faruk

Fikret

Hülya's Mother

Suzan
-

-

-
-
-
Kasabasındaki dar kalıplardan kurtulup daha iyi bir yaşam sürme hayali kuran bir genç kadın, İstanbul’un vaatlerine kanarak yola çıkar. Ancak büyük şehir, onun sandığı gibi altın tepside fırsatlar sunan bir yer değildir. Genç kadının karşısına çıkan engeller ve yanlış yönlendirmeler, onu adım adım kendi değerlerinden uzaklaştırarak geri dönüşü zor bir yola sürükler.
Hikâye, masumiyetin nasıl kaybedildiğini ve paranın, şöhretin ya da statü arzusunun insan ruhunda açtığı yaraları derinlemesine işler. Karakterin ailesiyle yaşadığı kopuş, toplumsal baskılar ve içine düştüğü yozlaşmış çevre, trajik bir sona doğru giden olaylar silsilesini başlatır. Film, bir kadının hayatta kalma çabasının nasıl bir etik çöküşe dönüşebileceğini çarpıcı bir dille anlatır.
Filmin başrolünde yer alan Hülya Avşar, kariyerinin en cesur ve dramatik performanslarından birini sergiliyor. Avşar, karakterin masumiyetten karanlığa geçişini, bakışlarındaki değişim ve vücut diliyle oldukça etkileyici bir şekilde yansıtıyor. Ona eşlik eden Fikret Hakan ise, tecrübesiyle filmin dramatik ağırlığını sırtlayan isimlerden biri oluyor.
Kadroda yer alan yardımcı oyuncular, büyük şehrin acımasız yüzünü temsil eden karakterleri başarıyla canlandırıyor. Özellikle aile fertlerini oynayan oyuncuların sergilediği gelenekçi tavır, başkarakterin yaşadığı yalnızlığı ve çaresizliği daha da belirgin hale getiriyor.
Osman F. Seden’in yönetmenliğini üstlendiği Haram, 1980’li yıllar Türk sinemasının "kadın ve toplum" temalı dramlarının en sert örneklerinden biridir. Seden, toplumsal çürümeyi ve değer yargılarının erozyonunu, bir bireyin hikâyesi üzerinden ustalıkla analiz eder. Filmin dili oldukça realist ve yer yer rahatsız edicidir; ancak bu sertlik, anlatılan hikâyenin etkileyiciliğini ve inandırıcılığını artırır.
Toplumsal gerçekçi sinemadan hoşlanan ve 80’li yılların Türkiye panoramasını merak edenler için bu yapım oldukça değerlidir. Eğer ağır bir dram filmi izlemek ve insanın içsel çatışmalarına tanıklık etmek istiyorsanız, Haram sizin için doğru bir tercih olacaktır. Sinemada melankoli ve trajediyi sevenlerin kaçırmaması gereken bir eserdir.
Haram, sadece bir "düşüş" hikâyesi değil, aynı zamanda dönemin Türkiye’sindeki sınıfsal farklılıkları ve ahlaki ikilemleri sorgulayan bir yapımdır. Hülya Avşar’ın sinemaya adım attığı ilk yıllardaki yeteneğini görmek ve Osman F. Seden gibi usta bir yönetmenin gözünden "büyük şehir canavarını" izlemek için bu film mutlaka seyredilmelidir.
Yozlaşma: Büyük şehir hayatının masum bireyler üzerindeki yıkıcı etkisi.
Kadın ve Toplum: Geleneksel baskıların genç bir kadını yanlış tercihlere itmesi.
Pişmanlık: Yapılan hataların ve kaybedilen onurun yarattığı içsel yıkım.
Bu filmin yarattığı kasvetli ve gerçekçi atmosferi sevdiyseniz, yine bir kadının hayatta kalma savaşını konu alan İffet veya benzer bir dramatik yapıya sahip olan Güneşli Bataklık gibi klasik dram yapımlarına göz atabilirsiniz. Bu filmler de bireyin toplumla olan sancılı ilişkisini başarıyla işler.
Haram, Hülya Avşar’ın sinema dünyasında kalıcı bir yer edinmesini sağlayan projelerin başında gelir. Film, vizyona girdiği dönemde içeriğindeki sert sahneler ve toplumsal eleştirileri nedeniyle oldukça ses getirmiş ve tartışılmıştır. Ayrıca Osman F. Seden’in ustalığını konuşturduğu çekim teknikleri, filmin karanlık atmosferini destekleyen en büyük unsurdur.
Senaryo kurgu olsa da, 1980'li yıllarda Anadolu'dan büyük şehre göç eden ve benzer kaderleri yaşayan birçok genç kadının hikâyesinden izler taşımaktadır.
Bu filmdeki başarılı ve iddialı performansı, Hülya Avşar'ın sadece bir güzellik kraliçesi olmadığını, aynı zamanda yetenekli bir karakter oyuncusu olduğunu kanıtlamıştır.
Filmin büyük bir bölümü, hikâyenin ruhuna uygun olarak İstanbul'un hem lüks hem de varoş semtlerinde, şehrin zıtlıklarını yansıtacak şekilde çekilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...