
Film, senaryo yazmak için ıssız bir av evine giden dört kadının hikayesini merkezine alıyor. Başrollerini Deniz Uğur, Ceyda Ateş, Melike Öcalan ve Didem Balçın’ın paylaştığı Gulyabani, izleyiciyi hem klasik bir korku filminin içine çekiyor hem de beklenmedik anlarda güldürmeyi başarıyor. Karakterlerin korku dolu anlardaki tepkileri, filmi türdeşlerinden ayıran en büyük özelliklerden biri.
Geleneksel Türk mitolojisinden beslenen filmde, sislerin arasından çıkan devasa figür bir kez daha karşımıza çıkıyor. Ancak bu kez Gulyabani, sadece çocukluk korkularımızı tetiklemekle kalmıyor; fantastik unsurları ve gerilimi yüksek sahneleriyle tempoyu hiç düşürmüyor. Hikaye ilerledikçe, karakterlerin sadece efsanelerle değil, kendi içsel korkularıyla da yüzleşmesine şahit oluyoruz.
Filmin en büyük sürprizlerinden biri kuşkusuz usta oyuncular Cüneyt Arkın ve Perihan Savaş’ın kadroda yer alması. Yeşilçam’ın bu dev isimleri, filme hem ağırlık katıyor hem de nostaljik bir hava estiriyor. Mustafa Üstündağ ve Kenan Ece gibi başarılı isimlerin de performanslarıyla desteklediği Gulyabani, oyunculuk kalitesiyle de dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor.
Ormanın tekinsizliği ve av evinin kasvetli yapısı, izleyiciyi filmin ilk dakikasından itibaren içine hapseden bir atmosfer yaratıyor. Senaryo yazma süreci bir hayatta kalma mücadelesine dönüşürken, Gulyabani filmi her sahnede merak unsurunu taze tutmayı başarıyor. Klasik canavar filmi estetiğini modern prodüksiyon imkanlarıyla birleştiren yapım, türün meraklıları için kaçırılmaması gereken bir deneyim sunuyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...