
Film, tesadüfler zinciriyle bir araya gelen bir grup insanın, bir gece yarısı seansında kendilerini karanlık ve açıklanamaz olayların ortasında bulmalarını konu alır. Hikâyenin merkezinde, geçmişinden gelen travmalarla boğuşan ve bu süreçte metafizik dünyayla iletişime geçmeye çalışan bir ana karakter yer alır.
Bir seans sırasında serbest kalan karanlık enerjiler, sadece o odadakileri değil, karakterlerin geçmişteki günahlarını da gün yüzüne çıkarır. Gece Seansı, izleyiciyi "görünenin ardındaki gerçeklik" üzerine düşündürürken, dar bir mekânda geçen sahneleriyle klostrofobik bir gerilim yaratmayı hedefler. Zaman daraldıkça ve "seans" derinleştikçe, karakterlerin hayatta kalma mücadelesi bir vicdan muhasebesine dönüşür.
Filmin kadrosunda Merve Sevi, Fırat Çöloğlu, Sedat Erdiş ve Zeynep Turp gibi isimler yer almaktadır. Merve Sevi, karakterinin yaşadığı korku ve kafa karışıklığını yansıtarak hikâyenin duygusal yükünü taşırken; Fırat Çöloğlu, gerilimin tırmandığı anlardaki dinamik performansıyla dikkat çeker.
Oyuncuların performansı, genellikle bağımsız bir yapımın getirdiği sadelikle şekillenmiştir. Mekânın darlığı, oyuncuların mimik ve tepkilerinin ön plana çıkmasına neden olurken, karakterler arasındaki güven ve şüphe dengesi bu performanslar üzerinden editoryal bir tutarlılıkla işlenir.
Yönetmenliğini Nuri Yıldız’ın üstlendiği film, Türk korku sinemasında sıkça görmeye alıştığımız "cin" temasından ziyade, daha çok gizem ve doğaüstü olaylar silsilesine odaklanmaktadır. Korku filmleri kategorisinde yer alan yapım, büyük prodüksiyonlar yerine atmosfer ve ses tasarımıyla korku unsuru yaratmaya çalışır.
Sinematografik açıdan bakıldığında, filmin büyük bir kısmının gece geçmesi ve loş ışık tercihleri, izleyiciyi tekinsiz bir ruh haline sokar. Senaryo, doğrusal olmayan anlatım tekniklerini kullanarak izleyicinin merak duygusunu diri tutmaya çalışsa da, bazı noktalarda düşük bütçenin getirdiği teknik sınırlamalar hissedilebilir. Yerli film örnekleri içinde, farklı bir anlatım denemesi olarak kabul edilebilir.
Bu film, özellikle bağımsız yerli sinema örneklerine ilgi duyan ve büyük aksiyonlar yerine daha dar alanda geçen, psikolojik ve mistik gerilimlerden hoşlanan izleyiciler için uygundur. "Gece yarısı, bir oda ve bilinmeyen varlıklar" konseptini seven, Türk korku sinemasının farklı türlerini keşfetmek isteyen sinemaseverler Gece Seansı’nı değerlendirebilirler.
Gece Seansı, ana akım korku filmlerinin gürültülü tarzından uzaklaşarak daha sessiz ve derinden gelen bir huzursuzluk vaat ettiği için izlenebilir. Filmin sunduğu mistik atmosfer ve karakterlerin geçmişleriyle olan karanlık bağları, türün meraklıları için farklı bir seyir deneyimi sunar. Yerli korku türünde cin teması dışındaki denemeleri destekleyen izleyiciler için bu yapım ilgi çekici olabilir.
Mistik Enerji ve Seanslar: Görünmeyen dünyayla kurulan iletişimin tehlikeli sonuçları.
Geçmişin Hayaletleri: Sadece doğaüstü varlıkların değil, insanın kendi geçmişindeki hataların da peşini bırakmaması.
Klostrofobi: Dar bir alanda hapsolmanın yarattığı psikolojik gerginlik.
Şüphe ve Güven: Karakterlerin birbirlerine karşı duydukları güvensizliğin hayatta kalma sürecindeki etkisi.
Eğer bir oda içerisinde geçen ve gizemli olayların çözüldüğü gerilimleri seviyorsanız, yerli yapımlardan Ses veya doğaüstü temalı Üç Harfliler serisine göz atabilirsiniz. Ayrıca mistik bir gerilim arayanlar için Magi filmi de benzer bir atmosfer sunabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...