
Dram

Mehmet

Zeynep

Okan

Halit

Ali

Hüseyin

Oğuz

Dr. Burak

Selma

Sibel
Gece 11.45, metropol hayatının kaosu içinde ruhsal bir boşluğa düşmüş üç farklı karakterin, bir gece yarısı İstanbul'un tekinsiz ve hüzünlü atmosferinde yollarının kesişmesini konu alır. Okan, hayata dair umutlarını ve yaratıcılığını yitirmeye başlamış, yeni bir hikâye arayışında olan bir yazardır. Zeynep, geçmişinden gelen hayaletlerden kaçmaya çalışırken aynı zamanda kendi kimliğini bulma mücadelesi veren gizemli bir kadındır. Mehmet ise sokakların tüm sertliğini üzerinde taşıyan, ancak yüreğinde hala naif bir müzik taşıyan bir kağıt toplayıcısıdır.
Saatler tam 23:45’i gösterdiğinde, bu üç yabancının kaderi geri dönülemez bir şekilde birbirine bağlanır. Film, sadece fiziksel bir karşılaşmayı değil, karakterlerin iç dünyalarındaki yıkımları, yalnızlıklarını ve yeniden başlama ihtimallerini de sorgular. Şehrin ışıkları altında gizlenen trajedileri ve umut kırıntılarını siyah-beyaz bir estetikle harmanlayan bu dram filmi, izleyiciye kentsel bir melankoli sunar.
Filmin başrollerini, Türk sinemasının yetenekli isimlerinden Yiğit Özşener, Yelda Reynaud ve ünlü müzisyen Feridun Düzağaç paylaşıyor. Yiğit Özşener, yazar Okan karakterinin içsel huzursuzluğunu ve arayışını oldukça sade ama etkileyici bir biçimde canlandırıyor. Yelda Reynaud, Zeynep rolüyle hikâyeye o dönemki sinemamızda az rastlanan bir "femme fatale" havası katarken, dramatik derinliğiyle de göz dolduruyor.
Feridun Düzağaç ise Mehmet rolünde, profesyonel bir oyuncu olmamasına rağmen son derece samimi ve karakterin ruhuna uygun bir performans sergileyerek şaşırtıyor. Ayrıca yan rollerde Serkan Ercan ve İştar Gökseven gibi deneyimli isimler de hikâyenin inandırıcılığını pekiştiriyor. Oyuncu kadrosu, yerli filmler içerisinde bağımsız sinema ruhunu en iyi yansıtan topluluklardan biridir.
Ercan Durmuş’un yönetmen koltuğunda oturduğu Gece 11.45, 2000’li yılların ortasında Türk sinemasının yenilikçi ve bağımsız arayışlarının bir ürünüdür. Film, özellikle görüntü yönetimi ve yarattığı noir (kara film) atmosferiyle dikkat çeker. İstanbul’un sadece turistik değil, aynı zamanda hüzünlü ve yalnız taraflarını da perdeye taşır. Temposu düşük olsa da, yarattığı duygusal yoğunluk ve karakter odaklı anlatımıyla izleyiciyi içine çekmeyi başarır. Gerilim filmi unsurlarını dramatik bir yapıyla harmanlayan eser, senarist Burak Göral’ın kaleminden çıkan güçlü diyaloglarla desteklenmiştir.
Sakin, atmosferik ve karakterlerin iç dünyasına odaklanan yapımlardan hoşlanan izleyiciler bu filmi kaçırmamalı. Şehir yalnızlığı, tesadüfler ve "kaybedenlerin" hikâyelerine ilgi duyuyorsanız, Gece 11.45 sizin için doğru bir tercih olacaktır. Popüler sinemanın hızından ziyade, bağımsız sinemanın derinliğini ve sanatsal estetiğini arayanlar için de ideal bir yerli film izle deneyimi sunar.
İstanbul’un gece hayatını ve sokaklarını bir karakter gibi kullanan atmosferini solumak için.
Yiğit Özşener ve Feridun Düzağaç’ın kariyerlerindeki bu özel ve farklı performansı görmek için.
Hayatta küçük tesadüflerin nasıl büyük dönüşümlere yol açabileceğini sorgulatan felsefesi için.
Kentsel Yalnızlık: Büyük şehirde yaşayan insanların kalabalıklar içindeki izolasyonu.
Geçmişle Yüzleşme: Karakterlerin geride bırakamadıkları travmalar ve hatalar.
Tesadüfün Gücü: Hayatın akışını değiştiren o kritik zaman dilimleri (23:45).
Yaratıcılık ve Varoluş: Bir sanatçının (yazarın) tıkanmışlığı üzerinden hayatın anlamını sorgulaması.
Eğer kesişen hayatlar ve gece atmosferi ilginizi çekiyorsa, Zeki Demirkubuz’un Yazgı filmini veya uluslararası sinemadan Paul Haggis imzalı Crash (Çarpışma) gibi yapımları inceleyebilirsiniz. Ayrıca atmosfer olarak 11:14 filmiyle de yapısal benzerlikler taşıyan bir dram filmi olduğu söylenebilir.
Filmin senaryosu, tanınmış sinema eleştirmeni Burak Göral tarafından yazılmıştır. Çekimler boyunca İstanbul’un o dönemki dokusu doğal ışık kullanımıyla yakalanmaya çalışılmış, bu da filme belgeselvari bir samimiyet katmıştır. Feridun Düzağaç'ın müzisyen kimliğinin ötesinde bir kağıt toplayıcısını canlandırması, dönemin sinema çevrelerinde cesur ve başarılı bir seçim olarak nitelendirilmiştir.
Düzağaç, filmde ailesini kaybettikten sonra sokaklarda kağıt toplayarak yaşayan ve tesadüfler sonucu diğer iki ana karakterle yolu kesişen Mehmet karakterini canlandırıyor.
Hikâyenin tamamı İstanbul’da, özellikle şehrin gece saatlerindeki ıssız ve atmosferik noktalarında geçmektedir.
Film temel olarak bir dram yapımıdır; ancak yer yer suç ve gerilim unsurlarını barındıran "urban noir" (kentli kara film) tarzına da yakındır.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...