
Hikâye, başkarakterin askerlik vazifesini yaptığı dönemde, yasaklı bir bölgede istemeden dahil olduğu karanlık bir ritüelle başlar. O dönemde kendisine "bulaşan" ve peşini bırakmayan gizemli bir varlık, kahramanımız sivil hayata dönüp kendi ailesini kurduğunda bile gölge gibi onu takip etmeye devam eder. Yıllar geçtikçe unutulduğu sanılan bu olay, ailenin yaşadığı evde açıklanamayan doğaüstü olayların baş göstermesiyle yeniden gün yüzüne çıkar.
Filmin merkezinde, bir babanın geçmişteki hatasının bedelini masum çocuklarının ve eşinin ödemesi yer alıyor. Cinlerin musallat olduğu bir evde, psikolojik sınırlar zorlanırken; "sirayet eden" bu karanlık güçten kurtulmak için başvurulan her yol, aileyi daha büyük bir çıkmaza sürükler. Enasar: Sirayet-i Cin, izleyiciyi askerlik hatıralarının ürpertici sessizliğinden, bir evin klostrofobik dehşetine uzanan sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor.
Filmin kadrosu, karakterlerin yaşadığı derin korkuyu ve çaresizliği beyazperdeye yansıtmak adına samimi performanslar sergileyen isimlerden oluşuyor. Başrol oyuncusu, eski bir asker olmanın getirdiği sert mizaç ile ailesini korumaya çalışan bir babanın duygusal yıkımını başarılı bir şekilde dengeliyor. Çocuk oyuncuların sergilediği doğal korku tepkileri ise filmin editoryal inandırıcılığını artıran en önemli unsurlardan biri.
Yardımcı oyuncu kadrosunda yer alan "hoca" veya "bilge" tiplemeleri, yerli korku sinemasının geleneksel yapısına uygun olarak hikâyeye mistik bir ağırlık katıyor. Oyuncuların rollerine olan bu adanmışlığı, filmi sadece bir görsel şölen olmaktan çıkarıp, izleyicinin empatisini kazanan bir dram haline getiriyor.
Yönetmen, yerli korku türündeki "musallat" temasını, askeri disiplin ve sivil hayat çatışması üzerinden farklı bir bakış açısıyla ele almış. Görsel efektler yerine atmosferik gerilime ve ani korku ögelerine (jump scare) ağırlık verilen yapımda, ses tasarımı izleyiciyi sürekli huzursuz etmek üzerine kurgulanmış. Korku filmi türünün gereklerini yerine getiren yapım, özellikle çekim açıları ve ışık kullanımıyla Anadolu parapsikolojisinin o karanlık havasını izleyiciye hissettiriyor.
Anadolu efsanelerine, cin hikâyelerine ve mistik gerilime ilgi duyan korku severler için bu film ideal bir tercih. Eğer "Siccin" veya "Musallat" gibi, geçmişin gölgelerinin bugünü nasıl kararttığını anlatan yerli film örneklerinden hoşlanıyorsanız, Enasar'ın hikâyesi sizi etkisi altına alacaktır. Ancak, hassas sahneler ve yüksek gerilim dozu nedeniyle psikolojik olarak tetikleyici unsurlardan kaçınanların dikkatli olması önerilir.
Film, izleyiciye "geçmişin hiçbir zaman gerçekten geçmişte kalmadığını" tokat gibi çarpan bir senaryoya sahip. Askerlik gibi disiplinli bir ortamdan gelen bir travmanın, bir "sirayete" dönüşme fikri tür içinde özgün bir yaklaşım sunuyor. 2024 yılının bu dikkat çekici gerilim yapımı, hem kaliteli oyunculukları hem de merak uyandıran gizemiyle sinemada ürpermek isteyenler için güçlü bir alternatif.
Geçmişin Bedeli: Bilmeden yapılan bir hatanın nesiller boyu süren etkisi.
Sirayet ve Bulaşma: Karanlık güçlerin bir virüs gibi insandan insana veya mekandan mekana geçişi.
Aile Bağlarının Sınanması: Dışarıdan gelen bir tehdit karşısında bir arada kalma mücadelesi.
Musallat: Bir hata sonucu hayatları kararan insanların hikâyesini anlatan yerli korku klasiğidir.
Üç Harfliler: Musallat ve gizemli varlıklar temasını işleyen başarılı bir seridir.
Magi: Doğu ve Batı korku unsurlarını harmanlayan, mistik temalı bir yapımdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...