
Dram, Savaş

Julien Quentin

Jean Bonnet

Mrs. Quentin

François Quentin

Father Jean

Father Michel

Joseph

Muller
Boulanger
Sagard
1944 yılının kışında, Nazi işgali altındaki Fransa’da geçen hikâye, Katolik bir yatılı okulda eğitim gören Julien Quentin’in hayatına odaklanır. Julien, okulun disiplinli atmosferinde kendi halinde bir çocukken, sınıfa yeni katılan Jean Bonnet adındaki çekingen ve gizemli çocukla tanışır. Başlangıçta aralarında bir rekabet ve mesafe olsa da, paylaştıkları kitaplar ve müzik tutkusu bu iki çocuğu birbirine yakınlaştırır.
Ancak Julien, çok geçmeden Jean’ın sakladığı büyük sırrı keşfeder: Jean aslında Yahudi’dir ve Gestapo’dan kaçması için okulun pederi tarafından sahte bir kimlikle korunmaktadır. Savaşın dış dünyadaki soğuk nefesi okulun koridorlarına sızmaya başladığında, bu saf dostluk en büyük sınavını verecektir. Film, çocukların dünyasındaki o masum keşif sürecinin, yetişkinlerin yarattığı nefret dolu gerçeklik tarafından nasıl acımasızca bölündüğünü çarpıcı bir dille anlatır.
Filmin başrollerindeki çocuk oyuncular Gaspard Manesse (Julien) ve Raphaël Fejtö (Jean), bir profesyonelden beklenmeyecek kadar duru ve etkileyici performanslar sergiliyor. Julien’in meraklı bakışları ile Jean’ın her an tetikte olan ürkek duruşu arasındaki zıtlık, filmin duygusal temelini oluşturuyor.
Okulun pederi Père Jean rolünde Philippe Morier-Genoud, inancı ile insanlık onuru arasında köprü kuran kararlı duruşuyla hikâyeye derinlik katıyor. Louis Malle, kadrodaki her bir karaktere, işgal altındaki bir toplumun farklı bir yüzünü yansıtan editoryal bir titizlikle yer veriyor. Performanslar o kadar doğal ki, kendinizi 1944 yılının o soğuk ve puslu okul bahçesinde hissediyorsunuz.
Usta yönetmen Louis Malle, kariyerinin en kişisel filmi olan bu yapımda, çocukluk travmalarını sinemanın estetiğiyle harmanlıyor. Filmin temposu, bir çocuğun gündelik okul hayatının rutininde yavaşça ilerlerken, gerilim derinden derine tırmanıyor. 1987 yılında Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanan yapım, tarih filmleri içinde savaşın dehşetini cepheden değil, bir çocuğun vicdanından anlattığı için benzersiz bir yere sahip. Malle’in abartıdan uzak, sade ama vurucu anlatım dili, final sahnesinde izleyiciyi adeta nefessiz bırakıyor.
İnsan doğasının en karanlık dönemlerinde bile yeşerebilen umudu ve dostluğu görmek isteyen herkes bu filmi izlemeli. Eğer dram filmleri kategorisinde gerçek olaylara dayanan ve duygusal dürüstlüğü olan yapımlardan hoşlanıyorsanız, bu film sizin için unutulmaz olacaktır. Savaşın sivil halk ve özellikle çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerini anlamak isteyenler için de sarsıcı bir başvuru kaynağıdır.
Bu film, sadece bir savaş dramı değil; aynı zamanda bir "veda" mektubudur. Louis Malle’in on yıllar boyunca içinde taşıdığı o meşhur bakışın hikâyesini görmek, sinemanın ne kadar güçlü bir yüzleşme aracı olduğunu kanıtlıyor. İzleyiciye dikte etmeden, sadece göstererek hissettiren yapısı, karakterlerin derinliği ve tarihsel doğruluğu filmi izlemek için en büyük nedenlerdir. Masumiyetin sona erdiği o anı sinematografik bir zarafetle izlemek her sinemaseverin tatması gereken bir deneyimdir.
Masumiyetin Kaybı: Çocukluk dünyasının savaşın sert gerçekliğiyle parçalanması.
Yahudi Soykırımı (Holokost): İşgal altındaki bir ülkede saklanmanın ve kimlik mücadelesinin dehşeti.
Dostluk ve Sadakat: Sosyal ve dini farklılıkların ötesinde kurulan insani bağlar.
İhanet ve Vicdan: İnsanların korku karşısında sergilediği ahlaki tercihler.
Savaşın gölgesinde çocuk olmayı anlatan yapımları seviyorsanız, Steven Spielberg imzalı Güneş İmparatorluğu (Empire of the Sun) veya yine bir dostluk öyküsü olan Çizgili Pijamalı Çocuk (The Boy in the Striped Pyjamas) filmlerini listenize ekleyebilirsiniz. Daha yerel ve Fransız perspektifli bir alternatif için ise Koro (Les Choristes) duygusal tınısıyla benzer bir atmosfer sunabilir.
Louis Malle, bu filmi kendi hayatındaki en büyük pişmanlıktan yola çıkarak çekmiştir; filmdeki Julien karakteri aslında bizzat yönetmenin kendisidir. Film, 1988 yılında 7 dalda César Ödülü kazanmış ve Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar’a aday gösterilmiştir. Çekimler sırasında yönetmen, çocuk oyunculara final sahnesinin provasını yaptırmayarak, o andaki gerçek şaşkınlık ve üzüntülerini kameraya yansıtmayı amaçlamıştır.
Evet, Louis Malle 1944 yılında okulunda saklanan Yahudi arkadaşının Gestapo tarafından götürülmesine bizzat tanıklık etmiştir ve bu olay hayatı boyunca peşini bırakmamıştır.
Filmin orijinal adı "Au revoir les enfants"dır ve filmdeki pederin çocuklara veda ederken söylediği o unutulmaz cümleden gelir.
Filmdeki olayların geçtiği okul (Petit Collège d'Avon), Fontainebleau yakınlarında hala mevcuttur ve bu trajedinin anısını yaşatmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...