
Dram, Suç
New York eyaletinin en kuzey ucunda, Kanada sınırına komşu olan karlı ve ıssız bir kasabada geçen hikaye, Noel'e sayılı günler kala hayatı altüst olan Ray Eddy’ye odaklanır. Ray’in kumarbaz kocası, yeni alacakları hazır evin taksit parasını da yanına alarak ortadan kaybolmuştur. İki çocuğuyla birlikte derme çatma bir karavanda hayatta kalmaya çalışan Ray, kocasının izini sürerken Mohawk yerlisi olan Lila ile tanışır. Lila da tıpkı kendisi gibi sistemin dışına itilmiş, çocuğundan koparılmış ve yoksullukla boğuşan bir kadındır.
İki kadın, aralarındaki güvensizliğe rağmen çaresizlikten doğan bir ortaklık kurarlar. Donmuş St. Lawrence Nehri’nin üzerinden arabayla geçerek Kanada'dan ABD’ye kaçak göçmen taşımaya başlarlar. Her geçiş, buzun kırılma riskiyle veya polis yakalanma korkusuyla dolu ölümcül bir kumardır. Film, suçun gri bölgelerinde gezinirken, bir annenin çocuklarının geleceği için neleri göze alabileceğini ve sınıfsal çaresizliğin insanı sürüklediği noktayı çarpıcı bir gerçekçilikle anlatıyor.
Melissa Leo, Ray Eddy rolünde kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sergileyerek haklı bir Oscar adaylığı kazandı. Yüzündeki her çizgiyle hayatın yükünü ve yorgunluğunu yansıtan Leo, karakterinin sert dış kabuğunun altındaki anne şefkatini seyirciye derinden hissettiriyor. Misty Upham ise Lila rolünde, az konuşan ama bakışlarıyla çok şey anlatan bir performans sunarak modern bir trajedi kahramanı portresi çiziyor.
Charlie Tahan ve Michael O'Keefe gibi isimler de hikayenin gerçekçiliğine katkıda bulunarak, bu zorlu yaşam mücadelesinin farklı boyutlarını tamamlıyorlar. Oyuncu kadrosunun samimiyeti, filmi sıradan bir suç draması olmaktan çıkarıp derin bir insanlık hikayesine dönüştürüyor.
Courtney Hunt’ın ilk yönetmenlik denemesi olan film, Sundance Film Festivali’nde Büyük Jüri Ödülü’nü kazanarak yılın en büyük sürprizlerinden biri olmuştu. Hunt, minimal ama son derece gerilimli bir anlatımı tercih ederek, izleyiciyi o dondurucu soğuğun ve belirsizliğin içine hapsediyor. Filmin görsel dili, Amerikan rüyasının karanlıkta kalan kısmını, ıssız kar manzaraları ve metalik renklerle başarıyla resmediyor. Frozen River, büyük bütçeli yapımların aksine, sadeliğinden aldığı güçle çok daha vurucu bir etki yaratıyor.
Sınıf çatışmalarını, kadın dayanışmasını ve gerçek hayattan kopup gelen sert hikayeleri sevenler için bu yapım bir başyapıttır. Sosyal gerçekçi bir dram filmi izlemek isteyenlerin yanı sıra, gerilimin aksiyonla değil de psikolojik baskıyla kurulduğu filmleri tercih edenler kaçırmamalıdır. Eğer Amerikan bağımsız sinemasına ilgi duyuyorsanız ve nitelikli bir platform filmi arayışındaysanız, Frozen River size unutulmaz bir deneyim sunacaktır.
Bu film, ahlak kavramının açlık ve çaresizlik karşısında nasıl esneyebileceğini yargılamadan gösteriyor. İki kadının birbirine olan önyargılarının, ortak bir acıda nasıl eridiğine tanık olmak oldukça etkileyicidir. Frozen River, sinemanın süslü dünyasından uzak, gerçek insanların gerçek dertlerini anlatan, izledikten sonra üzerinde uzun süre düşüneceğiniz nadir yapımlardan biridir.
Annelik İçgüdüsü: Çocukların güvenliği ve karnının doyması için her türlü tehlikenin göze alınması.
Yoksulluk ve Suç: Ekonomik sistemin dışında kalan bireylerin yasa dışı yollara itilme süreci.
Kadın Dayanışması: Farklı etnik kökenlerden gelen iki kadının çaresizlikte buluşması.
Sınır ve Özgürlük: Coğrafi sınırların ötesinde, insanın kendi hayatındaki engelleri aşma çabası.
Bu filmin yarattığı o soğuk ve çaresiz atmosferi sevdiyseniz, Jennifer Lawrence'ın çıkış yaptığı Winter's Bone (Gerçeğin Parçaları) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir hayatta kalma mücadelesini anlatan Nomadland veya sınıfsal gerilimi işleyen Wind River da ilginizi çekebilir.
Film, Courtney Hunt’ın aynı isimli kısa filminden beyazperdeye uyarlandı.
Çekimler son derece düşük bir bütçeyle ve gerçek New York kışında, dondurucu şartlar altında gerçekleştirildi.
Melissa Leo, bu filmdeki performansıyla sinema dünyasında geç gelen ama hak edilmiş bir şöhret yakaladı.
Film, New York eyaleti ile Kanada arasındaki sınırı oluşturan St. Lawrence Nehri üzerinde geçer. Kışın nehrin donması, kaçakçılık için tehlikeli bir yol oluşturur.
Ray, kocasının kaçırdığı para yüzünden evsiz kalmak üzeredir; Lila ise Mohawk topluluğunda dışlanmış durumdadır ve çocuğunu geri alabilmek için paraya ihtiyacı vardır. Her iki kadın için de bu, son şanstır.
Film, karakterlerin yaşadığı zorlukları romantize etmez; ancak Ray'in yaptığı fedakarlık, ailesi ve Lila için yeni, daha insancıl bir başlangıcın kapısını aralar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...