
Dirlik Düzenlik, aynı çatı altında yaşam mücadelesi veren üç kadının; anne Dudu ve kızları Vildan ile Hicran’ın hikâyesini merkezine alıyor. Yıllardır süregelen alışkanlıklar, paylaşılamayan sırlar ve ekonomik zorluklar, bu üç kadının arasındaki bağı hem güçlendiriyor hem de kopma noktasına getiriyor. Her biri kendi hayalleri ve hayal kırıklıklarıyla boğuşurken, ailenin "dirlik ve düzenini" koruma çabası trajikomik bir savaşa dönüşüyor.
Film, aile içindeki fedakârlık kavramının ne kadar bencilce olabileceğini ve sevginin bazen nasıl bir prangaya dönüştüğünü incelikle işliyor. Birbirlerine tahammül edemeyen ama birbirlerinden başka gidecek kimsesi olmayan bu kadınların dünyası, izleyiciye tanıdık ama bir o kadar da rahatsız edici bir ayna tutuyor. Nesimi Yetik, bu dram dolu atmosferi kurarken gerçekçilikten ödün vermeyen, yalın bir anlatımı tercih ediyor.
Filmin başrollerinde Dudu Yetik, Asiye Dinçsoy ve Betül Esener yer alıyor. Yönetmenin annesi olan Dudu Yetik, profesyonel olmayan bir oyuncu olmasına rağmen sergilediği doğal performansla filmin samimiyetini zirveye taşıyor. Asiye Dinçsoy, karakterinin içindeki bastırılmış öfkeyi ve çaresizliği ustalıkla yansıtırken, Betül Esener ise kardeşler arasındaki o bitmek bilmeyen rekabetin sertliğini başarıyla canlandırıyor.
Oyuncular arasındaki uyum, filmin bir kurmacadan ziyade gizlice kaydedilmiş bir hayat kesiti gibi hissedilmesini sağlıyor. Özellikle mutfak masası etrafında geçen diyaloglar ve karakterlerin birbirlerine attıkları bakışlar, Türk aile yapısındaki örtülü gerilimleri tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.
Yönetmen Nesimi Yetik, bu yapımda minimal bir prodüksiyonla devasa duygusal boşlukları doldurmayı başarıyor. Filmin temposu, bir evin rutin işleyişi gibi ağır ama derinden ilerliyor. Ses tasarımı ve dar iç mekân çekimleri, karakterlerin üzerindeki klostrofobik baskıyı izleyiciye geçirmekte oldukça başarılı. "Dirlik ve düzen" kavramının aslında ne kadar kırılgan bir illüzyon olduğunu gösteren yönetmen, modern Türkiye’nin aile dinamiklerine dair keskin bir gözlem sunuyor.
Aile içi ilişkilerin karmaşıklığını, kadın dayanışmasını ve çatışmasını seven izleyiciler bu yapımı mutlaka değerlendirmeli. Eğer bağımsız yerli film örneklerine ilgi duyuyorsanız ve festival sinemasının o yalın ama çarpıcı dilinden hoşlanıyorsanız, bu film tam size göre. Karakter odaklı, diyalog ağırlıklı ve hayatın içinden bir hikâye arayanlar için Dirlik Düzenlik oldukça doyurucu bir deneyim vaat ediyor.
Film, büyük olaylar veya dışsal çatışmalar yerine, evin içindeki sessiz savaşları anlattığı için izlenmeli. Kendi ailenizden, komşunuzdan veya tanıdığınız bir kadından izler bulabileceğiniz bu yapım, empati kurmanızı sağlarken bir yandan da sizi kendi ilişkilerinizi sorgulamaya itiyor. Oyunculuk performanslarının doğallığı ve senaryonun samimiyeti, filmi benzerlerinden ayıran en güçlü yönler olarak öne çıkıyor.
Aile İçi Rekabet: Kardeşler ve anne arasındaki gizli çekişmeler ve kıskançlıklar.
Kadınlık ve Yaşlılık: Farklı yaş gruplarındaki kadınların hayata tutunma ve var olma çabası.
Görünmez Bağlar: Birbirinden nefret etse de birbirinden kopamayan bireylerin zorunlu birlikteliği.
Ekonomik Sıkışmışlık: Maddi yetersizliklerin aile içi huzuru nasıl kemirdiği.
Bu filmin yarattığı gerçekçi aile atmosferini ve kadın hikâyelerini sevdiyseniz, Pelin Esmer imzalı İşe Yarar Bir Şey veya aile dinamiklerini sert bir dille ele alan Toz Bezi gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Ayrıca yine Nesimi Yetik’in önceki çalışmalarından olan Toz Ruhu, yönetmenin stilini anlamak adına iyi bir referans olacaktır.
Yönetmen Nesimi Yetik, filmde kendi annesi Dudu Yetik'e başrol vererek alışılagelmişin dışında bir casting tercihi yapmıştır.
Film, 57. Antalya Altın Portakal Film Festivali gibi önemli platformlarda gösterilmiş ve büyük beğeni toplamıştır.
Hikâye, yönetmenin ve senarist Betül Esener'in gözlemlerinden yola çıkarak gerçekçi bir toplumsal tabana oturtulmuştur.
Film biyografik bir eser olmasa da, yönetmenin kendi gözlemlerinden ve hayatın içindeki gerçek karakterlerden esinlenerek oluşturulmuş son derece gerçekçi bir kurgudur.
Bu isim, ailelerin dışarıya karşı sergilediği "her şey yolunda" imajı ile evin içindeki gerçek huzursuzluk arasındaki tezatı temsil eden ironik bir tercihtir.
Hayır, film büyük oranda bir evin içinde geçer; bu tercih karakterlerin birbirine mahkumiyetini ve sıkışmışlık hissini pekiştirmek için kullanılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...