

Kobra (Necla Alev)

Zorro

Emira

Neptün

Dekora

Zarife

Necmi

Taksi Şoförü

Çingene Çeribaşı 1

Çingene Çeribaşı 2
Dansöz, Türk sinemasının en renkli ve aykırı figürlerinden biri olan Gani Müjde’nin yazıp yönettiği, görsel estetiğiyle ön plana çıkan hüzünlü bir hikâyedir. Film, Mezopotamya’nın kadim topraklarından İstanbul’un arka sokaklarına uzanan bir coğrafyada, güzelliği ve dansıyla herkesi büyüleyen Çingene kızı Cobra’nın etrafında şekillenir. Cobra, sadece vücuduyla değil, ruhuyla da dans eden, özgürlüğüne düşkün bir kadındır. Ancak onun bu ışıltılı dünyası, tutkulu bir aşkın karanlık gölgesiyle sarsılır.
Hikâye, Cobra’ya umutsuzca aşık olan genç bir adamın, bu aşk uğruna neleri feda edebileceğini ve kıskançlığın nasıl bir cinnete dönüşebileceğini işler. Roman mahallelerinin neşeli ama sert yaşam koşulları, düğünler, kavgalar ve bitmek bilmeyen bir müzik eşliğinde anlatılır. Dansöz, bir yandan geleneksel bir topluluğun iç dinamiklerini sergilerken, diğer yandan bireyin bu topluluk içindeki varoluş sancısını ve aşkın insanı ne kadar uç noktalara sürükleyebileceğini epik bir dille anlatır.
Filmin başrolünde, Cobra karakterine hayat veren Çolpan İlhan’ın kızı ve yetenekli oyuncu Hülya Avşar yer alıyor. Avşar, dans sahnelerindeki başarısının yanı sıra, bir kadının hem arzulanan hem de acı çeken hallerini büyük bir içtenlikle yansıtıyor. Ona eşlik eden Kerem Alışık, aşkı için her şeyi göze alan ama bu tutkunun kurbanı olan karakteriyle hafızalarda yer eden bir performans sergiliyor.
Kadronun geri kalanında ise Türk sinemasının usta isimleri Savaş Ay, Nilüfer Açıkalın ve Beyazıt Öztürk gibi zengin bir yelpaze bulunuyor. Her bir oyuncu, Roman mahallesinin o kendine has karakterlerini, jargonu ve yaşam sevincini (ve hüznünü) büyük bir doğallıkla canlandırıyorlar. Oyuncular arasındaki kimya, filmin masalsı ama bir o kadar da sert olan atmosferini besleyen en temel unsurlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Gani Müjde, bu ilk uzun metrajlı filminde mizahçı kimliğinden sıyrılarak daha lirik ve dramatik bir anlatım dili tercih ediyor. Filmin temposu, bir oryantal dansın ritmi gibi bazen hızlanan bazen de hüzünlü bir durağanlığa bürünen bir yapıya sahip. Sinematografide kullanılan canlı renkler ve Mezopotamya’nın mistik dokusu, filmi görsel bir şölene dönüştürüyor. Duygusal etkisi, kaçınılmaz bir sona doğru sürüklenen karakterlerin çaresizliğini izleyiciye derinden hissettirmesinden kaynaklanıyor.
Görsel estetiği yüksek, etnik dokuların ön planda olduğu ve tutkulu aşk hikâyelerini seven izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Özellikle Roman kültürü ve dansın bir ifade biçimi olarak ele alındığı yapımlara ilgi duyanlar için bu Türk draması oldukça ilgi çekici bir deneyim sunacaktır.
Film, Türk sinemasında nadir görülen bir prodüksiyon kalitesiyle, bir alt kültürün hikâyesini evrensel bir aşk temasıyla birleştiriyor. Müzikleri, kostümleri ve sahnelerdeki koreografik başarı, filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellikler arasında. Hülya Avşar ve Kerem Alışık’ın o dönemdeki en iddialı performanslarından birini görmek için de Dansöz, sinemaseverler adına önemli bir durak niteliğinde.
Tutku ve Kıskançlık: Aşkın bazen bir hapishaneye veya yıkıma dönüşebileceği gerçeği.
Roman Kültürü: Bir topluluğun neşe ile hüzün arasında gidip gelen yaşam biçimi.
Kadınlık ve Özgürlük: Bir kadının toplumun ve erkeklerin baskısı altında kendi kimliğini koruma çabası.
Kader: Kaçınılmaz olanın insan hayatı üzerindeki sarsılmaz etkisi.
Eğer bu filmin mistik ve hüzünlü atmosferini beğendiyseniz, Roman mahallelerindeki hayatı farklı bir açıdan işleyen Ağır Roman veya müzik ile dramın iç içe geçtiği 9 gibi yapımları izleyebilirsiniz. Bu filmler de benzer şekilde toplumsal gerçeklik ve dram unsurlarını başarıyla harmanlamaktadır.
Film, çekildiği dönemde Türkiye’nin en yüksek bütçeli yapımlarından biri olarak dikkat çekmiştir. Gani Müjde, senaryoyu yazarken gerçek Roman obalarını ziyaret etmiş ve hikâyeyi aslına uygun detaylarla zenginleştirmiştir. Ayrıca filmdeki dans sahneleri için özel koreograflarla çalışılmış ve Hülya Avşar uzun bir hazırlık süreci geçirmiştir. Yapım, özellikle Mezopotamya’da yapılan çekimlerdeki görsel başarısıyla eleştirmenlerden övgü almıştır.
Film kurgusal bir senaryodur ancak Roman kültürünün gerçeklerinden ve Anadolu’nun sözlü anlatı geleneklerinden derin izler taşımaktadır.
Çekimlerin bir kısmı İstanbul’da, büyük bir bölümü ise Mezopotamya’nın mistik atmosferini yansıtan tarihi mekanlarda gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...