

The Counselor

Laura

Malkina

Reiner

Westray

Diamond Dealer

Ruth

Wireman

Tony

Priest
Saygın bir avukat olan ve sadece "Danışman" olarak hitap edilen başkarakter, nişanlısı Laura ile hayal ettiği lüks hayatı finanse edebilmek için tehlikeli bir kumar oynamaya karar verir. Uyuşturucu ticaretinin karanlık koridorlarına adım atan Danışman, iş ortağı Reiner ve gizemli bağlantıları olan Westray aracılığıyla Meksika sınırından geçecek yüklü bir kokain sevkiyatına yatırım yapar. Ancak suç dünyasının acımasız kuralları, Danışman’ın düşündüğü kadar esnek ve kontrol edilebilir değildir.
Sevkiyat sırasında yaşanan talihsiz bir kaza ve beklenmedik bir ölüm, kartellerin şüphesini doğrudan Danışman ve çevresine yöneltir. Bir anda kendisini vahşi bir avın ortasında bulan avukat, entelektüel zekasının ve hukuk bilgisinin bu ilkel şiddet karşısında hiçbir hükmü olmadığını fark eder. İhanetin kol gezdiği bu atmosferde, sadece Danışman değil, sevdiği herkes bu karanlık tercihin bedelini en ağır şekilde ödemekle yüz yüze kalacaktır.
Michael Fassbender, kontrolünü kaybeden ve çaresizlik içinde kıvranan Danışman rolünde sarsıcı bir performans sergiliyor. Karakterin kibirden mutlak bir yıkıma geçişini izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor. Penélope Cruz, masumiyetin kurbanı olan Laura karakteriyle hikâyenin duygusal boşluğunu doldururken, Cameron Diaz (Malkina) ise sinema tarihinin en soğukkanlı ve tehlikeli kadın karakterlerinden birine hayat veriyor.
Brad Pitt, Westray rolünde felsefi bir derinliğe sahip, işin tehlikelerinin farkında olan ancak yine de sistemin içinde kalan karizmatik bir arabulucuyu canlandırıyor. Pitt’in sergilediği o sakin ama tetikte bekleyen tavır, filmin gerilim dozunu artıran en önemli unsurlardan biri. Javier Bardem ise abartılı tarzı ve tedirgin edici enerjisiyle Reiner karakterini unutulmaz kılıyor.
Usta yönetmen Ridley Scott ile Pulitzer ödüllü yazar Cormac McCarthy’nin güçlerini birleştirdiği Danışman, klasik bir suç filminden ziyade modern bir trajedi niteliği taşıyor. McCarthy’nin varoluşçu ve sert diyalogları, Scott’ın görsel ustalığıyla birleşince ortaya izlemesi zor ama etkileyici bir yapıt çıkıyor. Film, şiddeti bir araç olarak değil, kaçınılmaz bir sonuç olarak sunuyor. Tempo, karakterlerin içine düştüğü ahlaki çöküşle paralel olarak ağırlaşırken, final sahnesine doğru artan gerilim izleyicinin zihninde derin izler bırakıyor.
Ahlaki gri alanları keşfeden, felsefi derinliği olan suç filmleri hayranları için Danışman kaçırılmaması gereken bir yapım. Klasik aksiyon sahnelerinden ziyade, diyalogların ve atmosferin ön planda olduğu psikolojik dram türünü sevenler bu filmden büyük keyif alacaktır. Ayrıca Ridley Scott sinemasının görsel diline ve Cormac McCarthy’nin sert dünyasına aşina olan sinemaseverler için bu film bir başucu eseri niteliğindedir.
Film, izleyiciye "Yapılan seçimlerin geri dönüşü yoktur" gerçeğini en çıplak haliyle hatırlatıyor. Sinema dünyasının en büyük yıldızlarını alışılmışın dışında, karanlık ve savunmasız rollerde görmek için benzersiz bir fırsat sunuyor. Özellikle Brad Pitt’in canlandırdığı Westray karakterinin sahneleri ve filmin teknolojik şiddeti (Bolito gibi) ele alış biçimi, yapımı türdeşlerinden ayırarak kült bir statüye taşıyor.
Nedensellik ve Sonuç: Yapılan bir hatanın, hayatın tüm alanlarını nasıl domino taşı gibi yıktığı.
Açgözlülük ve Kibir: Zeki insanların bile kolay para hırsıyla nasıl körleşebileceği.
Kadın ve Güç: Malkina karakteri üzerinden, suç dünyasında zekânın ve acımasızlığın yarattığı otorite.
Kader: Karakterlerin kendi sonlarını bizzat kendi elleriyle hazırlamaları.
Bu filmin yarattığı tekinsiz ve sert atmosferi sevdiyseniz, yine bir McCarthy uyarlaması olan İhtiyarlara Yer Yok (No Country for Old Men) sizin için en doğru tercih olacaktır. Sınır dünyasının acımasızlığını işleyen Sicario veya ahlaki çöküşü anlatan A Most Violent Year, gerilim dram kategorisinde benzer bir tat sunacaktır.
Film, ünlü yazar Cormac McCarthy’nin doğrudan sinema için yazdığı ilk orijinal senaryo olma özelliğini taşımaktadır.
Ridley Scott, filmin çekimleri sırasında intihar ederek hayatını kaybeden kardeşi Tony Scott’ın anısına filmi ona ithaf etmiştir.
Brad Pitt, senaryoyu o kadar çok beğenmiştir ki, Westray karakterini canlandırmak için diğer projelerini ertelemiştir.
Yazar Cormac McCarthy’nin dünyası genellikle şiddetin ve ahlaki çöküşün kaçınılmazlığını işler; film bu felsefeyi görsel olarak da dürüstçe yansıtmayı hedefler.
Brad Pitt, karakteri Westray’in sürekli hareket halindeki ve kimliğini gizlemeye çalışan bir arabulucu olduğunu vurgulamak için kıyafet tarzını ve şapka detayını kendisi önermiştir.
Filmde kullanılan ve boyuna dolanarak çalışan o korkunç infaz düzeneği, uyuşturucu kartellerinin kullandığı bazı gerçek yöntemlerden esinlenilerek kurgulanmış sinematik bir unsurdur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...