
Dram, Korku, Gerilim

Jesus Gris

Angel de la Guardia

De la Guardia
Mercedes

Aurora

Alchemist

Tito

Manuelito

Funeral Director

Narrator (voice)
Cronos, 16. yüzyılda bir simyacı tarafından tasarlanan, altın kaplamalı gizemli bir mekanizmanın modern dünyada yeniden ortaya çıkışını konu alıyor. Antikacı Jesús Gris, dükkânındaki bir heykelin içinde tesadüfen bu cihazı bulur. Cihaz, Jesús’un eline yapışarak ona gençlik ve bitmek bilmeyen bir enerji vermeye başlar. Ancak bu mucizevi dönüşümün dehşet verici bir yan etkisi vardır: Güneş ışığına karşı ölümcül bir hassasiyet ve bastırılamaz bir kan içme arzusu.
Ölümsüzlüğün peşindeki ölmek üzere olan zengin bir sanayici, bu cihazın Jesús’un elinde olduğunu öğrenince, acımasız yeğeni Angel’ı onu ele geçirmesi için gönderir. Jesús, bir yandan vücudundaki korkunç değişimlerle baş etmeye çalışırken, bir yandan da cihazı korumak ve küçük torunu Aurora’yı bu karanlık dünyadan uzak tutmak zorundadır. Film, klasik vampir mitini alışılmadık bir perspektifle ele alan sarsıcı bir fantastik dram hikâyesidir.
Filmin başrolünde, Jesús Gris karakterine hayat veren Federico Luppi yer alıyor. Luppi, yaşlı bir adamın yeniden canlanma sevincinden, canavara dönüşme korkusuna kadar olan yelpazeyi son derece dokunaklı bir performansla sunuyor. Küçük torun Aurora rolündeki Tamara Shanath, tek bir kelime etmeden sadece bakışlarıyla filmin duygusal yükünü ve masumiyetini sırtlıyor.
Guillermo del Toro’nun vazgeçilmez oyuncusu Ron Perlman, kaba ve narsist Angel karakteriyle filme tekinsiz bir enerji katıyor. Perlman’ın fiziksel performansı, Jesús’un kırılganlığıyla müthiş bir kontrast yaratıyor. Claudio Brook ise cihazı saplantı haline getirmiş olan sanayici De la Guardia rolünde, hırsın insanı ne kadar çürütebileceğini etkileyici bir şekilde sergiliyor.
Vizyoner yönetmen Guillermo del Toro’nun ilk uzun metrajlı filmi olan Cronos, yönetmenin ileride dünya çapında tanınmasını sağlayacak olan "canavarlara duyulan şefkat" ve "mekanik estetik" temalarının doğduğu yapımdır. Film, düşük bütçesine rağmen harika bir sanat yönetimi ve özgün bir atmosfer sunuyor. Del Toro, korku unsurlarını kan ve şiddetten ziyade, melankoli ve trajik bir kader anlayışı üzerinden kurguluyor.
Filmin ritmi, Jesús’un içsel dönüşümünü ve aile bağlarını merkeze alarak ağır ama emin adımlarla ilerliyor. Altın mekanizmanın içindeki böcekten, Jesús’un kendi derisini soymasına kadar olan sahneler, görsel birer metafor olarak hikâyeye derinlik katıyor. Cronos, bir yönetmenin dehasının ilk kıvılcımlarını görmek isteyenler için eşsiz bir sinema dersi niteliğindedir.
Sıradan vampir hikâyelerinden sıkılan ve mitolojiye daha felsefi, gotik bir bakış açısıyla yaklaşmak isteyenler bu filmi kesinlikle izlemelidir. Eğer Guillermo del Toro filmleri hayranıysanız, yönetmenin stilinin köklerini keşfetmek için bu yapım bir zorunluluktur. Ayrıca, insan doğası, yaşlılık ve ölümsüzlük arzusu üzerine kafa yoran gerilim filmleri tutkunları için de oldukça tatmin edici bir eserdir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, korku sinemasının nasıl şiirsel bir dile sahip olabileceğini görmektir. Cronos, bir canavara dönüşen karakteri yargılamak yerine, onun trajedisine ortak olmanızı sağlar. Sinematografisindeki sıcak ve koyu tonlar, mekanik ses tasarımlarıyla birleşerek izleyiciyi hipnotize eder. Cannes Film Festivali dahil pek çok yerden ödülle dönen bu yapım, 90’lı yılların en özgün bağımsız sinema örneklerinden biridir.
Ölümsüzlüğün Bedeli: Gençleşme ve sonsuz yaşam arzusunun beraberinde getirdiği ahlaki ve fiziksel çürüme.
Koşulsuz Sevgi: Dedesinin korkunç dönüşümüne rağmen ona sadık kalan bir çocuğun masumiyeti.
Nesnelerin Gizemi: Tarihin derinliklerinden gelen antik objelerin insan kaderi üzerindeki sarsıcı etkisi.
Bu filmin gotik ve dramatik yapısını sevdiyseniz, yönetmenin bir diğer kült eseri olan Şeytanın Bel Kemiği (The Devil's Backbone) filmini izlemelisiniz. Ayrıca yaşlılık ve vampirizm temalarını farklı işleyen The Hunger veya yine del Toro’nun yaratıcılığını konuşturduğu Pan’ın Labirenti, Cronos ile benzer ruhu taşıyan başarılı alternatiflerdir.
Guillermo del Toro, filmi çekebilmek için evini ipotek ettirmiş ve borç batağına girmiş, ancak kazandığı uluslararası başarı sayesinde kariyerini kurtarmıştır.
Ron Perlman ve Federico Luppi, bu filmden sonra del Toro ile pek çok projede tekrar bir araya gelmişlerdir.
Filmdeki "Cronos cihazı", bir saat ustası ve bir kuyumcu titizliğiyle, tamamen pratik efektler ve maketler kullanılarak tasarlanmıştır.
Cronos doğaüstü unsurlar ve bazı rahatsız edici sahneler içerse de, daha çok gotik bir dram ve fantezi hikâyesi olarak kabul edilir.
Cihazın içinde, kanla beslenen ve salgıladığı maddeyle insanı gençleştiren, saat mekanizmasına bağlı antik bir canlı yer almaktadır.
Film orijinal olarak İspanyolca ve İngilizce (Ron Perlman’ın karakteri nedeniyle) dillerinin karışımından oluşmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...