
Korku
Köyden soyutlanmış evinde yıllardır yasaklı ilimlerle uğraşan Cinci Süleyman, ceylan derisi üzerine işlediği karanlık bir büyü ile Esra’nın kaderini mühürler. Süleyman'ın evinde yükselen dumanlar ve Arapça yazılar arasında gerçekleşen bu seans, aslında bir "intihar büyüsü"dür. Büyünün etkisiyle bilincini yitiren Esra, kendi canına kıyarken, yanı başında bekleyen cin ise ölen kadının suretine bürünür. Süleyman, bu kanlı sonu en başından planlamış olmanın soğukkanlılığıyla Esra’yı gizli bir mezara gömer. Köy sokaklarında dolaşan kişi artık Esra değil, onun kılığına girmiş bir varlıktır.
Aradan geçen yirmi yılın ardından, Esra’nın oğlu Levent artık genç bir adam olmuştur. Çocukluğu boyunca annesi kılığındaki cini gören Levent, çevresi tarafından şizofren sanılsa da aslında büyü dünyasının tam ortasında büyümüştür. Annesini geri getirme arzusuyla Süleyman’ın kapısını aşındıran Levent, çocukluk arkadaşı Ferda’nın saf aşkını görmezden gelerek, kendisinden yaşça büyük ve gizemli Zeynep ile yasak bir ilişki yaşamaktadır. Ancak köye çöken bu karanlık bulutlar, Ferda’nın kız kardeşi Canan’ın sinsi planları ve sandıklarda saklanan eski büyü sayfalarıyla birlikte, Levent’i annesinin kaderine benzer bir finale doğru sürükleyecektir.
Filmin merkezinde, karakterinin yaşadığı psikolojik buhranı ve büyüye olan saplantısını gözleriyle anlatan Levent karakteri yer alıyor. Genç oyuncunun sergilediği performans, izleyiciye bir yandan acıma hissi verirken diğer yandan korkuyu iliklerine kadar hissettiriyor. Cinci Süleyman rolündeki deneyimli oyuncu ise, o soğukkanlı ve tekinsiz tavırlarıyla Anadolu’daki "karanlık hoca" imajını ustalıkla beyaz perdeye taşıyor.
Zeynep karakterini canlandıran oyuncu, köy yerindeki alışılmışın dışındaki seksi ve çekici duruşuyla filmin yasak cazibe merkezini oluştururken, Ferda ve Canan kardeşlerin arasındaki zıtlık filmin dramatik yükünü artırıyor. Özellikle Canan’ın masumiyet maskesi altındaki kötücül planları, oyuncunun başarılı mimikleriyle finale kadar gizemini korumayı başarıyor.
Cintihar, alışılagelmiş yerli korku filmlerinden farklı olarak dramatik bir derinliğe ve paralel kurgu tekniğine sahip. Yönetmen, Levent’in aydınlık sokaklarda yürüyüşü ile annesi kılığındaki cinin geçmişteki yürüyüşünü eş zamanlı vererek, "kaderin tekerrürü" temasını görsel bir şölene dönüştürüyor. Filmde kullanılan atmosferik ışıklandırmalar, mumlar ve Arapça yazılarla bezeli büyü sahneleri, izleyicide gerçek bir ritüele tanıklık ediyormuş hissi uyandırıyor.
Anadolu korku kültürüne, cin temalı hikâyelere ve karanlık aile sırlarına ilgi duyan izleyiciler için bu yapım mutlaka görülmesi gereken bir eser. Sürpriz sonlu kurgulardan hoşlanan ve korku türündeki yerli yapımların psikolojik derinlik barındırmasını isteyen sinemaseverler, Cintihar'ın yarattığı o tekinsiz dünyadan oldukça etkilenecektir. Özellikle büyü ritüellerinin detaylı anlatımı, bu türün meraklılarını tatmin edecektir.
Cintihar, sadece bir korku filmi değil, aynı zamanda annesini arayan bir evladın trajedisidir. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, bir "intihar büyüsü" etrafında dönen sofistike senaryosu ve karakterlerin birbirine bağlı gizli ajandalarıdır. Geçmiş ile günümüz arasındaki o ince çizgiyi ustalıkla işleyen yapım, izleyiciye görsel bir gerilim vaat ederken, sinsi planların ve karşılıksız aşkların insanı nasıl felakete sürükleyebileceğini gösteriyor.
İntihar Büyüsü: Bir kişinin hayatına son vermesi için yapılan en ağır büyü türü.
Suret Değiştirme: Cinlerin ölen insanların kılığına girerek hayatlarına devam etmesi.
Kalıtımsal Kader: Annenin karanlık kaderinin yirmi yıl sonra oğlunun kapısını çalması.
İhanet ve Hırs: Aşk uğruna kardeşin kardeşe kurduğu büyü tuzakları.
Bu filmin yarattığı tekinsiz atmosferi ve köydeki büyü temalı gerilimi sevdiyseniz, Siccîn serisinin ilk filmleri veya Anadolu'daki gizli kalmış ayinleri konu alan Büyü filmi ilginizi çekebilir. Ayrıca, bir annenin kaybı sonrası yaşanan doğaüstü olayları işleyen Hereditary (Ayin) filmi de Cintihar'ın yarattığı o ağır ve karanlık havayı sevenler için iyi bir dünya sineması alternatifi olacaktır.
Filmin büyü sahnelerinde kullanılan objeler ve dekorlar için halk inanışlarından ve eski elyazması kitaplardan esinlenilmiştir. Çekimlerin yapıldığı köy evi, atmosferi güçlendirmek adına terkedilmiş bir yerleşim yerinde seçilmiştir. Ayrıca filmdeki paralel kurgu sahneleri, anne ve oğulun ruhsal bağını simgelemek adına aynı kamera açılarıyla, farklı zaman dilimlerinde titizlikle çekilmiştir.
Film, Anadolu’daki halk inanışlarında yer alan "intihar büyüsü" efsanesini sinematik bir kurguyla ele almakta olup, tamamen sanatsal bir tasvirdir.
Levent’in gördüğü kişi aslında annesi değil, büyünün etkisiyle annesinin suretine bürünmüş bir varlıktır.
Evet, Canan’ın sakladığı sırlar ve Süleyman ile olan iş birliği, izleyiciyi şaşırtacak sarsıcı bir sona kapı aralamaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...