
Zeynep, eşi Kemal ile birlikte sakin bir hayat süren, ilk bebeğini kucağına almak için gün sayan genç bir kadındır. Kemal’in işleri nedeniyle bir süreliğine evden ayrılması gerekince, Zeynep kayınvalidesi ile birlikte köye, eşinin ailesine ait eski eve gider. Ancak bu ev, sadece anıları değil, duvarlarının arasına gizlenmiş kadim bir dehşeti de barındırmaktadır. Zeynep, hamileliğinin hassas evresindeyken, evin içinde anlam veremediği sesler duymaya ve tekinsiz gölgeler görmeye başlar.
Zamanla bu olaylar, Zeynep’in zihinsel sağlığını tehdit eden boyutta şiddetli saldırılara dönüşür. Köyün karanlık geçmişi ve ailesinin sakladığı sırlar gün yüzüne çıktıkça, Zeynep kendisini ve doğmamış bebeğini korumak için doğaüstü bir kuşatmanın ortasında bulur. Cin Azabı, bir kadının en savunmasız anında, görünmez varlıklar tarafından bir kapana kıstırılmasını anlatan, klostrofobik bir hayatta kalma hikayesidir.
Filmin başrolünde yer alan Aydan Çakır ve ona eşlik eden oyuncu kadrosu, karakterlerin yaşadığı psikolojik çöküşü ve korkuyu seyirciye aktarma konusunda oldukça çiğ bir doğallık sergiliyor. Özellikle Zeynep karakterinin yalnızlık ve çaresizlik içindeki sahneleri, oyuncunun performansıyla filmin gerilim dozunu artıran ana unsur haline geliyor.
Kayınvalide karakteri ise, Anadolu’nun o geleneksel ama bir o kadar da gizemli yaşlı figürünü temsil ederek hikayeye tekinsiz bir derinlik katıyor. Oyuncuların aralarındaki kuşak çatışması ve köye özgü sessiz kabullenişler, filmin dramatik yapısını korku unsurlarıyla besliyor. Yönetmenin oyuncu tercihlerindeki bu yerel doku, filmin inandırıcılığını güçlendiriyor.
Yönetmen koltuğunda oturan Onur Aldoğan, Türk korku sinemasının en sevilen alt türü olan "cin" temasına, daha dar bir alanda ve daha kişisel bir trajedi üzerinden yaklaşıyor. Film, büyük görsel şovlardan ziyade, bir evin içindeki sessizliğin nasıl bir kabusa dönüşebileceğine odaklanıyor. Ses tasarımı ve ani kurgu geçişleri, izleyiciyi Zeynep’in yaşadığı o tekinsiz atmosferin içine hapsediyor. Anadolu’nun kırsalındaki ıssızlık hissi, filmin sinematografisinde etkileyici bir şekilde kullanılarak "yalnızlık" teması bir korku öğesine dönüştürülüyor.
Yerli korku sinemasının mistik ve geleneksel yapısını seven, hamilelik ve çocuk temalı gerilimlerden etkilenen izleyiciler bu yapımı mutlaka görmelidir. Eğer cin temalı filmlerdeki o basık ve tekinsiz atmosferi seviyorsanız ve Anadolu'nun ıssız köylerinde geçen hikayeler ilginizi çekiyorsa, Cin Azabı sizin için sarsıcı bir deneyim olacaktır.
Film, izleyiciye bir insanın en mutlu olması beklenen döneminin nasıl bir cehenneme dönüşebileceğini dürüstçe gösteriyor. Klişe korku öğelerini yerel inanışlarla harmanlayan yapım, özellikle son yarım saatindeki yüksek temposuyla dikkat çekiyor. Bazı sırların toprağın altında kalmasının daha güvenli olduğunu anlatan bu yapım, saf bir gerilim vaat ediyor.
Savunmasızlık: Hamile bir kadının fiziksel ve ruhsal olarak hedef alınması.
Kırsal İzolasyon: Şehirden uzak, yardımın ulaşamayacağı ıssız bir köyde kapana kısılma.
Aile Sırları: Geçmişte işlenen hataların bedelinin sonraki nesiller tarafından ödenmesi.
Bu filmin yarattığı atmosferi ve aile odaklı korku temasını sevdiyseniz, benzer bir hamilelik gerilimini konu alan yerli yapım Alkarısı: Cinnet veya cin temalı Türk sinemasının başarılı örneklerinden olan Siccin serisini izleyebilirsiniz. Ayrıca yine bir köyde geçen tekinsiz olaylarıyla Hüddam da bu kategori için uygun bir öneridir.
Film, çekimleri sırasında tercih edilen gerçek bir köy evinin doğal ürkütücülüğünden faydalanılarak kaydedilmiştir. Senaryo aşamasında, Anadolu’da "lohusa" dönemindeki kadınlara yönelik anlatılan çeşitli halk inanışları ve korunma yöntemleri detaylıca incelenmiştir. Yapım, özellikle düşük bütçeli bağımsız korku sinemasının atmosfer yaratma gücünü kanıtlayan örneklerden biri olarak dikkat çekmiştir.
Film, Anadolu’da yaygın olan lohusa dönemi inanışları ve cin efsanelerinden esinlenerek kurgulanmış özgün bir senaryodur.
Film, özellikle hamilelik ve yalnızlık üzerinden kurduğu psikolojik baskı ve ani ses efektleri nedeniyle türün meraklıları için oldukça sarsıcı olabilir.
Çekimler, hikayenin geçtiği o ıssız ve tekinsiz atmosferi yakalayabilmek adına Anadolu’nun kırsal bir bölgesindeki gerçek yerleşim yerlerinde gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...