

Chappie

Deon Wilson

Vincent Moore

Ninja

Yo-Landi

Michelle Bradley

Journalist

Anderson Cooper

Yankie (Amerika)

Hippo
Yakın gelecekte Johannesburg, mekanik bir polis gücü tarafından denetlenmektedir. Bu robotların yaratıcısı olan dahi mühendis Deon Wilson (Dev Patel), robotlara gerçek duygular ve bilinç kazandıracak bir yazılım geliştirir. Ancak şirket yönetimi buna izin vermeyince, Deon hurdaya ayrılmış bir robotu gizlice alır.
Tam bu sırada Deon ve robotu, bir grup eksantrik suçlu tarafından kaçırılır. Robotun adını Chappie koyarlar. Chappie, dünyaya yeni gelmiş bir bebek gibidir; saf, meraklı ve korku doludur. Ancak onu kaçıran "anne" ve "babası" ona hayatta kalması için suç dünyasının kurallarını, "havalı" yürümeyi ve silah kullanmayı öğretmeye çalışır. Bir yanda onu yaratan "Yaratıcı"sının (Deon) etik değerleri, diğer yanda sokak çetesinin hayatta kalma içgüdüsü arasında kalan Chappie, kendi varoluş savaşını verir.
Sharlto Copley (Chappie): Hareket yakalama (motion capture) teknolojisiyle Chappie’yi canlandıran Copley, bir metal yığınına ruh, çocuksu bir masumiyet ve derin bir hüzün katıyor.
Dev Patel (Deon Wilson): Chappie’nin yaratıcısı olarak, etik değerleri savunan ve yapay zekanın potansiyeline inanan idealist mühendis rolünde çok başarılı. Patel, burada The Man Who Knew Infinity'deki dehasını teknoloji dünyasına taşıyor gibi.
Ninja & Yolandi Visser (Die Antwoord): Güney Afrikalı ünlü rave-rap grubu, filmde kendi isimleriyle (ve kendi çılgın tarzlarıyla) yer alıyorlar. Chappie’nin "disfonksiyonel" ailesi olarak filme inanılmaz bir enerji ve tuhaflık katıyorlar.
Hugh Jackman (Vincent Moore): Onu nadiren gördüğümüz "kötü adam" rollerinden birinde; Chappie’yi ve yapay zekayı bir tehdit olarak gören, devasa bir savaş robotunu kontrol eden eski bir asker.
Sigourney Weaver: Şirketin katı kurallı CEO'su rolünde.
Editoryal açıdan; Chappie, felsefi bir yapay zeka sorgulamasından ziyade, bir büyüme hikâyesidir. Blomkamp, robot tasarımındaki endüstriyel gerçekçilikle, Johannesburg sokaklarının kaosunu harmanlıyor. Film, "Bilinç nedir?" veya "Ruh bir koda sığar mı?" gibi ağır soruları, bol aksiyonlu ve bazen de oldukça trajik sahnelerle soruyor.
Görsel Efektler: Chappie’nin hareketleri, paslanmış metal dokusu ve çevresiyle etkileşimi o kadar gerçekçi ki, bir süre sonra onun bir robot olduğunu unutuyorsunuz.
Die Antwoord Etkisi: Grubun estetiği filmin her yerinde; renkli silahlar, grafitiler ve müzikler filme bambaşka bir kimlik kazandırıyor.
Duygusal Bağ: Chappie’nin annesine duyduğu sevgi ve babasından onay alma çabası, izleyiciyi beklemediği bir yerden yakalayıp hüzünlendirebiliyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...