
1950'lerin Manhattan’ında, büyük bir mağazada tezgahtar olarak çalışan genç Therese Belivet, hayallerinin peşinden gitmeye çalışan bir fotoğrafçı adayıdır. Sıradan ve tekdüze hayatı, mağazaya gelen alımlı, zengin ve gizemli Carol Aird ile tanıştığında tamamen değişir. Carol, mutsuz bir evliliğin pençesinde, boşanma aşamasında olan ve kızı için mücadele eden olgun bir kadındır. İkili arasında ilk bakışta başlayan o tarif edilemez çekim, kısa sürede derin bir bağa dönüşür.
Ancak o dönemin katı ahlak kuralları ve toplumsal yapısı, bu iki kadının aşkını özgürce yaşamasına izin vermeyecek kadar serttir. Carol ve Therese, iç dünyalarındaki fırtınalara rağmen bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculuk, sadece mekanların değiştiği bir gezi değil; aynı zamanda her ikisinin de kendi kimliklerini, arzularını ve neleri feda edebileceklerini keşfettikleri sancılı bir sürece dönüşür. Carol’ın geçmişi ve eski eşinin velayet savaşı, bu aşkın önündeki en büyük engel olarak durmaktadır.
Cate Blanchett, Carol karakterine o kadar asil ve büyüleyici bir enerji katıyor ki, ekranda göründüğü her an izleyiciyi adeta hipnotize ediyor. Karakterin içsel acısını, kararlılığını ve Therese’e olan hayranlığını sadece bakışlarıyla anlatabilen Blanchett, kariyerinin en rafine performanslarından birini sergiliyor. Rooney Mara ise Therese rolünde, çekingen bir genç kadından kendi ayakları üzerinde duran bir bireye dönüşümü büyük bir hassasiyetle yansıtıyor.
Kyle Chandler, Carol’ın eski eşi Harge rolünde, dönem adamının kıskançlığını ve toplumsal baskı altındaki çaresizliğini başarıyla canlandırıyor. Sarah Paulson ise Carol’ın eski sevgilisi ve en yakın dostu Abby olarak, hikayeye sadakat ve güven duygusunu aşılayan kilit bir performans sergiliyor.
Yönetmen Todd Haynes, Patricia Highsmith’in "The Price of Salt" adlı romanını sinemaya uyarlarken, izleyiciye bir filmden ziyade hareketli bir tablo sunuyor. Filmin her karesi, 1950’lerin New York’unu yansıtan o buğulu, grenli ve pastel tonlardaki görsel estetikle ilmek ilmek işlenmiş. Ed Lachman’ın görüntü yönetimi ve Carter Burwell’in melankolik müzikleri, filmin duygusal yükünü zirveye taşıyor. Carol, acele etmeyen temposuyla duyguların demlenmesine izin veren, sessizliğin ve bakışların diyaloglardan daha fazla şey ifade ettiği bir başyapıt niteliğinde.
Estetik dozu yüksek, görsel diliyle büyüleyen ve duygusal derinliği olan romantik filmler sevenler için Carol gerçek bir şölendir. Yasak bir aşkın anatomisini merak eden, toplumsal baskı altındaki bireysel özgürlük mücadelelerini konu alan drama filmleri tutkunları bu hikayede kendilerinden çok şey bulacaktır. Ayrıca dönem atmosferini ve sanat yönetimini ön planda tutan sinemaseverler için kaçırılmaması gereken bir yapımdır.
Carol, bir aşk hikayesini anlatırken klişelere sığınmak yerine, karakterlerin psikolojik derinliklerine inmeyi tercih ediyor. Film, sadece iki insanın birbirine olan ilgisini değil, bir kadının annelikle kendi kimliği arasında sıkışıp kaldığı o zorlu dengeyi de dürüstçe işliyor. Cate Blanchett ve Rooney Mara arasındaki o muazzam kimya, sinema tarihindeki en etkileyici partnerliklerden biri olarak kabul ediliyor. Bu yapım, sevginin her türlü engeli aşma çabasını en zarif haliyle görmek için izlenmeli.
Toplumsal Baskı ve Tabular: 1950’lerin muhafazakar Amerika’sında bireysel tercihlerin karşısındaki ahlaki duvarlar.
Bakışın Gücü: Arzunun kelimelerden ziyade gözlerle, dokunuşlarla ve sessizlikle ifade edilişi.
Annelik ve Fedakarlık: Bir kadının kendi mutluluğu ile çocuğu üzerindeki hakları arasında kalması.
Kendini Keşfetme: Genç bir kadının, hayranlık duyduğu bir figür üzerinden kendi sesini ve bağımsızlığını bulma süreci.
Carol'ın melankolik ve estetik atmosferini sevdiyseniz, yine Todd Haynes yönetmenliğindeki Far from Heaven (Cennetten Çok Uzakta) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, yasak bir aşkın sessiz ve derinden ilerleyen yapısıyla Julianne Moore’un başrolünde olduğu The End of the Affair ve daha modern bir klasik olan Brokeback Mountain da benzer duygusal yoğunluğa sahip sanat filmleri arasındadır.
Film, 16mm film üzerine çekilerek 1950'lerin o nostaljik ve puslu görüntüsü doğal yollarla elde edilmiştir.
Patricia Highsmith, romanı ilk yayımladığında tepkilerden çekindiği için "Claire Morgan" takma adını kullanmıştır.
Rooney Mara, bu filmdeki performansıyla Cannes Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülüne layık görülmüştür.
Film, dönemindeki diğer benzer temalı yapımların aksine, karakterler için umut dolu ve cesur bir final sunarak türünün öncülerinden biri olmuştur.
Yaş farkı, Therese’in hayatı yeni tanıyan saflığı ile Carol’ın deneyimli ancak kısıtlanmış dünyası arasında bir köprü kurarak aralarındaki hayranlık duygusunu pekiştirir.
Carol, ünlü polisiye yazarı Patricia Highsmith'in 1952 yılında yayımlanan ve o dönem büyük ses getiren "The Price of Salt" (Tuzun Bedeli) adlı romanından uyarlanmıştır.
Toplam 2 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...