Susan Murphy, hayatının en mutlu günü olması gereken düğün töreninde, uzaydan gelen gizemli bir göktaşının hedefi olur. "Kuontonyum" adı verilen nadir bir enerji taşıyan bu taş, Susan'ın vücut kimyasını değiştirerek onu 15 metre boyunda devasa bir kadına dönüştürür. Hükümet tarafından anında yakalanan ve "Devkatana" kod adı verilen Susan, kendini yıllardır halktan gizlenen tuhaf canavarların tutulduğu gizli bir askeri tesiste bulur.
Tam da Susan eski hayatına dönmenin hayallerini kurarken, evrenin en tehlikeli kötülerinden Gallaxhar, Susan'daki enerjiyi ele geçirmek için Dünya'ya devasa bir robot gönderir. Ordunun çaresiz kaldığı bu noktada, General Monger’ın önerisiyle "canavarlar" özgürlükleri karşılığında dünyayı kurtarmak üzere sahaya sürülür. Susan, tek gözlü jöle B.O.B, yarı balık yarı maymun Kayıp Halka, hamamböceği kafalı dahi Dr. Kakalak ve devasa Böcekozor ile birlikte hem kendi içindeki gücü keşfedecek hem de galaksiler arası bir savaşı durdurmaya çalışacaktır.
Orijinal seslendirme kadrosunda Reese Witherspoon, Susan karakterine hem naiflik hem de kararlılık katarak harika bir performans sergiliyor. Seth Rogen’ın hayat verdiği beyni olmayan jöle canavar B.O.B, filmin en büyük mizah kaynağı olurken; Hugh Laurie (Dr. Kakalak) ve Will Arnett (Kayıp Halka) karakterlerin kendine has kişiliklerini başarıyla yansıtıyor.
Filmin kötü adamı Gallaxhar’ı Rainn Wilson seslendirirken, Kiefer Sutherland ise sert ama güvenilir General Monger rolüyle kadroya ağırlık katıyor. Paul Rudd’un seslendirdiği bencil nişanlı Derek karakteri ise, filmin duygusal gelişiminde Susan'ın kendi değerini anlaması için gerekli olan itici gücü sağlıyor. Seslendirme sanatçılarının arasındaki dinamik, filmin temposunu sürekli yüksek tutuyor.
DreamWorks Animation tarafından üretilen bu yapım, 1950’li yılların kült korku ve bilim kurgu filmlerine yapılmış muazzam bir saygı duruşudur. Yönetmenler Rob Letterman ve Conrad Vernon, klasik yaratık temalarını modern bir mizah anlayışıyla harmanlayarak ortaya her yaştan izleyiciye hitap eden bir animasyon şöleni çıkarmışlar. Görsel efektler ve 3D teknolojisinin etkin kullanımı, özellikle San Francisco köprüsü üzerindeki aksiyon sahnelerinde zirveye ulaşıyor. Film, derin bir dramdan ziyade saf eğlenceyi ve popüler kültür parodilerini hedefleyen, yüksek enerjili bir yapım.
Hafta sonu ailesiyle keyifli vakit geçirmek isteyenler, nostaljik canavar filmlerine ilgi duyanlar ve görsel efekt başarısı yüksek yapımlardan hoşlananlar bu filmi mutlaka listesine almalı. Özellikle çocuklar için "kendin gibi olmanın" önemini anlatan eğlenceli bir aile filmi arayanlar için biçilmiş kaftan. Bilim kurgu öğelerinin komediyle harmanlandığı bu yapım, her yaştan izleyiciyi güldürmeyi başarıyor.
Film, klasik canavar arketiplerini kahramana dönüştürerek izleyiciye farklı bir bakış açısı sunuyor. Geleneksel "kurtarılmayı bekleyen prenses" imajını yıkan Susan karakteri, modern bir kadın kahraman temsili olarak dikkat çekiyor. Ayrıca, filmdeki her bir canavarın 50'li yılların sinemasına yapılan birer gönderme olması, sinema tutkunları için eğlenceli birer "bulmaca" niteliği taşıyor.
Kendini Kabul Etme: Susan’ın "canavar" kimliğini bir lanet değil, bir güç olarak görmeye başlaması.
Dostluk ve Dayanışma: Toplumdan dışlanmış karakterlerin birlik olduklarında neleri başarabileceği.
Modern Kahramanlık: Fiziksel görünüşün ötesinde, asıl gücün yürekte ve zekada olması.
Toplumsal Eleştiri: Medya figürlerinin ve siyasi otoritelerin zaman zaman düştüğü absürt durumlar.
Eğer bu renkli ve komik canavarlar dünyasını sevdiyseniz, bir başka DreamWorks harikası olan Megazeka (Megamind) veya canavarların ev hayatını anlatan Otel Transilvanya (Hotel Transylvania) serisini kesinlikle izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir ekip ruhu barındıran İnanılmaz Aile (The Incredibles) de harika bir alternatif olacaktır.
Filmdeki B.O.B karakteri, 1958 yapımı The Blob filmindeki yaratığa bir göndermedir.
Böcekozor karakteri, başlangıçta Japon sinemasının efsanesi Godzilla'ya, daha sonra ise Mothra'ya benzer bir evrim geçirir.
Susan'ın boyu filmde yaklaşık 15 metre olarak tasarlanmıştır, bu da 1958 yapımı Attack of the 50 Foot Woman filmine doğrudan bir atıftır.
Susan'a çarpan göktaşındaki "Kuontonyum" adlı nadir enerji kaynağı, hücrelerinin kontrolsüz büyümesine ve devasa bir boyuta ulaşmasına neden olmuştur.
Evet, B.O.B bir domates deneyi sonucu ortaya çıkan, beyni olmayan bir jöle kitlesidir; bu durum filmdeki en komik diyalogların ve mantık hatalarının kaynağıdır.
Film, canavarların dünyayı kurtarıp halkın sevgilisi haline gelmesiyle bitse de hikâye daha sonra televizyon dizileri ve kısa metrajlı bölümlerle genişletilmeye devam etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...