
Fantastik, Macera, Aile

Conor

Grandma

Mum

Dad

Mr. Clark

Harry
Sully

Anton

Miss Kwan
Steven
12 yaşındaki Conor O'Malley, okulda zorbalığa uğrayan, evde ise annesinin terminal safhadaki kanser hastalığı nedeniyle omuzlarına ağır sorumluluklar yüklenmiş bir çocuktur. Her gece aynı korkunç kâbusla uyanan Conor’un hayatı, bir gece saat tam 00:07’de evinin yakınındaki devasa porsuk ağacının canlanarak onunla konuşmaya başlamasıyla değişir.
Canavar, Conor’a üç farklı hikâye anlatacağını, dördüncü hikâyeyi ise Conor’un anlatması gerektiğini söyler. Bu dördüncü hikâye, Conor’un en derinlerinde sakladığı ve kendine bile itiraf edemediği "kendi gerçeği" olacaktır. Canavarın anlattığı metaforik öyküler Conor’un dünyasındaki siyah-beyaz kavramları yıkarırken; çocuk, annesinin gidişine hazırlanmanın ve suçluluk duygusuyla baş etmenin ne demek olduğunu en sert ama en iyileştirici yoldan öğrenecektir.
Filmin başrolünde, Conor rolüyle olağanüstü bir performans sergileyen genç yetenek Lewis MacDougall yer alıyor. MacDougall, bir çocuğun öfkesini, çaresizliğini ve saf acısını o kadar gerçekçi aktarıyor ki, izleyiciyle kurduğu bağ filmin editoryal başarısının temelini oluşturuyor.
Canavarın sesini ve hareket yakalama (motion capture) performansını devleşen ismiyle Liam Neeson üstleniyor. Neeson’ın o derin ve otoriter sesi, canavara hem korkutucu hem de bilge bir ruh katıyor. Anneyi canlandıran Felicity Jones, hastalığın pençesindeki bir kadının zarafetini ve hüznünü yansıtırken; sert anneanne rolünde Sigourney Weaver, ailenin disiplinli ama içten içe yıkılan tarafını başarıyla sergiliyor.
Yönetmen J.A. Bayona, Patrick Ness’in aynı adlı ödüllü romanından (Siobhan Dowd'un fikri üzerine yazılan) uyarladığı bu yapımla, görsel efektleri duygusal bir derinlikle harmanlıyor. Filmde canavarın anlattığı hikâyeler için kullanılan suluboya tarzı animasyonlar, sinematografik açıdan büyüleyici bir estetik sunuyor. A Monster Calls, sadece bir çocuk filmi değil; yas sürecini, ölümü ve geride kalanların yaşadığı psikolojik karmaşayı en dürüst haliyle ele alan yetişkinlere yönelik bir başyapıt niteliğinde.
Yas sürecinden geçenler, psikolojik derinliği olan dramlardan hoşlananlar ve fantastik öğelerin gerçek hayatla harmanlandığı hikâyeleri sevenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Pan's Labyrinth (Pan'ın Labirenti) gibi filmlerin karanlık ve hüzünlü atmosferini seviyorsanız, bu yapım sizi derinden etkileyecektir. Duygusal katarsisi yüksek, izledikten sonra üzerinde uzun süre düşünülecek bir drama-fantezi arayanlar için ideal.
Film, insanların karmaşık doğasını—ne tamamen iyi ne de tamamen kötü olduklarını—anlatan en güçlü sinema eserlerinden biri. "Gerçek her zaman rahatlatıcı değildir, ancak özgürleştiricidir" mesajını, izleyiciyi sarsarak ama aynı zamanda şefkatle kucaklayarak veriyor. Görsel kalitesi ve Liam Neeson'ın bilgece seslendirmesi, bu hüzünlü yolculuğu unutulmaz kılan teknik detaylar arasında.
Yas ve Kabullenme: Ölümün kaçınılmazlığı karşısında duyulan öfkenin dindirilmesi.
Gerçek ve İtiraf: İnsanın kendine bile söyleyemediği karanlık düşüncelerin yarattığı vicdan azabı.
Hikâye Anlatıcılığının Gücü: Zorluklarla baş etmek için metaforların ve hayal gücünün kullanılması.
Büyüme Sancısı: Bir çocuğun en acı verici tecrübeyle çocukluktan çıkış süreci.
Bu filmin yarattığı o mistik ve duygusal atmosferi sevdiyseniz, The Bridge to Terabithia (Terabithia Köprüsü) veya bir çocuğun hayal dünyasını işleyen Where the Wild Things Are (Arkadaşım Canavar) ilginizi çekebilir. Ayrıca yas temalı bir diğer etkileyici yapım olan The Lovely Bones da listeye eklenebilir.
Film, yazar Patrick Ness’in kendi kitabından uyarladığı senaryoya dayanmaktadır; bu da hikâyenin dokusunun korunmasını sağlamıştır.
Liam Neeson, karakterin hareketlerini canlandırmak için sette özel sensörlü kıyafetlerle performans sergilemiştir.
Filmdeki suluboya animasyon sekansları, canavarın hikâyelerini masalsı bir havaya sokmak için aylar süren bir çalışma sonucu hazırlanmıştır.
Film bu soruyu izleyicinin yorumuna bırakırken; canavarın, Conor’un acısıyla başa çıkmak için zihninde yarattığı bilge bir "arketipler toplamı" olduğu editoryal olarak daha ağır basmaktadır.
Final oldukça sarsıcı ve gözyaşlarıyla dolu olsa da, Conor'un gerçeğiyle yüzleşmesi ve annesiyle kurduğu o son bağ, izleyiciye huzurlu ve olgun bir kabullenme hissi verir.
Film fantastik unsurlar içerse de temaları (ölüm, yas, şiddetli kâbuslar) oldukça ağırdır. Bu nedenle küçük çocuklar yerine, ergenlik çağındaki gençler ve yetişkinler için daha uygundur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...