Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Belgesel, Tarih
Self - Chairman, Navajo Tribal Council
Self - Senator, D-Arizona (uncredited)
Self
Self
Self - Journalist & Author
Self
Self
Self

Self - Congressman, D-Arizona
Self - Hopi
Broken Rainbow, 1974 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongresi tarafından kabul edilen ve "Navajo-Hopi Arazi Anlaşmazlığı" olarak bilinen yasanın trajik sonuçlarını merkezine alıyor. Kağıt üzerinde iki yerli kabile arasındaki bir toprak kavgası gibi sunulan bu durumun ardında, aslında bölgedeki zengin kömür ve uranyum yataklarını ele geçirmek isteyen enerji şirketlerinin ve hükümetin stratejik planları yatmaktadır. Film, nesillerdir Arizona'nın Black Mesa bölgesinde yaşayan ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan Navajo halkının, evlerinden ve kutsal saydıkları topraklarından zorla sürülme hikayesini anlatıyor.
Belgesel, yerinden edilen insanların yaşadığı psikolojik çöküşü, kültürel köklerinden koparılmanın getirdiği acıyı ve modern dünyanın ekonomik hırsları uğruna kadim bir yaşam biçiminin nasıl yok edildiğini tanıklıklar üzerinden işliyor. Geleneksel yaşamlarını sürdürmek isteyen yaşlı yerlilerin direnişi ile bürokrasinin soğuk yüzü arasındaki çatışma, izleyiciye adaletsizliğin en çıplak halini gösteriyor. Broken Rainbow, sadece bir hak mücadelesini değil, aynı zamanda doğa ve insan arasındaki manevi bağın koparılışına dair ağıt niteliğinde bir eserdir.
Bir belgesel yapımı olan Broken Rainbow, gücünü kurgusal karakterlerden değil, bizzat bu dramı yaşayan Navajo ve Hopi halkının gerçek tanıklıklarından alıyor. Filmin anlatıcılığını (voice-over) ise efsanevi aktör Martin Sheen üstlenmiştir. Sheen’in etkileyici ve vakur ses tonu, belgeselin hüzünlü atmosferini pekiştirirken; Burgess Meredith ve Buffy Sainte-Marie gibi isimler de seslendirmeleriyle anlatıma derinlik katıyor.
Kamera karşısına geçen Navajo yaşlılarının, topraklarına duydukları sevgiyi kendi dillerinde anlattıkları sahneler, herhangi bir oyunculuk performansının ulaşamayacağı kadar saf ve sarsıcı bir duygu yükü taşıyor. Bu gerçek insanlar, modern hukukun ve sermayenin karşısında unutulmuş bir halkın sesi haline geliyorlar.
Yönetmen Victoria Mudd, bu yapımla sinemanın bir vicdan ve farkındalık aracı olarak ne kadar güçlü olabileceğini kanıtlıyor. Film, sadece bir tarafın görüşünü sunmak yerine, tarihsel arka planı ve ekonomik çıkarları da şeffaf bir şekilde masaya yatırıyor. 1986 yılında "En İyi Belgesel" dalında Oscar kazanan yapım, sinematografik olarak doğanın ihtişamı ile yıkımın hüznünü birleştiren bir dile sahip. Müzikleriyle ve kurgusuyla izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp, yaşanan haksızlığa karşı duygusal bir ortak haline getiriyor.
İnsan hakları, yerli halkların tarihi ve çevresel adalet konularına ilgi duyan herkes bu belgeseli mutlaka izlemelidir. Biyografi filmleri tadında gerçek yaşam öykülerini sevenler ve toplumsal belgesellerin gücüne inanan sinemaseverler için Broken Rainbow temel bir referans kaynağıdır. Ayrıca, Amerikan hükümetinin modern dönemdeki yerli politikalarını anlamak isteyen akademik ve sosyal araştırmacılar için de oldukça kıymetlidir.
Bu belgeseli izlemek, tarihin tozlu sayfalarında kalmış gibi görünen ancak etkileri bugün bile devam eden bir zulme tanıklık etmektir. Broken Rainbow, "ilerleme" ve "ekonomi" gibi kavramların arkasına sığınılarak yapılan insan hakları ihlallerini tüm çıplaklığıyla ifşa eder. Oscar ödüllü bir yapım olmasının ötesinde, Navajo halkının sessiz çığlığını dünyaya duyuran ve izleyicide derin bir empati duygusu uyandıran bir vicdan muhasebesidir.
Zorunlu Göç ve Yerinden Edilme: Bir halkın kültürel ve ruhsal kimliğinden koparılması.
Kurumsal Açgözlülük: Doğal kaynaklar uğruna insan hayatının hiçe sayılması.
Kültürel Direniş: Geleneklerini korumak isteyen yerlilerin sisteme karşı duruşu.
Toprak ve Ruhsallık: Yerli halklar için toprağın sadece bir mülk değil, kutsal bir parça olması.
Eğer bu belgeselin işlediği yerli hakları ve toprak mücadelesi ilginizi çektiyse, 1973 yılında Güney Dakota’da yaşanan benzer bir direnişi anlatan Oglala Olayı (Incident at Oglala) belgesini izleyebilirsiniz. Ayrıca, daha modern bir perspektiften yerli halkların mücadelesine odaklanan Bütün Nehirler Denize Akar (All the Rivers Run) veya kurgusal bir yaklaşımla yerli tarihini ele alan Yaralı Diz’de Kalbimi Gömün (Bury My Heart at Wounded Knee) de listeye eklenebilir.
Belgesel, 1986 yılında Akademi Ödülleri'nde "En İyi Belgesel Film" Oscar'ını kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştır.
Filmin çekilmesi ve Navajo halkının yaşadığı bu sorunun gündeme gelmesi, bölgedeki bazı tahliyelerin durdurulmasında veya ertelenmesinde kamuoyu baskısı yaratmıştır.
Filmin anlatıcısı Martin Sheen, kariyeri boyunca bu tür sosyal ve siyasi belgesellere destek vermesiyle tanınan bir aktivisttir.
Yapım, Hopi ve Navajo kabileleri arasındaki çekişmenin aslında hükümet ve maden şirketleri tarafından kışkırtıldığına dair güçlü kanıtlar sunmaktadır.
Belgesel, Arizona'daki Navajo ve Hopi yerlilerinin, topraklarının altındaki maden rezervleri nedeniyle hükümet tarafından zorla göç ettirilme sürecini ve bu sürecin yarattığı insani krizi anlatıyor.
Filmde anlatılan süreçte binlerce Navajo yerlisi geleneksel topraklarından koparılarak şehirlere veya verimsiz arazilere yerleştirilmiş, bu durum toplumsal bir travmaya ve yoksulluğa yol açmıştır.
Filmin temel iddiası, Navajo ve Hopi kabileleri arasındaki toprak anlaşmazlığının, enerji şirketlerinin bölgedeki kömür ve uranyum yataklarını daha kolay işleyebilmesi için kasıtlı olarak büyütüldüğüdür.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...