
Dram, Romantik
Bir Günlük Aşk, 1980’li yılların Türk sinemasında hakim olan duygusal derinliği yüksek, karakter odaklı romantik dramların zarif bir örneğidir. Film, farklı sosyal çevrelerden gelen ve kendi hayatlarındaki çıkmazlar içinde savrulan iki insanın, İstanbul’un büyülü atmosferinde yollarının kesişmesini konu alır. Sadece yirmi dört saatlik bir zaman dilimine sığdırılan bu hikâye, zamanın kısalığına inat duyguların yoğunluğunu ön plana çıkarır.
Bu dram filmi, tesadüfi bir karşılaşmanın nasıl olup da bir insanın tüm hayat görüşünü değiştirebileceğini sorgular. İki yabancı, koca bir şehri birlikte adımlarken aslında kendi iç dünyalarındaki yalnızlıkları ve bastırılmış özlemleri keşfederler. Spoilersız bir anlatımla; film, sonu baştan belli olan bir vedaya doğru ilerlerken, "Aşkın ömrü sadece bir gün olabilir mi?" sorusunu izleyicinin zihnine bırakır. Geçmişin yükleri ile geleceğin belirsizliği arasında sıkışan karakterler için o tek bir gün, koca bir ömre bedel bir sığınağa dönüşür.
Filmin başrollerinde, Türk sinemasının o dönemdeki en popüler ve yetenekli isimlerinden Hülya Avşar ile Yaşar Alptekin yer alıyor. Hülya Avşar, karakterinin hem kırılgan hem de mağrur yanını başarıyla yansıtırken, dönemin modern kadın imajını derinlikli bir oyunculukla birleştiriyor. Yaşar Alptekin ise, karizmatik duruşunun ardındaki melankoliyi ve arayış içindeki ruh halini izleyiciye geçirmeyi başarıyor.
İkilinin arasındaki ekran uyumu, filmin inandırıcılığını artıran en temel unsur olarak göze çarpıyor. Oyuncuların performansları, abartılı diyaloglardan ziyade bakışlar ve sessizlikler üzerine kurulu, bu da filmi bir romantik film klasiği haline getiriyor. Yan rollerde yer alan yardımcı oyuncular ise, İstanbul’un sosyal dokusunu ve karakterlerin kaçmaya çalıştığı gerçek dünyayı başarıyla temsil ediyor.
Samim Değer’in yönetmenliğini üstlendiği yapım, görsel diliyle 1986 yılının İstanbul’unu adeta bir kartpostal estetiğinde sunuyor. Yönetmen, kısıtlı bir zaman diliminde geçen hikâyeyi, karakterlerin psikolojik değişimlerini kademe kademe işleyerek kurgulamış. Filmin temposu, bir aşk hikâyesinin gerektirdiği naiflikte ve yavaşlıkta ilerleyerek izleyiciyi duygusal bir atmosfere hapsediyor. Sinematografik açıdan ışık kullanımı ve mekan seçimleri, karakterlerin o anki ruh halini yansıtacak şekilde özenle belirlenmiş.
80’li yılların o kendine has estetiğini özleyenler, naif aşk hikâyelerinden hoşlananlar ve sinemada atmosfer yaratımına önem verenler için bu yerli film kesinlikle izlenmesi gereken bir yapımdır. "Kısa zamanda büyük duygular" temasını seven izleyiciler, bu filmin yarattığı melankolik havadan oldukça etkilenecektir. Ayrıca Hülya Avşar ve Yaşar Alptekin hayranları için kariyerlerinin bu parlak dönemine tanıklık etmek güzel bir deneyim olacaktır.
Bir Günlük Aşk, aşkın sadece uzun süreli bağlılıklarla değil, paylaşılan tek bir anın derinliğiyle de ölçülebileceğini hatırlattığı için izlenmelidir. Filmi benzerlerinden ayıran yönü, gereksiz entrikalara ve yan hikâyelere sapmadan, odağını tamamen iki insan arasındaki kimyaya ve bu ilişkinin geçiciliğine odaklamasıdır. Şehrin yalnızlığı ile insanın yalnızlığının bu kadar zarif bir şekilde harmanlandığı az sayıda 80’ler dramından biridir.
Zamanın Göreceliği: Tek bir günün, insanın tüm hayatını etkileyebilecek bir yoğunluğa ulaşması.
Yalnızlık ve Kaçış: Kalabalık bir şehirde iki yalnız ruhun birbirine sığınması.
Veda: Kaçınılmaz sonun bilinciyle yaşanan bir aşkın yarattığı hüzün.
Tesadüf: Kaderin beklenmedik anlarda insanları yan yana getirme gücü.
Eğer bu filmin yarattığı "kısa süreli ama derin aşk" temasını sevdiyseniz, dünya sinemasından Before Sunrise gibi klasikleri hatırlayabilirsiniz. Türk sinemasından ise benzer duygusal tonlara sahip olan Ateşböceği veya Hülya Avşar’ın bir diğer duygusal yapımı olan Mavi Mavi gibi filmleri listenize ekleyebilirsiniz.
Film, 1980'lerin ortasında Türk sinemasında yükselen "yeni romantizm" akımının temsilcilerinden biridir.
Çekimler, İstanbul’un sahil şeritleri, Beyoğlu’nun tarihi sokakları ve dönemin popüler mekanlarında gerçekleştirilmiştir.
Filmin müzikleri, 80'lerin o nostaljik ruhunu yansıtacak şekilde, sahnelerin duygusal yükünü taşıyacak temalardan oluşur.
Bir Günlük Aşk, gerçekçi ve melankolik yapısıyla, içinde hem hüzün hem de kabulleniş barındıran bir finale sahiptir; bu yönüyle izleyiciyi derin düşüncelere sevk eder.
Film 1986 yapımıdır; Hülya Avşar bu dönemde kariyerinin zirvesine doğru tırmanan genç bir yıldız olarak izleyici karşısına çıkmaktadır.
Filmin çekimleri ağırlıklı olarak İstanbul’un hem tarihi yarımadasında hem de o dönem modernleşen semtlerinde yapılarak şehrin iki yüzünü de yansıtmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...