
Komedi, Aile, Fantastik, Dram

George Henderson

Nancy Henderson

Dr. Wallace Wrightwood

Jacques Lafleur

Sarah Henderson

Ernie Henderson

George Henderson Sr.

Feet

Irene Moffitt

Harry
Henderson ailesi (George, Nancy ve çocukları), Pasifik Kuzeybatı’nın uçsuz bucaksız ormanlarında yaptıkları kamp tatilinden dönerken yolda devasa, tüylü bir şeye çarparlar. Önce bunun büyük bir ayı ya da geyik olduğunu sanırlar ama yakından baktıklarında efsanevi "Kocaayak" (Bigfoot) ile karşı karşıya olduklarını anlarlar. Yaratığın öldüğünü düşünerek, onu bilimsel bir kanıt olarak eve götürmeye karar verirler.
Ancak "Harry" adını verdikleri bu devasa yaratık ölmemiştir ve Hendersonlar’ın banliyödeki evinde uyanır. Harry, beklentilerin aksine vahşi bir canavar değil; vejetaryen, nazik, meraklı ve son derece duygusal bir varlıktır. Henderson ailesi bir yandan Harry’yi açgözlü avcılardan ve polisten saklamaya çalışırken, diğer yandan bu tuhaf misafirle aralarında sarsılmaz bir bağ kurulur. Film, farklı olanı kabul etme ve doğaya saygı üzerine inşa edilmiş, kahkaha dolu bir maceradır.
John Lithgow (George Henderson): Aile babası rolünde, başlangıçta Harry'den kurtulmak isteyen ama sonra ona bir baba şefkatiyle bağlanan karakterin değişimini harika bir komedi zamanlamasıyla sunuyor.
Melinda Dillon (Nancy Henderson): Aileyi bir arada tutan ve Harry’ye evin bir ferdi gibi kucak açan anne rolünde çok samimi.
Kevin Peter Hall (Harry): Kostümün içindeki devasa aktör (ayrıca Predator filmindeki yaratığı da o canlandırmıştır), hiç konuşmadan sadece vücut dili ve gözleriyle Harry'ye inanılmaz bir ruh katıyor.
Don Ameche: Kocaayak efsanesini saplantı haline getirmiş yaşlı bir uzman rolünde filme derinlik katıyor.
Rick Baker: Filmde oynamasa da, Harry’yi yaratan efsanevi makyaj sanatçısı olarak filmin asıl gizli kahramanıdır.
Film, "Çirkin olan tehlikelidir" ön yargısını yıkan en samimi yapımlardan biridir. Yönetmen William Dear, filmi sadece bir canavar komedisi olarak değil, aynı zamanda bir çevre ve hayvan hakları eleştirisi olarak kurguluyor. 1987 yapımı olan bu film, Rick Baker imzalı makyaj efektleriyle o kadar başarılı olmuştur ki, En İyi Makyaj Oscar'ını kazanmıştır. Harry’nin yüz ifadelerindeki gerçekçilik, bugün dijital efektlerle yapılan pek çok canlıdan daha inandırıcı ve dokunaklı hissettirir.
Ailecek izlenecek, hem güldürüp hem de finalinde gözleri dolduracak bir film arayanlar bu klasiği kaçırmamalı. Eğer komedi filmleri içinde fantastik öğelerin ve hayvan dostu temaların birleşmesini seviyorsanız, Harry and the Hendersons tam size göre. 80’lerin o naif ama kaliteli yapım anlayışını özleyen her yaştan sinemasever için mükemmel bir seyirlik.
Film, bize doğanın bir parçası olduğumuzu ve vahşetin aslında ormandaki canlılarda değil, hırslı insanlarda olduğunu hatırlatıyor. Harry’nin evdeki eşyalarla imtihanı ve Henderson ailesinin onu korumak için girdiği komik durumlar izleyiciye büyük keyif veriyor. Ayrıca Harry’nin ormana veda sahnesi, sinema tarihinin en duygusal anlarından biri olarak kabul edilir.
Ön Yargıları Kırmak: Görünüşün ötesindeki nezaketi keşfetmek.
Doğa ve İnsan Çatışması: İnsanoğlunun bilinmeyene karşı saldırgan tutumu.
Aile Bağları: Zorluklar karşısında bir ailenin nasıl kenetlendiği.
Dostluk: Dil ve tür farkı gözetmeksizin kurulan sarsılmaz sevgi bağı.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...