
New York’un varlıklı ve başarılı ailelerinden biri olan Gromberg’lerin dışarıdan bakıldığında her şeyi tamdır. Ancak madalyonun öteki yüzünde işler karışıktır. Ailenin reisi Mitchell (Kirk Douglas), geçirdiği felç sonrası yaşlılıkla ve hayatıyla hesaplaşmaktadır. Oğlu Alex (Michael Douglas), başarılı bir avukat olmasına rağmen hem babasıyla arasındaki mesafe hem de kendi çocuklarıyla kurmaya çalıştığı bağ arasında sıkışıp kalmıştır.
Alex’in büyük oğlu Asher (Cameron Douglas) ise hayatının yönünü bulmaya çalışan, uyuşturucu ve asilikle başı dertte olan bir gençtir. Üç farklı kuşağın bu erkekleri; sadakat, ihanet, hastalık ve aşk ekseninde dönerken, aslında hepsinin aynı hataları farklı şekillerde tekrarladığını fark ederler. Film, "Ailenizden kaçabilirsiniz ama genlerinizden kaçamazsınız" temasını acı-tatlı bir mizahla anlatır.
Filmin en büyük özelliği, oyuncu kadrosunun gerçek hayattaki aile bağlarını yansıtmasıdır:
Kirk Douglas (Mitchell Gromberg): Hollywood’un altın çağının efsanesi, gerçek hayatta da geçirdiği felç sonrası yaşadığı konuşma güçlüğünü karakterine yansıtarak muazzam bir cesaret örneği sergiliyor.
Michael Douglas (Alex Gromberg): Babasıyla olan gerçek hayattaki karmaşık ama sevgi dolu ilişkisinin enerjisini ekrana taşıyor.
Cameron Douglas (Asher Gromberg): Michael Douglas'ın gerçek hayattaki oğlu, ailenin asi ve sorunlu üçüncü kuşağını canlandırıyor.
Diana Douglas (Evelyn Gromberg): Kirk Douglas'ın eski eşi ve Michael Douglas'ın gerçek annesi. Filmde de Mitchell'ın eşi rolünde, aile tablosunu tamamlıyor.
Bernadette Peters (Rebecca Gromberg): Alex’in anlayışlı ve aileyi bir arada tutmaya çalışan eşi.
Tarihi Bir Buluşma: Kirk ve Michael Douglas'ı (ve torun Cameron'ı) bir arada izlemek için tek ve son şans. Bu film, bir nevi Douglas ailesinin dünyaya bıraktığı sinematik bir vasiyetnamesi gibidir.
Samimiyet: Filmdeki tartışmalar, bakışlar ve duygusal anlar, oyuncuların gerçek hayattaki bağları sayesinde çok doğal ve etkileyici hissettiriyor.
Kuşak Çatışması: "Babalar neden oğullarına ulaşamaz?" sorusuna dürüst ve klişelerden uzak cevaplar arıyor.
Hüzünlü Bir Komedi: Hayatın getirdiği trajedilere rağmen, aile sofrasındaki o tuhaf ama sıcak mizahı korumayı başarıyor.
Miras ve Genetik: Sadece mülklerin değil, hataların ve karakter özelliklerinin de babadan oğula geçmesi.
Affetme: Geçmişin yüklerini bırakıp şimdiki ana odaklanmanın önemi.
Ölümlülük: Yaşlanan bir ebeveynle yüzleşmenin yarattığı duygusal karmaşa.
Michael Douglas, yıllarca babasıyla birlikte bir filmde oynamak için doğru senaryoyu aramış ve sonunda bu projeyi bulmuştur. Kirk Douglas’ın filmdeki performansı, onun 2020 yılındaki vefatından önceki en önemli son rollerinden biridir. Film, sinematografik bir şaheser olmaktan ziyade, dev bir oyunculuk ekolünün samimi bir aile albümü niteliğindedir.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...