
Film, 1921 yılında Sakarya’nın bir köyünde yaşandığı iddia edilen ve o dönemden beri gizemini koruyan karanlık bir olayı konu alır. Babasından miras kalan eski bir evi incelemek ve geçmişin izlerini sürmek için Sakarya’daki köye giden bir baba ve kızının yaşadığı dehşet dolu olaylara odaklanır.
Eve adım attıkları andan itibaren, sadece duvarlar arasında değil, toprağın altında da bir şeylerin uyandığını fark ederler. Köylülerin anlatmaya korktuğu, üzerinin örtüldüğü o kadim "garaz", bu yeni misafirleri hedef alır.
Azem serisinin bu ikinci halkası, ilk filme göre prodüksiyon kalitesini bir adım yukarı taşımıştır. Filmin en büyük kozu, "gerçek mekanlarda" çekilmiş olmasıdır. Issız bir köy evi, gıcırdayan tahtalar ve gece sessizliğinde duyulan fısıltılar, izleyicide "her an bir şey çıkabilir" gerginliğini başarıyla yaratır. Yönetmen Volkan Akbaş, klasik jump-scare sahnelerinden ziyade, tekinsiz bir ambiyans kurmaya odaklanmıştır.
Türk korku sinemasının "cin" temasını, belgesel vari bir hava ve yerel efsanelerle harmanlayan yapımlardan hoşlananlar için ideal. Eğer Dabbe, Siccin veya Üç Harfliler serilerini soluksuz izliyorsanız, bu tüyler ürpertici yapım tam size göre bir platform filmi.
Film, Anadolu folklorundaki "garaz" (kin gütme) kavramını temel alıyor. Görsel efektlerden ziyade ses tasarımı ve mekan kullanımıyla korkutmayı başarıyor. Gerçek bir hikayeye dayandığı iddiası (iddia ne kadar doğru olursa olsun), izlerken hissedilen tedirginliği iki katına çıkarıyor. Özellikle eski köy evi atmosferi, türün meraklılarını fazlasıyla tatmin edecektir.
Miras ve Lanet: Atadan kalan sadece bir mülk değil, bazen bir lanet de olabilir.
İntikam (Garaz): Yapılan bir kötülüğün yüzyıllar geçse bile unutulmadığı ve geri döndüğü gerçeği.
Yalnızlık ve Çaresizlik: Şehir hayatından uzak, yardımın gelmeyeceği ıssız bir coğrafyada doğaüstüyle baş başa kalmak.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...