
Komedi, Dram

Al Fountain

The Kid

Floatie Dupre

Wick

Purlene Dupre

Deb Fountain

Bobby Fountain
Doob

Doris
Soapy
Ayışığı Kutusu, her anını planlayan, aşırı disiplinli ve hayatın tadını çıkarmayı unutmuş bir mühendis olan Al Fountain’ın hikâyesini odağına alıyor. Bir iş seyahati sırasında beklenmedik bir şekilde boşluğa düşen Al, eve dönmek yerine çocukluğunun geçtiği göl kenarını bulmak üzere plansız bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk, onun modern dünyanın stresinden ve monotonluğundan kaçışının ilk adımı olur.
Al, yolun sonunda ormanda tek başına, modern toplumun kurallarını reddederek yaşayan "The Kid" lakaplı enerjik ve sıra dışı bir gençle tanışır. Başta bu çocuğun sorumsuz yaşam tarzını yadırgasa da, onunla geçirdiği vakit boyunca Al’ın yıllardır üzerine ördüğü duvarlar yıkılmaya başlar. İkili, nehirde yüzmekten açık havada uyumaya kadar hayatın en basit ve saf zevklerini paylaşırken, Al aslında en büyük hapishanesinin kendi zihni olduğunu fark eder.
Filmin başrolünde, Al Fountain karakterine hayat veren John Turturro, her zamanki ustalığıyla takıntılı ve gergin bir adamın yumuşama sürecini muazzam bir incelikle canlandırıyor. Turturro, karakterin içsel dönüşümünü sadece diyaloglarla değil, bakışları ve beden diliyle de izleyiciye hissettiriyor.
Onun zıttı olan "The Kid" rolünde ise Sam Rockwell, adeta parlıyor. Rockwell’in bitmek bilmeyen enerjisi, çocuksu neşesi ve karizması, filmin ruhunu belirleyen en önemli unsur. Bu rol, Rockwell’in Hollywood’daki yükselişinin en önemli basamaklarından biri olarak kabul ediliyor. Yardımcı oyuncu kadrosunda yer alan Catherine Keener ise her zamanki samimiyetiyle hikâyenin duygusal dokusunu tamamlıyor.
Yönetmen Tom DiCillo, bu filmde izleyiciye adeta bir "ruh detoksu" vaat ediyor. Ayışığı Kutusu, 90’lı yılların bağımsız sinema ruhunu en saf haliyle yansıtan, düşük bütçeli ama kocaman bir kalbi olan yapımlardan biri. Görüntü yönetimi, doğanın huzur veren renklerini ve yaz mevsiminin o sıcak atmosferini perdeye harika bir şekilde taşıyor. Film, temposunu aceleye getirmeden, karakterlerinin ruhsal değişimini sindire sindire anlatarak izleyiciyi dingin bir yolculuğa çıkarıyor.
Hayatın koşturmacasından yorulmuş, "Ben ne yapıyorum?" sorusunu kendine sormaya başlamış ve biraz huzur arayan herkes bu filmi izlemeli. Komedi filmleri içinde daha naif, insancıl ve derinliği olan yapımlardan hoşlananlar için Ayışığı Kutusu mükemmel bir tercih. Sam Rockwell ve John Turturro’nun muazzam kimyasını izlemek isteyen sinemaseverler için de bu yapım tam bir görsel ziyafet sunuyor.
Film, bize yetişkin olmanın her zaman çok ciddi olmak anlamına gelmediğini hatırlatıyor. Ayışığı Kutusu, kaybedilen masumiyetin ve yaşama sevincinin her yaşta yeniden kazanılabileceğine dair umut dolu bir mesaj veriyor. Modern hayatın getirdiği zorunluluklar arasında sıkışıp kalan ruhlar için bu film, pencereleri açıp içeri temiz hava girmesini sağlamak gibi bir etkiye sahip.
Kişisel Keşif: Rutinlerin dışına çıkıldığında insanın kendi gerçek benliğiyle tanışması.
Doğa ve Özgürlük: Modern medeniyetin kısıtlamalarına karşı doğanın iyileştirici gücü.
Dostluk: Birbirine tamamen zıt iki karakterin birbirine kattığı değerler.
Anı Yaşamak: Planların ve geleceğin ötesinde, içinde bulunulan anın kıymetini anlamak.
Eğer bu içsel yolculuk ve kendini bulma temasını sevdiyseniz, bir adamın doğadaki yalnız mücadelesini anlatan Into the Wild veya yine bir yol hikâyesi üzerinden hayatı sorgulayan Little Miss Sunshine filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca yönetmen Tom DiCillo’nun bir diğer kült yapımı olan Manik Depresif (Living in Oblivion), bağımsız sinema meraklıları için benzer bir estetik sunacaktır.
Sam Rockwell, bu filmdeki performansı için bizzat John Turturro tarafından önerilmiş ve bu ikilinin dostluğu setten sonra da devam etmiştir.
Film, Sundance Film Festivali’nde büyük ilgi görmüş ve 90’lı yılların bağımsız sinema klasikleri arasında yerini almıştır.
Filmin çekildiği mekanların doğal güzelliği, izleyiciler üzerinde o kadar büyük bir etki yaratmıştır ki, film sonrası bölgeye olan turistik ilgi artmıştır.
Film aksiyon dolu bir yapım değil, bir karakter gelişimi hikâyesidir. Sakin ama sıkıcı olmayan, izleyiciyi içine çeken huzurlu bir temposu vardır.
Karakter tamamen kurgusal olsa da, aslında her insanın içinde bastırdığı o özgür ve kural tanımaz çocuk ruhunu simgelemektedir.
Genel olarak sakin ve pozitif bir film olsa da, daha çok yetişkinlerin hayat muhasebesine hitap eden bir derinliğe sahiptir; ancak ailece izlenmesinde bir sakınca yoktur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...