
2013 yılının hareketli yaz aylarında, İstanbul’un alternatif müzik sahnesinden dört farklı grup (Ha Za Vu Zu, Reptilians From Andromeda, Help! Do Not Hump ve Palmiyeler), alışılagelmiş konser salonlarını terk ederek Anadolu’nun derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkar. Ellerinde enstrümanları, yanlarında kısıtlı imkanlarıyla bir minibüse doluşan bu müzisyenler; Denizli’den Şırnak’a, Nevşehir’den Hopa’ya kadar uzanan duraklarda, hiç beklemedikleri bir izleyici kitlesiyle buluşurlar.
Yönetmenler Deniz Tortum ve Can Eskinazi, bu süreci klasik bir konser belgeseli gibi değil, bir "karşılaşma" anı olarak kurguluyor. Anadolu’nun yerel dokusuyla punk ve rock tınılarının çarpıştığı bu seyahat, Türkiye’nin o dönemdeki sosyopolitik iklimini de arka planda hissettiriyor. Yerli film izle listelerinde eşine az rastlanan bir samimiyete sahip olan yapım, müziğin sınırları aşan ve insanları birbirine bağlayan ham gücünü en doğal haliyle ekrana taşıyor.
Bu bir belgesel yapım olduğu için filmde profesyonel oyuncular yerine, turneye çıkan müzisyenlerin kendileri ve yol boyunca karşılaştıkları yerel halk başrolde yer alıyor. Reptilians From Andromeda’nın enerjisi, Palmiyeler’in saykodelik tavrı ve diğer grupların özgün duruşları, filmin ritmini belirliyor. Müzisyenlerin yol boyunca yaşadıkları yorgunluklar, heyecanlar ve aralarındaki samimi diyaloglar, belgeselin editoryal gücünü artırıyor.
Ayrıca Anadolu’nun farklı köylerinde ve kasabalarında bu müziği ilk kez canlı dinleyen insanların tepkileri, filmin en saf ve etkileyici sahnelerini oluşturuyor. Müzisyenlerin otoyollarda, benzinliklerde ve boş tarlalarda verdikleri performanslar, belgeselin oyuncu kadrosunu aslında tüm Türkiye haline getiriyor.
Deniz Tortum ve Can Eskinazi, Anadolu Turnesi’nde "gözlemci" bir sinema dili kullanıyor. Film, herhangi bir anlatıcıya veya röportaja ihtiyaç duymadan, sadece o anları kaydederek izleyiciyi minibüsün içine davet ediyor. Görüntü yönetimi, yolun tozunu ve Anadolu manzarasının çeşitliliğini büyük bir dürüstlükle yansıtıyor. Bağımsız sinema örneği olarak bu yapım, Türkiye’nin sadece kültürel bir haritasını çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda müziğin toplumsal bir köprü olma potansiyelini de sorguluyor.
Alternatif müzik sahnelerine ilgi duyanlar, yol hikâyelerinin o melankolik ve özgür ruhunu sevenler bu belgeseli mutlaka izlemeli. Eğer Türkiye’nin saklı kalmış köşelerini, bir konser salonunun ışıkları altında değil de bir minibüs camından görmek istiyorsanız Anadolu Turnesi size hitap edecektir. Gerçek hikâyeler ve toplumsal belgesellerden hoşlanan sinemaseverler için bu yapım, müzik üzerinden yapılmış eşsiz bir antropolojik çalışma niteliğinde.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, Türkiye’nin o dönemdeki ruh halini müzik üzerinden okuyabilme fırsatıdır. Rock gruplarının Şırnak’ta bir sokak arasında veya Karadeniz’in sisli bir yaylasında çalarken hissettikleri, belgeseli sadece bir gezi filmi olmaktan çıkarıp derinlikli bir sanat eserine dönüştürüyor. Ayrıca, belgesel izle tutkunları için kurgusu ve ses tasarımıyla son derece profesyonel ve estetik bir deneyim sunuluyor.
Kültürel Karşılaşma: Batılı müzik formları ile Anadolu’nun geleneksel yaşam biçiminin kesişimi.
Yol ve Özgürlük: Bir yere varmaktan ziyade yolda olmanın getirdiği yaratıcı enerji.
Müziğin Evrenselliği: Dilin ve tarzın ötesinde, sesin insanlar üzerindeki birleştirici etkisi.
Türkiye Panoraması: Coğrafyanın çeşitliliği içinde barınan farklı insan hikâyeleri.
Anadolu Turnesi’nin yarattığı o samimi ve müzik dolu atmosferi sevdiyseniz, Fatih Akın imzalı ve İstanbul’un müzikal derinliklerini işleyen Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul (İstanbul Hatırası) belgeselini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, müzisyenlerin içsel yolculuklarını anlatan İçeride (Inside Llewyn Davis) veya bir başka yol hikâyesi olan Kariyer belgeseli de ilginizi çekebilir.
Belgesel, turnenin gerçekleşmesinden birkaç yıl sonra kurgulanarak 2018 yılında izleyiciyle buluşmuştur.
Filmde yer alan grupların birçoğu bugün Türkiye alternatif müzik sahnesinin tanınmış isimleri haline gelmiştir.
Çekimler boyunca hiçbir sahne kurgulanmamış, tamamen o anki doğal tepkiler ve olaylar kaydedilmiştir.
Hayır, konserler filmin bir parçası olsa da asıl odak noktası yolculuk süreci, grupların birbirleriyle etkileşimi ve gittikleri yerlerdeki insanlarla kurdukları diyaloglardır.
Turne; Denizli, Nevşehir, Adana, Şırnak, Van, Hopa ve Samsun gibi Türkiye’nin batısından doğusuna kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsıyor.
Evet, belgeselde yer alan Ha Za Vu Zu ve Palmiyeler gibi grupların birçoğunun bugün dijital platformlarda dinlenebilecek geniş bir diskografisi bulunmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...