Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


Antonio Salieri

Wolfgang Amadeus Mozart

Constanze Mozart

Emanuel Schikaneder

Leopold Mozart

Katerina Cavalieri

Emperor Joseph II

Count Orsini-Rosenberg

Parody Commendatore
Papagena
Amadeus, 18. yüzyıl Viyana’sında, müziğin kalbinin attığı saray koridorlarında geçer. Hikâye, dönemin saray bestecisi Antonio Salieri’nin yaşlılık yıllarında, bir akıl hastanesinde işlediği iddia edilen bir cinayeti itiraf etmesiyle başlar. Salieri, Tanrı’ya olan bağlılığını müziğiyle taçlandırmak isteyen disiplinli bir sanatçıyken, karşısına çıkan genç Mozart tüm dengesini altüst eder.
Mozart, Salieri’nin aksine çocuksu, kaba, ciddiyetten uzak ama Tanrı vergisi bir dehaya sahip bir adamdır. Salieri, bu kadar "edepsiz" birinin nasıl bu denli kusursuz ve ilahi melodiler yaratabildiğini anlamlandıramaz. Bu durum, zamanla derin bir hayranlığın eşlik ettiği yıkıcı bir kıskançlığa dönüşür. Film, yeteneğin disiplinle mi yoksa doğuştan gelen bir lütufla mı ilgili olduğunu sorgularken, Mozart’ın trajik sonuna giden süreci Salieri’nin gözünden muazzam bir görsellikle işler.
Filmin merkezinde iki dev performans yer alır. F. Murray Abraham, Antonio Salieri rolünde kıskançlığın ve hayranlığın yarattığı içsel fırtınaları her bakışıyla izleyiciye hissettirir. Abraham, karakterinin yaşadığı o büyük ruhsal boşluğu ve Tanrı ile olan hesaplaşmasını canlandırarak sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından birine imza atmış ve Oscar ile ödüllendirilmiştir.
Tom Hulce ise Mozart karakterine kattığı o ikonik ve rahatsız edici gülüşüyle, karakterin dehasını ve çocuksu deliliğini harmanlar. Hulce’un Mozart’ı, alışılmış ağırbaşlı besteci imajını yıkan, enerjik ve kaotik bir figürdür. Elizabeth Berridge, Mozart’ın eşi Constanze rolünde pratik ve destekleyici bir eş profilini başarıyla çizerken, Jeffrey Jones ise İmparator II. Joseph karakteriyle filme ince bir mizah katar.
Miloš Forman’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Amadeus, sadece bir biyografi filmi değil, aynı zamanda ihtirasın ve vasatlığın deha karşısındaki yenilgisini anlatan görkemli bir dramdır. Film, dönemin atmosferini yansıtan kostümleri, dekorları ve elbette Mozart’ın ölümsüz eserleriyle bezenmiş müzikal yapısıyla tam bir duygu şöleni sunar. Sanatın doğasını ve yaratıcılığın sancılarını bu kadar derinlemesine işleyen çok az yapım vardır. Forman’ın kurgusu, Salieri’nin yaşlılığı ile geçmişin parlak günleri arasında kusursuz bir geçiş sağlar.
Klasik müzik tutkunları için bu film zaten bir zorunluluktur; ancak sadece müzikseverler değil, insan psikolojisinin karanlık labirentlerini merak eden her izleyici bu filme şans vermelidir. Başarı, hırs ve yetenek kavramlarını sorgulayan bu yapım, gerçek hikayeden uyarlanan derinlikli dramalardan hoşlananları fazlasıyla tatmin edecektir. Sinema tarihinin en iyi prodüksiyonlarından birini görmek isteyen her sinefilin listesinde yer almalıdır.
Amadeus, bir dâhinin hayatını anlatırken aslında "sıradan insanın" (Salieri üzerinden temsil edilen) dramına odaklandığı için çok güçlüdür. Müziklerin kullanımı, sahnelerin ritmiyle o kadar uyumludur ki, bir film izlemekten ziyade bir opera izliyormuş hissine kapılabilirsiniz. 8 dalda Oscar kazanan bu film, sanatın ve sanatçının toplum içindeki aykırı duruşunu en dürüst şekilde yansıtan nadir eserlerden biridir.
Deha ve Vasatlık: Doğal yeteneğin, sadece çalışarak elde edilmeye çalışılan başarıyla olan sert çatışması.
İnanç ve İsyan: Salieri’nin, Tanrı’nın Mozart’ı seçmiş olmasına duyduğu öfke ve inancını sorgulaması.
Kıskançlık: Bir insanın, hayran olduğu bir şeyi yok etme isteğine kadar varan yıkıcı duygusal süreci.
Sanatın Ölümsüzlüğü: İnsanlar ölse bile, yaratılan dehanın zamanın ötesinde kalması.
Bu görkemli yapımı sevdiyseniz, şu filmlere de göz atabilirsiniz:
Immortal Beloved: Beethoven’ın gizemli aşkını ve müzikal yolculuğunu anlatan etkileyici bir dram.
The Prestige: İki sihirbaz arasındaki ölümcül rekabeti ve hırsın sınırlarını işleyen bir başka başyapıt.
Whiplash: Müziğe olan tutkunun ve mükemmeliyetçiliğin insanı nereye götürebileceğini gösteren modern bir dram filmi örneğidir.
Film, Peter Shaffer’ın aynı adlı tiyatro oyunundan bizzat kendisi tarafından senaryolaştırılmıştır.
Tom Hulce, sahnelerde piyano çalarken tamamen gerçek hareketler sergileyebilmek için aylarca günde dört saat piyano çalışmıştır.
Filmdeki sahnelerin çoğu, tarihi dokusu bozulmamış olduğu için Prag'da, yani Mozart’ın Don Giovanni operasının prömiyerini yaptığı gerçek mekanlarda çekilmiştir.
Film kurgusal bir yapıya sahiptir. Salieri ve Mozart arasındaki rekabet gerçek tarihte bu kadar kanlı ve düşmanca değildir; film, Shaffer'ın tiyatro oyunundaki dramatik çatışmayı esas alır.
Latince bir isim olan Amadeus, "Tanrı’yı seven" veya "Tanrı tarafından sevilen" anlamına gelir; bu da Salieri’nin filmdeki temel çatışmasıyla doğrudan bağlantılıdır.
Filmin soundtrack albümü tamamen Wolfgang Amadeus Mozart’ın kendi bestelerinden oluşur ve Neville Marriner yönetimindeki Academy of St Martin in the Fields tarafından seslendirilmiştir.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...