

Saraya 'Paige' Knight

Julia 'Sweet Saraya' Knight

Patrick 'Rowdy Ricky' Knight

Hutch Morgan

Zak 'Zodiac' Knight

Dwayne 'The Rock' Johnson

AJ Lee

Kirsten

Hugh

Daphne
İngiltere’nin işçi sınıfı kasabalarından biri olan Norwich’te yaşayan Bevis ailesi, kelimenin tam anlamıyla "güreşle yatar, güreşle kalkar." Anne, baba ve iki kardeş, yerel salonlarda dövüşerek geçimlerini sağlayan sıkı bir ekiptir. En büyük hayalleri ise çocukları Zak ve Saraya’nın (Florence Pugh) bir gün Amerikan güreşi devi WWE'ye seçilmesidir.
Şans kapıyı çalar ve her iki kardeş de seçmelere davet edilir; ancak sadece Saraya (ring adıyla Paige) seçilir. Film, Paige’in Florida’daki ağır eğitim kampında yalnızlık ve yetersizlik hissiyle mücadelesini, geride kalan abisinin yaşadığı hayal kırıklığını ve bir ailenin hayallerini gerçekleştirmek için ödediği bedeli anlatır. Fighting with My Family, sadece bir spor filmi değil, aynı zamanda kendin olma cesaretini gösteren sıcak bir büyüme hikâyesidir.
Film, hem dramatik derinliği hem de mizahı çok iyi taşıyan bir kadroya sahip:
Florence Pugh: Saraya / Paige rolünde, kariyerinin en enerjik ve sempatik performanslarından birini sergiliyor. Gotik tarzı, aksanı ve ringdeki fiziksel gücüyle karakteri adeta yaşıyor.
Jack Lowden: Zak (Paige'in abisi) rolünde, hayallerine ulaşamayan bir sporcunun yaşadığı içsel yıkımı çok dokunaklı bir şekilde yansıtıyor.
Nick Frost: Ricky Bevis (Baba) rolünde, ailenin komik ama otoriter figürü olarak filme müthiş bir renk katıyor.
Lena Headey: (Game of Thrones'un Cersei'si) Julia Bevis (Anne) rolünde, alışık olduğumuz rollerinin aksine çok daha samimi ve "aykırı" bir anne portresi çiziyor.
Vince Vaughn: Antrenör Hutch rolünde, Paige’i hem zorlayan hem de eğiten sert ama adil hoca figürünü başarıyla canlandırıyor.
Dwayne Johnson: Kendisi olarak (The Rock) küçük ama hikâye için kilit sahnelerde karşımıza çıkıyor.
Stephen Merchant, İngiliz mizahının o kendine has "absürt ama sıcak" dokusunu filme başarıyla enjekte etmiş. Fighting with My Family, Amerikan güreşini (pro-wrestling) bir şov dünyası olmasının yanı sıra, bu işe gönül veren insanların tutkusu üzerinden ele alıyor.
Florence Pugh'un performansı, filmi standart bir biyografi filmi olmaktan çıkarıp, izleyicinin karakterle bağ kurduğu bir başarı hikâyesine dönüştürüyor. Ring sahneleri oldukça gerçekçi ve koreografiler WWE standartlarında hazırlanmış.
Eğer Rocky veya Creed tarzı "sıfırdan zirveye" başarı öykülerini seviyorsanız ama içinde daha fazla mizah ve aile dramı olsun istiyorsanız bu film tam size göre. Amerikan güreşine hiç ilginiz olmasa bile, Florence Pugh'un karizması ve ailenin içtenliği sizi hikâyeye bağlayacaktır.
Bu yapımı izlemek için en büyük sebep, "farklı olmanın" bir zayıflık değil, bir güç olduğunu göstermesidir. Paige, Florida'daki parlak ve kusursuz modeller arasında kendi soluk teni, siyah saçları ve "garip" tavırlarıyla yer edinmeye çalışırken, aslında en büyük silahının dürüstlüğü olduğunu anlıyor.
Aile Bağları: Başarı gelse de gelmese de ailenin her zaman arkanda olduğu gerçeği.
Kimlik Arayışı: Başkalarına benzemeye çalışmak yerine kendi özgünlüğünü kabul etmek.
Hayal Kırıklığı: Hayallerin her zaman planlandığı gibi gitmeyeceği ve bununla nasıl başa çıkılacağı.
Disiplin: Yeteneğin tek başına yeterli olmadığı, başarının arkasında ter ve gözyaşı olduğu.
Bu tarz spor ve aile odaklı yapımları sevdiyseniz, The Fighter (Dövüşçü) veya daha komedi odaklı olan Eddie the Eagle (Kartal Eddie) filmlerine göz atmalısınız. Ayrıca, Florence Pugh'un farklı türlerdeki başarısını takip ediyorsanız Black Widow da onun fiziksel performansını görebileceğiniz bir alternatif.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...