

Mary Jensen

Pat Healy

Ted Stroehmann

Tucker

Dom Woganowski

Magda

Sully

Sheila Jensen

Charlie Jensen

Warren Jensen
Ted, lise yıllarında okulun en popüler ve güzel kızı Mary’ye umutsuzca aşık olan, sakar ve özgüvensiz bir gençtir. Mezuniyet balosuna Mary ile gitme şansını yakaladığı o efsanevi gecede, talihsiz ve bir o kadar da acı verici bir "fermuar kazası" yaşamasıyla tüm hayalleri suya düşer. Aradan on üç yıl geçmesine rağmen Ted, Mary’yi aklından bir türlü çıkaramaz. Geçmişteki bu yarım kalmış hesabı kapatmak ve Mary’nin izini bulmak için özel dedektif Pat Healy’yi tutar.
Ancak hikaye burada karmaşık ve komik bir hal alır. Dedektif Pat, Mary’yi bulduğunda o da kıza aşık olur ve Ted’e yalan söyleyerek Mary’nin artık çekici biri olmadığını iddia eder. Çok geçmeden Mary’nin etrafındaki tek hayranın kendisi olmadığını anlayan Ted, Miami’ye doğru yola çıkar. Mary’nin etrafı, her biri birbirinden tuhaf yöntemlerle onun kalbini çalmaya çalışan yalanlarla dolu erkeklerle çevrilidir. Ah Mary Vah Mary, dürüstlüğün ve saf sevginin bu absürt rekabet içinde nasıl ayakta kalacağını sorgulayan, kahkaha dolu bir kovalamacadır.
Cameron Diaz, Mary rolünde sergilediği doğal ışıltısı ve sempatik tavırlarıyla filmin kalbi olmayı başarıyor. Mary karakterinin herkesi kendine aşık eden o büyülü enerjisini Diaz’dan başkasının bu kadar samimi yansıtması pek mümkün olamazdı. Ben Stiller ise Ted karakterinde, sakarlığın ve bahtsızlığın vücut bulmuş hali olarak komedi dünyasındaki rüştünü bu filmle ispatlıyor.
Filmin gizli kahramanlarından Matt Dillon, bıyıklı ve sahtekar dedektif Pat Healy rolünde alışılmışın dışında bir performans sergileyerek izleyiciyi her sahnesinde güldürüyor. Ayrıca Mary’nin takıntılı hayranları ve komşusu rollerindeki yardımcı oyuncular, hikayeye absürt bir derinlik katarak kadronun editoryal başarısını zirveye taşıyor. Oyuncuların her biri, Farrelly kardeşlerin o meşhur "sınırları zorlayan mizah" anlayışına mükemmel uyum sağlıyor.
Bobby ve Peter Farrelly kardeşlerin yönetmen koltuğunda oturduğu film, vizyona girdiği 1998 yılında komedi türünde adeta bir devrim yarattı. "Gross-out comedy" olarak adlandırılan, bazen rahatsız edici olabilen ama her zaman kahkahaya boğan bu tarzın en başarılı örneğidir. Filmin temposu hiç düşmezken, her sahnede izleyiciyi şaşırtacak yeni bir absürtlük devreye giriyor. Senaryonun başarısı, kaba mizahı duygusal bir romantizmle bu kadar organik bir şekilde birleştirebilmesinde yatıyor.
Gülmekten karnına ağrılar girmesini isteyen, politik doğruculuğu bir kenara bırakıp sadece eğlenmeyi amaçlayan her izleyici bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer "Aptallar Şehri" veya "Ben, Kendim ve Sevgilim" gibi Farrelly kardeşlerin diğer işlerini seviyorsanız, bu yabancı film sizin için bir başyapıt niteliğinde olacaktır. Klasik bir romantik komedi hikayesinin nasıl çılgınca bir yöne evrilebileceğini görmek isteyenler için de harika bir tercih.
Bu filmi benzerlerinden ayıran en büyük fark, hafızalara kazınan ikonik sahneleridir. Saç jölesi sahnesinden fermuar kazasına kadar sinema tarihinde yer edinmiş pek çok anı barındırır. Sadece bir komedi filmi olmanın ötesinde, 90’lar popüler kültürünün en renkli ve en dürüst yansımalarından biridir. Aşkın bazen ne kadar gülünç ve takıntılı bir hale gelebileceğini gösterirken, izleyiciyi karakterlerin hatalarıyla barıştıran bir yapıya sahiptir.
Yarım Kalmış Aşklar: İlk aşkın yıllar geçse de unutulmaması ve peşinden gidilmesi.
Dürüstlük ve Yalan: Birini elde etmek için söylenen yalanların eninde sonunda ayağa dolanması.
Şanssızlık ve Sakarlık: Hayatın getirdiği talihsizliklerin insan ilişkilerini nasıl etkilediği.
Güzelliğin Laneti: Mary’nin herkesi kendine aşık etmesinin yarattığı kaotik durum.
Bu filmin sunduğu o enerjik ve absürt mizahı sevdiyseniz, Ben Stiller’ın bir diğer efsanevi yapımı olan Zoolander veya yine Farrelly kardeşler imzalı Salak ile Avanak (Dumb and Dumber) filmlerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca romantizmle mizahın birleştiği daha modern bir komedi filmi arayanlar için The 40-Year-Old Virgin (40 Yıllık Bekar) benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Filmin senaryosu, stüdyolar tarafından başlangıçta çok riskli ve "iğrenç" bulunduğu için defalarca reddedilmiştir.
Cameron Diaz'ın o meşhur "saç jölesi" sahnesi çekilirken, oyuncu başlangıçta bu sahnenin kariyerini mahvedeceğinden korkmuş ancak sonunda ikna olmuştur.
Film, vizyona girdiği yıl dünya çapında 360 milyon dolardan fazla hasılat elde ederek beklenmedik bir gişe başarısına imza atmıştır.
Filmde kullanılan madde gerçek bir jöle olsa da sahnenin kurgusu tamamen absürt bir espri üzerine inşa edilmiştir ve sinema tarihinin en çok konuşulan komedi anlarından biridir.
Evet, film içerdiği bazı argo ifadeler ve kaba mizah unsurları nedeniyle genellikle +15 veya yetişkin gözetimi uyarısıyla gösterilmektedir.
Hayır, Mary karakteri Farrelly kardeşlerin herkesin hayalini süsleyen o "kusursuz ama ulaşılabilir kız" imajını hicvetmek için yarattıkları kurgusal bir karakterdir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...