
Romantik, Dram

Tony Last

Brenda Last

John Beaver

Jock Grant-Menzies

Mrs. Beaver

Mr. Todd

Marjorie

Dr. Messinger
John Andrew

Mrs. Rattery
1930'ların İngiltere'sinde geçen hikaye, muhafazakar ve geleneklerine bağlı aristokrat Tony Last (James Wilby) ile güzel eşi Brenda (Kristin Scott Thomas) etrafında döner. Tony, atalarından kalan görkemli ama bakımı zor olan Gotik malikanesi Hetton Abbey’e tutkuyla bağlıdır.
Ancak Brenda, bu kırsal hayatın tekdüzeliğinden sıkılmıştır. Londra’ya yaptığı ziyaretlerden birinde, sosyal statüsü düşük ama çekici bir genç olan John Beaver ile bir ilişki yaşamaya başlar. Bu sadakatsizlik, sadece evliliklerini değil, aynı zamanda Tony’nin tüm dünyasını ve değer yargılarını yerle bir edecek trajik bir zincirleme olayı başlatır. Hikaye, İngiliz sosyetesinin soğuk salonlarından, Guyana’nın balta girmemiş vahşi ormanlarına uzanan ironik ve hüzünlü bir sona doğru ilerler.
James Wilby (Tony Last): Saf, onurlu ama dünyadan bihaber İngiliz beyefendisi rolünde çok başarılı bir performans sergiliyor.
Kristin Scott Thomas (Brenda Last): Henüz kariyerinin başındayken canlandırdığı bu "soğuk ve bencil eş" rolüyle yeteneğini kanıtlamıştır.
Judi Dench (Bayan Beaver): John Beaver’ın fırsatçı ve hırslı annesi rolünde, kısa sürede harikalar yaratıyor.
Alec Guinness (Bay Todd): Filmin Brezilya/Guyana kısmında ortaya çıkan, sinema tarihinin en unutulmaz ve tekinsiz "misafirperver" karakterlerinden birini canlandırıyor.
Anjelica Huston (Bayan Rattery): Havalı ve uçarı arkadaş rolüyle kadroya renk katıyor.
Kostüm ve Dekor: Film, 1930'ların aristokratik ihtişamını o kadar iyi yansıtır ki, En İyi Kostüm Tasarımı dalında Oscar adaylığı kazanmıştır.
Ton Farklılığı: İlk yarısı tipik bir İngiliz "aldatılma" dramı gibi ilerlerken, ikinci yarısı karanlık, sürreal ve neredeyse klostrofobik bir macera-drama dönüşür.
Hiciv: Evelyn Waugh’un kaleminden gelen o meşhur İngiliz alaycılığı, üst sınıfların duygusuzluğunu ve nezaket maskesi altındaki gaddarlığını ustalıkla eleştirir.
Downton Abbey tarzı İngiliz dönemi yapımlarını seven ancak bu türün daha karanlık, acımasız ve ironik yönlerini merak edenler için bu yabancı film bir klasiktir. PG (Ebeveyn Denetimi) sınırı, filmin fiziksel şiddetten ziyade duygusal ağırlığa ve sosyal yozlaşmaya odaklandığını gösterir.
Filmin finali, sinema tarihinin en garip ve hüzünlü kaderlerinden birini sunar. Tony Last'ın "okuma" üzerine kurulu yeni yaşamı, bir insanın hayallerinin nasıl bir hapishaneye dönüşebileceğinin en çarpıcı örneğidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...