

James Cole

Dr. Kathryn Railly

Jeffrey Goines

Dr. Goines

Dr. Peters

Jose

Lt. Halperin

Detective Franki

Teddy

Bee
12 Maymun, 2035 yılında, dünya nüfusunun büyük bir kısmının yok olduğu ve hayatta kalanların yer altında yaşamak zorunda kaldığı distopik bir gelecekte başlar. İnsanlığı bu noktaya getiren, 1996 yılında yayılan ve kaynağı gizemli bir virüstür. James Cole, bu felaketin nedenini araştırmak ve virüsün saf halini bulup gelecekteki bilim insanlarına ulaştırmak amacıyla, gönüllü olarak geçmişe gönderilen bir mahkûmdur. Ancak zaman yolculuğu teknolojisindeki hatalar, Cole’un hedeflenen tarihten birkaç yıl öncesine gitmesine neden olur.
Kendini bir akıl hastanesinde bulan Cole, burada Dr. Kathryn Railly ve fanatik fikirleriyle dikkat çeken Jeffrey Goines ile tanışır. Cole, hem geleceği kurtarmak hem de zihnindeki parçalanmış hatıraları birleştirmek zorundadır. Zamanın döngüsel yapısı içinde, peşinde olduğu "12 Maymun Ordusu"nun izini sürerken, aslında her adımının onu kaçınılmaz bir sona doğru yaklaştırdığını fark eder. Film, kaderin değiştirilip değiştirilemeyeceği sorusunu izleyiciye sorduran, karanlık ve labirent gibi bir anlatıya sahiptir.
Bruce Willis, James Cole rolünde kariyerinin en savunmasız ve etkileyici performanslarından birini sergiliyor. Alışılmış aksiyon kahramanı imajından sıyrılarak, aklı karışmış, yorgun ve kaderine boyun eğmiş bir adamın çaresizliğini başarıyla yansıtıyor. Brad Pitt ise Jeffrey Goines karakteriyle adeta bir oyunculuk dersi veriyor; hiperaktif tavırları, kontrolsüz enerjisi ve tekinsiz bakışlarıyla sinema tarihinin en ikonik yan karakterlerinden birini yaratarak ilk Oscar adaylığını bu filmle kazanmıştır.
Madeleine Stowe, rasyonel bir psikiyatristten olayların merkezindeki bir suç ortağına dönüşen Dr. Kathryn Railly rolünde, filmin duygusal dengesini sağlıyor. Stowe ve Willis arasındaki kimya, filmin bilim kurgu unsurlarının ötesinde güçlü bir dramatik derinlik kazanmasına yardımcı oluyor.
Yönetmen Terry Gilliam, kendine has kaotik ve görsel olarak zengin tarzını bu filmde zirveye taşıyor. Chris Marker’ın "La Jetée" adlı kısa filminden esinlenen yapım, zaman yolculuğu temasını sadece bir araç olarak kullanıp, hafıza ve gerçeklik algısı üzerine derin bir sorgulama yapıyor. Filmin kurgusu, izleyiciyi Cole’un zihni gibi sürekli bir belirsizlikte tutarken, karanlık ve kirli atmosferi distopya hissini iliklerinize kadar hissettiriyor. Bu yönüyle 12 Maymun, sadece bir janr filmi değil, sinematografisi ve felsefesiyle bir başyapıttır.
Zaman yolculuğu paradokslarını seven, sonu üzerine uzun süre düşünmekten keyif alan ve sürprizli finalleri tercih eden izleyiciler için bu film bir zorunluluktur. Eğer karmaşık bir kurgu yapısına sahip, atmosferik ve entelektüel derinliği olan bilim kurgu yapımlarından hoşlanıyorsanız, 12 Maymun beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacaktır. Aynı zamanda temposu hiç düşmeyen, psikolojik derinliği olan gerilim filmlerini sevenler de bu karanlık masaldan etkilenecektir.
Bu film, zaman yolculuğu temasını "geçmişi değiştirip kahraman olma" klişesinden çıkarıp, kaderin kaçınılmazlığı ve insanın doğa karşısındaki çaresizliği üzerinden işlediği için izlenmelidir. Brad Pitt’in kariyerini değiştiren performansını görmek ve Terry Gilliam’ın yarattığı o tekinsiz atmosferin içinde kaybolmak eşsiz bir deneyim sunuyor. Ayrıca, bir virüs salgını üzerinden kurduğu toplumsal eleştiriler ve "delilik" kavramına bakış açısı, filmi günümüzde bile hala güncel ve sarsıcı kılıyor.
Kader ve Döngüsellik: İnsanın kendi geleceğini değiştirip değiştiremeyeceği ve zamanın değiştirilemez akışı en temel izlektir.
Akıl Sağlığı ve Gerçeklik: James Cole üzerinden, gördüklerimizin ne kadarının gerçek, ne kadarının bir zihin yanılsaması olduğu sorgulanır.
Ekolojik Felaket ve Kıyamet: İnsanlığın kendi eliyle yarattığı teknolojik ve biyolojik yıkımın sonuçları işlenir.
Hafıza ve Travma: Çocuklukta iz bırakan bir görüntünün, tüm bir hayatı nasıl şekillendirdiği üzerinde durulur.
Eğer bu filmin zaman yolculuğu ve kader temalarını sevdiyseniz, Christopher Nolan imzalı Yıldızlararası (Interstellar) veya daha düşük bütçeli ama zihin yakan bir yapım olan Kapsül (Primer) ilginizi çekebilir. Gerçeklik algısının sorgulandığı bilim kurgu klasikleri arasında yer alan Inception da benzer bir beyin jimnastiği vaat eder. Ayrıca, bir başka etkileyici gerilim örneği olarak, zaman döngüsünü farklı bir perspektiften ele alan Looper filmi de listeye eklenebilir.
Brad Pitt, akıl hastanesindeki hızlı ve düzensiz konuşma stilini geliştirmek için çekimler başlamadan önce bir konuşma koçuyla çalışmış ve sigarayı bırakarak huzursuz bir ruh haline bürünmüştür.
Terry Gilliam, Bruce Willis'in aksiyon filmlerindeki meşhur "mavi çelik" bakışını ve klişe mimiklerini bu filmde kullanmasını yasaklamıştır.
Filmin çekimleri sırasında bütçe kısıtlı olduğu için birçok set tasarımı, eski fabrikalar ve terkedilmiş binalar kullanılarak oluşturulmuştur.
Başlangıçta James Cole rolü için Jeff Bridges düşünülmüş, ancak yapımcılar Bruce Willis isminde karar kılmıştır.
12 Maymun Ordusu filmde bir grup radikal hayvan hakları aktivisti olarak sunulur, ancak onların virüsle olan gerçek bağlantısı filmin en büyük gizemlerinden biridir.
Hayır, film 1962 yapımı "La Jetée" adlı Fransız kısa filminden esinlenilerek senaryolaştırılmıştır.
Filmin sonu, zamanın döngüsel bir yapıya sahip olduğunu ve yaşanan olayların trajik bir şekilde kendi kendini gerçekleştiren bir kehanet olduğunu vurgular.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...